Parmak eklem sertlikleri, eklem hareket açıklığının kısıtlanmasıyla karakterize, sıklıkla travma, inflamasyon veya dejeneratif hastalıklar sonrası gelişen bir durumdur. El fonksiyonlarını olumsuz etkiler ve günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayabilir. Erken müdahale ile kalıcı kısıtlılık önlenebilir.
Travma sonrası gelişen eklem sertlikleri, en sık tendon veya eklem çevresi yapılarındaki fibrozis nedeniyle oluşur. Parmak kırıkları, çıkıklar veya cerrahi müdahaleler sonrasında gelişen immobilizasyon süresi bu riski artırır. Uygun rehabilitasyon süreci kritik önemdedir.
Romatoid artrit ve osteoartrit gibi inflamatuvar hastalıklar, parmak eklemlerinde kronik sertliğe neden olabilir. Bu durum, sabah tutukluğu ve ilerleyici hareket kaybı ile seyreder. Erken tanı, uygun medikal tedavi ve egzersiz programlarıyla kontrol altına alınabilir.
Tedavi, altta yatan nedene göre değişkenlik gösterir. Fizik tedavi, eklem mobilizasyon teknikleri, splint kullanımı ve gerekirse cerrahi gevşetme yöntemleri uygulanabilir. Amaç, eklem hareket açıklığını artırmak ve elin işlevselliğini yeniden kazandırmaktır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Parmak eklem sertliği, bir veya daha fazla parmak ekleminde hareket açıklığının azalması, tamamen ya da kısmen kaybı ile karakterize bir durumdur. Aktif ve/veya pasif hareketlerde kısıtlanma olabilir. |
| Etkilenen Eklemler | Distal interfalangeal (DİF), proksimal interfalangeal (PİF) ve metakarpofalangeal (MKF) eklemler en sık etkilenen bölgeler arasındadır. |
| Nedenleri (Travmatik) | Kırıklar, çıkıklar, tendon veya bağ yaralanmaları sonrası yetersiz rehabilitasyon veya uygun olmayan immobilizasyon süreci. |
| Nedenleri (Cerrahi sonrası) | El cerrahisi sonrası yeterli fizik tedavi uygulanmaması, yara iyileşmesi sırasında oluşan skar dokusu ve eklem kontraktürleri. |
| Nedenleri (Romatolojik ve Dejeneratif) | Romatoid artrit, osteoartrit, psöriatik artrit gibi inflamatuar hastalıklar sonucu gelişen kıkırdak ve eklem kapsülü hasarı. |
| Nedenleri (Nörolojik ve Diğer) | Yanıklar, sinir felçleri, Dupuytren kontraktürü, sinovyal hipertrofi, enfeksiyonlar (septik artrit sonrası). |
| Belirtiler | Parmakların tam açılamaması veya bükülememesi, hareket sırasında ağrı, sabah tutukluğu, kas güçsüzlüğü, el fonksiyonlarında azalma. |
| Tanı Yöntemleri | Klinik muayene ile eklem hareket açıklığı değerlendirilir. Gerekirse radyografi, MRG veya ultrason ile eklem ve yumuşak doku yapıları incelenir. |
| Tedavi (Konservatif) | El ve parmak egzersizleri, sıcak uygulama, pasif-germe teknikleri, parafin banyosu, manuel terapi, ortez kullanımı. |
| Tedavi (Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon) | Günlük egzersiz programı, ergoterapi, hareket açıklığı artırıcı cihazlar, kas güçlendirme ve mobilizasyon teknikleri. |
| Tedavi (Cerrahi) | Kapsülektomi, tenoliz (yapışıklıkların serbestlenmesi), artroliz (eklem içi gevşetme), kontraktür düzeltici girişimler. |
| Komplikasyonlar | Kalıcı hareket kısıtlılığı, skar dokusu, fonksiyonel el kaybı, sinir ve tendon hasarı riskleri (özellikle cerrahi sonrası). |
| Önleme | Cerrahi veya travma sonrası erken hareket başlatılması, düzenli fizik tedavi, uygun ortez kullanımı ve egzersiz eğitimi önemlidir. |
| Uzun Dönem Takip | Fonksiyonel değerlendirme, egzersiz uyumunun izlenmesi, tekrarlayan kontraktürlerin önlenmesi için düzenli takip gerekir. |
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı
Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.
2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.
2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
Devamını GörüntüleParmak Eklem Sertlikleri Nedir?
Parmak eklem sertlikleri, travma, cerrahi, enfeksiyon veya uzun süreli hareketsizlik sonrası eklem hareket açıklığının azalması durumudur. Eklem kapsülünde kalınlaşma, bağ dokusunda kısalma ve yapışıklıklar gelişebilir. Hastalarda hareket kısıtlılığı, ağrı ve fonksiyon kaybı görülür. Tedavi; fizik tedavi, atel uygulamaları ve ileri vakalarda cerrahi gevşetme işlemlerini içerebilir. Erken rehabilitasyon, kalıcı sertlik gelişimini önlemede önemli rol oynar.
Parmak Eklem Sertliği Neden Oluşur ve Anatomik Yapı Nasıldır?
Parmaklarımızın o kıvrak hareket yeteneği, aslında biyomekanik bir mühendislik harikasıdır. Her bir parmağımızda, hareketin akıcı olmasını sağlayan menteşe benzeri eklemler bulunur. Ancak bu menteşeler, evlerimizdeki kapılardan çok daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Eklemin stabilitesini sağlayan, aşırı geriye bükülmeyi önleyen ve yanlardan destek veren çok özel yumuşak doku yapıları vardır:
Bu yapıların en önemlileri şunlardır:
- Volar plaka
- Kollateral bağlar
- Eklem kapsülü
- Fleksör tendon kılıfları
- Ekstansör mekanizma
Normal şartlarda parmağınızı büküp açtığınızda, eklemi saran kapsül bir akordeon körüğü gibi rahatça açılıp kapanır. Yan bağlar ise hareket sırasında gerilip gevşeyerek eklemin sağa sola kaymasını engeller. Ancak sertlik dediğimiz süreç başladığında, bu esnek dokular adeta kurumuş bir deri gibi sertleşir, kısalır ve kalınlaşır.
Özellikle parmağın orta eklemi olan proksimal interfalangeal (PİF) eklem, bu konuda en hassas bölgedir. Anatomik olarak uzun bir kaldıraç koluna sahip olması ve çevresindeki yumuşak doku desteğinin nispeten ince olması, onu travmalara karşı savunmasız bırakır. Küçük bir ezilme veya burkulma bile, vücudun o bölgede aşırı bir iyileşme dokusu (skar) üretmesine neden olabilir. Bu iyileşme dokusu, maalesef biyolojik bir yapıştırıcı gibi davranarak hareket etmesi gereken tüm yapıları birbirine yapıştırır. Sonuç olarak hasta parmağını ne tam bükebilir ne de tam açabilir hale gelir.
Kırık Sonrası Parmak Eklem Sertliği Gelişimi Nasıl Önlenir?
Travma sonrası gelişen sertlikler, poliklinik pratiğimizde en sık karşılaştığımız senaryodur. Bir parmak kırıldığında, vücudumuz hemen bir “acil durum” modu başlatır. Hasarlı bölgeye onarım hücreleri hücum eder ve kırık hattını birleştirmek için kollajen üretimi başlar. Buraya kadar her şey normaldir. Sorun, bu onarım sürecinin kontrolsüz bir şekilde çevre dokulara yayılmasıyla başlar.
Eğer kırık sonrası parmak çok uzun süre alçıda veya atelde hareketsiz kalırsa, üretilen bu kollajen sadece kemiği değil; tendonları, bağları ve kapsülü de birbirine yapıştırır. “Ödem”, yani şişlik, bu sürecin en büyük yakıtıdır. Ödemli bir doku, sertleşmeye en büyük adaydır. Bu nedenle hastalarıma her zaman şunu söylerim: “Kırık iyileşene kadar hiç hareket etmemek, parmağın ölüm fermanıdır.”
Kırığın stabilitesi cerrahi vidalarla veya tellerle sağlandığı andan itibaren, kontrollü harekete başlamak hayati önem taşır. Bazen de travma sonrası, doku hasarının şiddetiyle orantısız bir ağrı tablosu gelişebilir. Buna “Sudeck Atrofisi” veya “Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu” diyoruz.
Bu sendromun belirtileri şunlardır:
- Şiddetli yanıcı ağrı
- Aşırı ödem
- Cilt renginde morarma
- Ciltte parlaklaşma
- Aşırı terleme
- Tırnak yapısında bozulma
- Eklem sertliği
Bu tablo geliştiğinde, hasta ağrıdan dolayı parmağına dokunulmasına bile izin vermez. Hareketsizlik arttıkça ödem artar, ödem arttıkça sertlik artar ve tam bir kısır döngüye girilir. Bu yüzden kırık sonrası rehabilitasyon, sadece “kemik kaynasın” beklentisiyle değil “eklem donmasın” bilinciyle yönetilmelidir.
Dupuytren Kontraktürü Nedir ve Parmak Eklem Sertliği Yapar mı?
Travmatik nedenlerin dışında, parmak sertliğinin en ilginç ve genetik geçişli nedenlerinden biri Dupuytren hastalığıdır. Bu durum avuç içindeki “palmar fasya” dediğimiz, cildin hemen altındaki sağlam bağ dokusunun patolojik olarak kalınlaşması ve kısalmasıdır. Genellikle sinsi ve yavaş ilerleyen bir süreçtir. Kuzey Avrupa kökenli toplumlarda çok sık görüldüğü için “Viking Hastalığı” olarak da bilinir.
Hastalık genellikle 40-50 yaşlarından sonra kendini belli etmeye başlar. İlk başlarda hasta avuç içinde küçük sertlikler hisseder ama ağrı olmadığı için pek önemsemez. Zamanla bu sertlikler, parmaklara doğru uzanan kalın kordonlara dönüşür. Bu kordonlar, tıpkı bir kukla ipi gibi parmakları (özellikle yüzük ve serçe parmağını) avuç içine doğru çeker. Sonuçta hasta parmaklarını istese de düzeltemez hale gelir.
Bu hastalığı tetikleyen veya hızlandıran risk faktörleri şunlardır:
- Genetik yatkınlık
- İleri yaş
- Erkek cinsiyet
- Diyabet hastalığı
- Sigara kullanımı
- Alkol tüketimi
- Epilepsi ilaçları
Tanı koymak için karmaşık görüntüleme yöntemlerine (MR, Tomografi) genellikle ihtiyaç duymayız. Basit bir “masa üstü testi” bizim için yeterlidir. Hastadan elini düz bir masanın üzerine koymasını isteriz. Eğer avuç içi masaya tam temas etmiyor ve parmaklar havada bir çadır gibi duruyorsa, cerrahi müdahale zamanının geldiğini veya yaklaştığını anlarız. Buradaki sertlik eklemin kendisinden değil üzerini örten fasya dokusunun büzüşmesinden kaynaklanır; ancak tedavi edilmezse eklem kapsülü de zamanla bu pozisyona uyum sağlayarak kalıcı olarak kısalır.
Dupuytren Hastalığında Cerrahi Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Dupuytren kontraktüründe tedavi yaklaşımı tamamen hastanın durumuna özeldir. Her hastaya aynı ameliyatı yapmayız. Tedavi planını belirlerken hastalığın evresi, hastanın yaşı, mesleği ve genel sağlık durumu belirleyicidir.
Kullandığımız başlıca yöntemler şunlardır:
- İğne aponevrotomisi
- Kollajenaz enjeksiyonu
- Kısmi fasyektomi
- Dermofasyektomi
Erken evrelerde veya genel anestezi alması riskli olan yaşlı hastalarda “İğne Aponevrotomisi” tercih edilebilir. Bu yöntemde neşter kullanılmaz, dikiş atılmaz. Lokal anestezi altında, cildin üzerinden batırılan bir iğne ucuyla içerideki gergin bantlar “tık tık” kesilir ve parmak düzleştirilir. İyileşme çok hızlıdır ancak hastalığın nüks etme (tekrarlama) ihtimali yüksektir çünkü hastalıklı doku çıkarılmaz, sadece gevşetilir.
Bir diğer seçenek, kimyasal bir enzim olan kollajenaz enjeksiyonudur. Sertleşmiş bandın içine bu madde enjekte edilir ve 24 saat sonra hasta kontrole çağrılır. Hekim parmağı gerdiğinde, enzimle zayıflamış olan bant kopar ve parmak açılır. Bu da ameliyatsız bir çözümdür ancak maliyetli olabilir ve her hasta için uygun değildir.
En kalıcı ve altın standart tedavi ise “Kısmi Fasyektomi” ameliyatıdır. Bu cerrahide, avuç içinden yapılan kesilerle hastalıklı fasya dokusu tamamen çıkarılır. Burada plastik cerrahinin inceliği devreye girer. Cilde asla düz bir çizgi halinde kesi yapmayız. Düz kesiler iyileşirken büzüşür ve parmağı tekrar büker. Bunun yerine “zig-zag” (Z-plasti) kesiler yaparak hem cildi uzatırız hem de büzüşmeyi önleriz. Çok inatçı ve nüks etmiş vakalarda ise cildi de alıp yerine deri yaması (greft) koyduğumuz “Dermofasyektomi” yöntemine başvururuz.
Tendon Yapışıklığı Nedir ve Parmak Eklem Sertliği İlişkisi Nasıldır?
Parmaklarımızı hareket ettiren tendonlar (kirişler), bir bisikletin fren telleri gibi çalışır. Bu teller, kemiklerin üzerinden geçerken “pulley” dediğimiz tünellerin ve kılıfların içinden kayar. Bu kayma hareketi o kadar pürüzsüz ve sürtünmesizdir ki parmaklarımız en ufak bir takılma olmadan hareket eder. Ancak bir tendon kesisi onarıldığında veya tendon kılıfı iltihaplandığında bu kayganlık bozulur.
Tendon onarımı sonrası gelişen yapışıklıklar, eklem sertliğinin en sık görülen nedenlerinden biridir. Kas kasılır, tendonu çeker ama tendon yapışık olduğu için hareket parmağın ucuna iletilemez. Parmak kaskatı kalır. Bu durumda eğer iyi bir fizik tedaviye rağmen 3. ayın sonunda hareket açıklığında bir ilerleme yoksa “Tenoliz” ameliyatı planlarız.
Tenoliz cerrahisinde amaç şudur: Tendonun üzerindeki ve çevresindeki tüm yapışıklıkları, nedbe dokularını mikroskop veya büyüteçli gözlükler altında temizlemek. Bu adeta arkeolojik bir kazı gibi hassasiyet gerektirir. Tendonu temizlerken onun beslenmesini sağlayan kılcal damarlara zarar vermemek gerekir.
Tendonlarla ilgili bir diğer sıkıntı da “Tetik Parmak” durumudur. Burada tendonun kendisi veya geçtiği tünelin girişi (A1 makarası) kalınlaşır.
Tetik parmak belirtileri şunlardır:
- Parmak tabanında ağrı
- Hareket sırasında takılma hissi
- Tık sesi duyulması
- Parmağın kilitli kalması
- Sabahları tutukluk
Tetik parmak, parmağın hareketini kısıtladığı için dolaylı yoldan eklem sertliğine yol açabilir. Tedavisi nispeten basittir; lokal anestezi altında o daralan tünelin çatısı kesilerek tendon rahatlatılır.
Eklem Kapsülü Sertleşmesi Durumunda Cerrahi Çözüm Var mıdır?
Bazen sorun tendonlarda veya cildi tutan fasyada değildir; sorun bizzat eklemin “menteşe” kısmındadır. Eklemi saran kapsülün büzüşmesi veya bağların sertleşmesi parmağı kilitler. Bu durumlarda uyguladığımız cerrahi işleme “Artroliz” (eklem serbestleştirme) veya “Kapsülotomi” diyoruz.
Örneğin parmak bükülü kalmışsa ve zorlasanız da açılmıyorsa, genellikle eklemin ön yüzündeki (avuç içi tarafındaki) volar plaka yapışmış demektir. Bu durumda volar yaklaşımla girip, tendonları kenara çekip, o yapışmış plakayı serbestleştiririz. Tam tersi, parmak düz duruyor ve yumruk yapılamıyorsa, eklemin arka (sırt) tarafındaki kapsül ve yan bağlar kısalmış olabilir. Bu durumda dorsal kapsülotomi yaparak ekleme esneklik kazandırırız.
Kırıklı çıkıklar sonrası eklem yüzeyinin bozulduğu durumlar ise en zorlu vakalardır. Eklem kıkırdağı hasar görmüşse, yüzey pürüzlüdür ve hareket ağrılıdır.
Bu tür ileri vakalarda uygulanan yöntemler şunlardır:
- İnternal fiksasyon
- Artroplasti
- Artrodez
- İnterpozisyon artroplastisi
Eğer eklem kurtarılamayacak kadar kötüyse, bazen ağrısız ve sabit bir parmak (artrodez/dondurma işlemi), ağrılı ve hareket etmeyen bir parmağa tercih edilebilir. Ancak plastik cerrahlar olarak önceliğimiz her zaman hareketi korumaktır.
İletişime Geçin!
Doku Kayıplarında Parmak Eklem Sertliği İçin Mikrocerrahi Yöntemler Nelerdir?
Ağır iş kazaları, ezilmeler veya yanıklar sonucunda parmakta sadece sertlik değil aynı zamanda ciddi deri ve yumuşak doku kayıpları da oluşabilir. Böyle bir durumda eklemi veya tendonu serbestleştirsek bile, üzerini kapatacak sağlıklı bir deri yoksa sonuç başarısız olur. Eğer açıkta kalan tendonun veya eklemin üzerini basit bir deri yamasıyla (greft) kapatmaya çalışırsak, bu yama iyileşirken büzüşecek ve sertlik tekrarlayacaktır.
İşte bu noktada “Flep Cerrahisi” devreye girer. Flep, kendi kan dolaşımı olan canlı doku transferi demektir. Sertlik olan bölgeye, esnekliğini kaybetmemiş, damarlı ve sağlıklı bir doku taşımak zorundayız.
Sık kullanılan flep yöntemleri şunlardır:
- Lateral parmak flebi
- Çapraz parmak flebi
- Dorsal metakarpal arter flebi
- Kasık flebi
- Serbest doku nakilleri
Özellikle “Çapraz Parmak Flebi” (Cross-finger flap) sıkça kullanılır. Hasarlı parmağın yanındaki sağlam parmağın sırtından bir doku kaldırılarak hasarlı bölgeye dikilir. Parmaklar 3 hafta boyunca birbirine yapışık kalır, doku yeni yerine alışıp damarlandığında parmaklar birbirinden ayrılır.
Çok daha ileri düzeyde, parmağın tamamen koptuğu veya fonksiyonunu yitirdiği durumlarda “Ayaktan Ele Parmak Nakli” yapabiliyoruz. Bu mikrocerrahinin zirve noktalarından biridir. Ayak parmağı; kemiği, eklemi, tendonu, siniri ve damarıyla birlikte bir bütün olarak alınıp ele nakledilir. Bu sayede hasta, protez bir parmak yerine, hisseden, hareket eden ve tırnağı uzayan canlı bir parmağa kavuşur.
Cerrahi Sonrası Parmak Eklem Sertliği Tekrar Eder mi?
Bu hem hastaların hem de biz cerrahların en büyük korkusudur. Ne yazık ki vücudun iyileşme mekanizması her zaman “yapıştırma” üzerine kuruludur. Biz ameliyatta ne kadar mükemmel bir temizlik yaparsak yapalım, vücut o bölgeyi tekrar iyileştirmek için fibrin ve kollajen üretecektir. Bu da “yeniden yapışıklık” (re-adezyon) riskini doğurur.
Ancak günümüzde teknolojinin yardımıyla bu riski azaltabiliyoruz. Artık ameliyat sahasını kapatmadan önce, tendonların ve eklemin çevresine özel biyomateryaller uyguluyoruz.
Bu materyallerin özellikleri şunlardır:
- Jel veya film formundadır
- Fiziksel bariyer oluşturur
- Kayganlığı artırır
- Vücut tarafından emilir
- Yapışıklığı önler
Hyalüronik asit bazlı bu jeller, dokuların iyileşme sürecinde (ilk 2-3 hafta) birbirine değmesini ve yapışmasını engelleyen geçici bir kalkan görevi görür. Bu süre zarfında hasta fizik tedaviye başlarsa, yapışıklık riski minimuma iner.
Parmak Eklem Sertliği Tedavisinde Fizik Tedavi Süreci Nasıldır?
Açık ve net söylemek gerekirse; cerrahi bu işin sadece yarısıdır. Kalan %50’si, hastanın azmine ve disiplinli bir fizik tedavi sürecine bağlıdır. Dünyanın en iyi cerrahı tarafından en iyi ameliyat yapılsa bile, eğer hasta “canım acıyor” diyerek parmağını hareket ettirmezse, o parmak 1 hafta içinde eskisinden daha kötü bir şekilde donar.
Tendon serbestleştirme (tenoliz) ameliyatlarından sonra rehabilitasyon hemen başlamalıdır. Genellikle hasta daha hastaneden taburcu olmadan, hatta bazen ameliyat günü hareketlere başlarız.
Rehabilitasyon sürecinin evreleri şunlardır:
- Erken dönem
- Orta dönem
- Geç dönem
- Matürasyon dönemi
İlk haftalarda ödemi kontrol altına almak ve pasif hareketlerle eklemi alıştırmak esastır. Hasta diğer eliyle ameliyatlı parmağını nazikçe büküp açar. Orta dönemde (4. haftadan sonra) tendonların iyileşmesi güçlendiği için aktif hareketlere, yani kendi kas gücüyle yapacağı hareketlere izin verilir. Ancak dirençli egzersizler (örneğin stres topu sıkmak) için genellikle 8. haftayı beklemek gerekir.
Hastanın motivasyonu burada çok önemlidir. Ağrı mutlaka olacaktır, ancak bu ağrı “iyileşme ağrısıdır”. Hastalarımıza bu süreci iyi anlatmak, onları cesaretlendirmek ve fizyoterapist ile sıkı bir iletişim içinde olmak tedavinin başarısını belirler.
Sıkça Sorulan Sorular
Sabahları artan sertlik, gece boyunca eklemlerin hareketsiz kalmasına bağlı olarak eklem sıvısının azalması ve dokuların sertleşmesiyle ilişkilidir. Bu durum özellikle romatoid artrit gibi inflamatuar hastalıklarda daha belirgindir.
Evet, özellikle sabahları bir saatten uzun süren parmak eklem sertliği romatoid artrit gibi otoimmün hastalıkların erken belirtisi olabilir. Bu durumda bir romatoloji uzmanına başvurmak önemlidir.
Menopoz dönemindeki hormonal değişiklikler, özellikle östrojen düzeyinin düşmesi, eklem sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu durum kadınlarda parmak eklemlerinde sertlik ve ağrı artışına yol açabilir.
Osteoartrit, parmak eklemlerinde kıkırdak aşınmasına neden olarak sertlik, ağrı ve hareket kısıtlılığı oluşturur. Genellikle ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkar ve yavaş ilerler.
Parmakları açıp kapama egzersizleri, stres topu sıkma ve sıcak suyla yapılan el banyoları kan dolaşımını artırarak sertliğin azalmasına yardımcı olur. Düzenli uygulama önemlidir.
Evet, diyabetli bireylerde bağ dokularında glikoz birikimine bağlı olarak el sertliği gelişebilir. Bu durum tetik parmak ve diyabetik el sendromu gibi tablolara yol açabilir.
Soğuk hava kas ve eklem çevresindeki dokuların kasılmasına neden olarak sertlik ve ağrıyı artırabilir. Ellerin sıcak tutulması şikayetleri hafifletebilir.
İleri derecede deformite, şiddetli ağrı veya belirgin hareket kaybı varsa ve ilaç ile fizik tedaviden fayda sağlanamıyorsa cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Artroplasti bu işlemlerden biridir.
Evet, juvenil idiopatik artrit gibi çocukluk çağı romatizmal hastalıklarında parmak eklemlerinde sertlik görülebilir. Erken tanı kalıcı hasarın önlenmesi açısından önemlidir.
Sürekli ağrı ve hareket kısıtlılığı stres, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Bu nedenle psikolojik destek tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır.
Parmak eklem sertlikleri için el cerrahisi alanında uzmanlaşmış bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi doktoruna başvurulmalıdır.
Son Yazılar
Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]
Devamını Oku ➜Oca
Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]
Devamını Oku ➜Oca
Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]
Devamını Oku ➜Oca
Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]
Devamını Oku ➜Oca
Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]
Devamını Oku ➜Ara
Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]
Devamını Oku ➜Ara
