Gözaltı ışık dolgusu isminden de anlaşıldığı gibi cildin altına bir dolgu maddesinin yerleştirilmesidir. Gözaltına dolgu uyguladığımız zaman alt göz kapağının kemik yapıya geçtiği yerde yani gözyaşı oluğu dediğimiz yerde bir geçiş hattı vardır. Burası oldukça derin olur bu durumda gözaltı ışık dolgusunun yapılması uygun olur böylece de oradaki gölgelenmeyi önler ve göze bir ışıltı katar. Ancak gözaltı ışık dolgusu dediğimizde alt göz kapağındaki rengin açılacağı düşünülmemelidir. Yalnızca gölgelenmeyi oluşturan çukurlaşmayı ortadan kaldırır.
Gözaltı mezoterapisi ise cildin altına ciltteki pigmentasyonu yani koyuluğu oluşturan maddeleri ortadan kaldıracak ilaçların verilmesidir. Bunlar tekrarlayan süreçlerle yapıldığı zaman oldukça yararlı olur. Sonucu 1-2 seans içinde beklememek gerekir. Uzun süreli tedavilere ve seanslara hastanın kendini hazırlaması gerekir.
| Göz altı ışık dolgusu nedir? | Göz altındaki çöküklüğü doldurmak, hacim kaybını gidermek ve daha dinlenmiş bir görünüm sağlamak amacıyla genellikle hyalüronik asit bazlı dolgu maddelerinin uygulanmasıdır. |
| Göz altı mezoterapisi nedir? | Göz altı cildine vitaminler, aminoasitler, mineraller, peptitler, antioksidanlar ve hyalüronik asit gibi içeriklerin mikro enjeksiyonlarla verilmesini amaçlayan bir cilt yenileme uygulamasıdır. |
| Temel etki mekanizması | Işık dolgusu hacim kazandırarak çöküklüğü kamufle eder. Mezoterapi ise cilt kalitesini, nemini ve canlılığını artırmayı hedefler. |
| En uygun olduğu durumlar | Belirgin göz altı çöküklüğü, hacim kaybı ve buna bağlı gölge görünümü olan kişilerde daha etkilidir. Mezoterapi ise ince kırışıklıklar, kuruluk, mat görünüm ve hafif renk değişikliklerinde tercih edilir. |
| Mor halkalara etkisi | Çöküklüğe bağlı oluşan koyu gölgeleri azaltabilir. Pigment kaynaklı koyu halkalarda etkisi sınırlıdır. Mezoterapi bazı kişilerde cilt kalitesini artırarak görünümü iyileştirebilir ancak pigmentasyon üzerinde etkisi genellikle sınırlıdır. |
| Torbalanmaya etkisi | Göz altı torbalarını tedavi etmez. Belirgin torbalanması olan kişilerde uygun hasta seçimi yapılmazsa görünümü daha belirgin hale getirebilir. Mezoterapi de belirgin torbalanmayı ortadan kaldırmaz. |
| Uygulama şekli | Göz altına belirli noktalara dolgu maddesi enjekte edilir. |
| Seans sayısı | Genellikle tek seansta uygulanır. Gerekirse kontrol seansında küçük düzeltmeler yapılabilir. |
| Etkinin başlangıcı | Sonuçlar büyük ölçüde uygulamadan hemen sonra görülür, ödem azaldıkça daha doğal hale gelir. |
| Etki süresi | Kullanılan dolgu maddesine ve kişisel faktörlere bağlı olarak çoğunlukla 9–18 ay arasında devam edebilir. |
| Avantajları | Çöküklüğü hızlı şekilde düzeltir, daha dinlenmiş ve aydınlık bir görünüm sağlayabilir. |
| Dezavantajları | Yanlış hasta seçimi veya hatalı uygulamada düzensizlik, şişlik ya da Tyndall etkisi (mavimsi görünüm) görülebilir. |
| Kimler için daha uygundur? | Göz altı çöküklüğü belirgin olan, hacim kaybına bağlı yorgun görünümü bulunan kişiler için daha uygundur. |
| Birlikte uygulanabilir mi? | Evet. Uygun hastalarda önce hacim kaybı dolgu ile düzeltildikten sonra cilt kalitesini desteklemek amacıyla mezoterapi uygulanabilir. |
| Olası yan etkiler | Geçici şişlik, morarma, hassasiyet, kızarıklık görülebilir. Nadir de olsa damar tıkanıklığı gibi ciddi komplikasyonlar gelişebileceğinden uygulamanın deneyimli hekim tarafından yapılması önemlidir. |
| Hangisi daha etkili? | Belirgin çöküklük ve hacim kaybında ışık dolgusu genellikle daha etkilidir. Cilt kalitesini artırma ve nemlendirme amacıyla ise mezoterapi daha uygun bir seçenektir. Bu iki uygulama birbirinin alternatifi olmaktan çok farklı sorunlara yönelik tedavilerdir. |
Sıkça Sorulan Sorular
Gözaltı ışık dolgusu hacim kaybını gidermek ve çöküklüğü doldurmak için uygulanırken, mezoterapi cilt kalitesini artırmayı hedefler. Işık dolgusu yapısal destek sağlarken mezoterapi daha çok nem, canlılık ve parlaklık kazandırır.
Morlukların nedeni tedavi seçiminde belirleyicidir. Çöküklüğe bağlı gölgelenmelerde ışık dolgusu daha etkili olabilirken, dolaşım bozukluğu ve cilt kalitesi kaynaklı koyuluklarda mezoterapi daha başarılı sonuçlar sağlayabilir.
Işık dolgusunun etkileri genellikle 12 ila 18 ay sürebilir. Mezoterapi ise belirli aralıklarla tekrarlanması gereken bir uygulamadır ve elde edilen sonuçların korunması için düzenli seanslar önerilmektedir.
Belirgin gözaltı çöküklüğü bulunan kişilerde ışık dolgusu genellikle daha etkili sonuç verir. Mezoterapi tek başına hacim kazandırmaz ancak cilt kalitesini destekleyerek ışık dolgusu sonrası görünümü iyileştirebilir.
Bu iki yöntem birçok hastada kombine olarak uygulanabilmektedir. Işık dolgusu hacim eksikliğini giderirken mezoterapi cildin nemini ve elastikiyetini artırarak daha doğal ve genç bir görünüm elde edilmesine katkı sağlar.
Işık dolgusu uygulamasında sonuçlar genellikle işlem sonrasında kısa sürede fark edilir. Mezoterapide ise cilt yenilenmesi zamana bağlı gerçekleştiğinden belirgin sonuçların ortaya çıkması için birkaç seans gerekebilir.
Her iki işlem sonrası hafif şişlik, kızarıklık veya morarma görülebilir. Işık dolgusunda dolgu maddesine bağlı komplikasyon riski bulunurken mezoterapide bu risk daha düşük olup genellikle geçici reaksiyonlar izlenir.
Yaşla birlikte oluşan hacim kaybı belirginse ışık dolgusu daha avantajlı olabilir. Cilt kuruluğu, ince kırışıklıklar ve elastikiyet kaybı ön plandaysa mezoterapi uygulanabilir veya her iki yöntem birlikte planlanabilir.
Çoğu kişi günlük yaşamına aynı gün dönebilir. Hafif ödem veya morluklar birkaç gün içinde azalırken, mezoterapi sonrası cilt kalitesindeki değişimler zamanla ortaya çıkar ve düzenli seanslarla desteklenebilir.
Tedavi planı yapılırken gözaltı çöküklüğü, morlukların nedeni, cilt kalitesi, yaş, beklentiler ve önceki işlemler değerlendirilir. Uzman muayenesi sonrasında kişiye en uygun yöntem veya kombinasyon belirlenir.

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.
2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.
2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
2006-2008 yılları arasında ABD’de Ohio, Cleveland’taki Cleveland Clinic’te Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk, dünyanın ise ikinci yüz naklini yapan Dr.Siemionow ile birlikte kompozit doku nakilleri üzerinde çalışmalarda bulundu.
2012 yılında Türkiye’nin ikinci, dünyanın ise tam yüz nakilleri içerisinde üçüncü, toplamda ise 22. yüz naklini başardı. Bu yüz nakli ile eş zamanlı olarak, dünyanın ilk dört uzuv nakli başkanlığını yaptığı geniş bir ekip tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
31 ve 32. Ulusal Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kongrelerinde deneysel ve klinik uzman yarışmalarında ikincilik ödülleri kazandı. 2023 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde El Cerrahisi doktorasını tamamladı.
American Society of ReconstructiveMicrosurgery, PlasticSurgeryResearchCouncil, Türk Plastik, Rekonstrük ve Estetik Cerrahi Derneği, Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği ve Türk El ve Üst Ekstremite Cerrahi Derneği üyesidir.
