Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromunda plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi yönetimi, solunum yolunu daraltan iskeletsel ve yumuşak doku yapılarının anatomik olarak yeniden konumlandırılmasını esas alır. Tedavinin merkezinde yer alan Maksillomandibüler İlerletme (MMA) ve kraniyofasiyal hava yolu rekonstrüksiyonu, alt ve üst çenenin bir bütün halinde öne taşınmasıyla farengeal hacmi kalıcı olarak genişletir. Hava yolu çevresindeki doku gerginliğini artırarak uyku sırasındaki kollapsı mekanik olarak engelleyen bu cerrahi protokol, hem fonksiyonel solunum açıklığını sağlar hem de yüz profilindeki estetik orantısızlıkları gidererek sorunu temelinden çözer.

Prof. Dr. Serdar Nasır
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.

2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.

2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Devamını Görüntüle
Hastalık Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu (OUAS), uyku sırasında üst hava yolunun tekrarlayan şekilde tam (apne) veya kısmi (hipopne) olarak daralması ya da kapanması sonucu gelişen, oksijen düzeyinde düşme ve sık uyanmalarla karakterize kronik bir uyku solunum bozukluğudur.
Temel Mekanizma Uyku sırasında farengeal kas tonusunun azalması nedeniyle üst hava yolu daralır veya çöker. Solunum çabası devam etmesine rağmen hava akımı azalır veya tamamen durur.
Epidemiyoloji OUAS erişkinlerde en sık görülen uyku bozukluklarından biridir. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte menopoz sonrası kadınlarda görülme sıklığı artar. Yaş ilerledikçe prevalans yükselir.
Risk Faktörleri Obezite, ileri yaş, erkek cinsiyet, geniş boyun çevresi, kraniyofasiyal anomaliler, retrognati, büyük tonsiller, makroglossi, nazal obstrüksiyon, aile öyküsü, sigara kullanımı, alkol tüketimi ve sedatif ilaç kullanımı başlıca risk faktörleridir.
Kraniyofasiyal Risk Faktörleri Mikrognati, retrognati, maksiller hipoplazi, orta yüz hipoplazisi, yüksek damak, dar üst hava yolu ve doğumsal kraniyofasiyal anomaliler hava yolu darlığına katkıda bulunabilir.
Başlıca Belirtiler Yüksek sesli horlama, tanıklı apne, uykuda boğulma hissi, nefes durmaları, huzursuz uyku, ağız açık uyuma ve gece terlemesi görülebilir.
Gündüz Bulguları Gündüz aşırı uyku hali, sabah baş ağrısı, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, hafıza sorunları, yorgunluk, sinirlilik ve iş performansında azalma görülebilir.
Çocuklarda Bulgular Horlama, ağızdan solunum, davranış sorunları, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü, büyüme geriliği ve hiperaktivite görülebilir.
Fizik Muayene Bulguları Obezite, geniş boyun çevresi, tonsil hipertrofisi, uzun yumuşak damak, büyük dil, retrognati, nazal septum deviasyonu ve yüksek Mallampati skoru saptanabilir.
Tanıda Altın Standart Gece boyunca yapılan polisomnografi (uyku testi), OUAS tanısında altın standart yöntemdir.
Polisomnografi ile Değerlendirilen Parametreler Apne-Hipopne İndeksi (AHİ), oksijen satürasyonu, uyku evreleri, horlama, kalp ritmi, solunum hareketleri ve hava akımı değerlendirilir.
Apne-Hipopne İndeksi (AHİ) Bir saatlik uykuda görülen apne ve hipopne sayısını ifade eder ve hastalık şiddetinin belirlenmesinde kullanılır.
Hastalık Şiddeti Hafif: AHİ 5–14,9; Orta: AHİ 15–29,9; Ağır: AHİ ≥30 olay/saat olarak sınıflandırılır.
Ek Tanı Yöntemleri Ev tipi uyku testi, ilaçla indüklenmiş uyku endoskopisi (DISE), sefalometrik analiz, üst hava yolu endoskopisi ve gerektiğinde bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme kullanılabilir.
Ayırıcı Tanı Santral uyku apnesi, primer horlama, üst hava yolu direnç sendromu, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, insomnia ve diğer uyku bozuklukları ayırıcı tanıda değerlendirilir.
Tedavinin Amaçları Üst hava yolu açıklığını sağlamak, apne ve hipopneleri azaltmak, oksijenlenmeyi düzeltmek, semptomları gidermek ve uzun dönem komplikasyon riskini azaltmaktır.
Yaşam Tarzı Değişiklikleri Kilo verme, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması, alkol ve sedatif ilaçlardan kaçınma, yan pozisyonda uyuma ve uyku hijyeninin iyileştirilmesi önerilir.
Pozisyonel Tedavi Sırtüstü yatışta kötüleşen hastalarda yan pozisyonda uyumayı teşvik eden yöntemler uygulanabilir.
CPAP Tedavisi Sürekli Pozitif Havayolu Basıncı (CPAP), orta ve ağır OUAS için birinci basamak tedavidir. Üst hava yolunu açık tutarak apneleri önler.
Oral Apareyler Alt çeneyi öne alan ağız içi cihazlar, özellikle hafif ve orta şiddette OUAS veya CPAP intoleransı olan hastalarda kullanılabilir.
Cerrahi Tedavi Anatomik obstrüksiyona yönelik burun cerrahileri, tonsillektomi, yumuşak damak cerrahileri, dil kökü cerrahileri, genioglossus ilerletme, hyoid süspansiyonu ve maksillomandibular ilerletme gibi girişimler seçilmiş hastalarda uygulanabilir.
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahinin Rolü Kraniyofasiyal anomalilerin düzeltilmesi, çene ilerletme ameliyatları ve hava yolu rekonstrüksiyonu ile üst hava yolu hacmi artırılarak obstrüksiyon azaltılabilir.
Tedavi Seçimini Etkileyen Faktörler Hastalığın şiddeti, anatomik obstrüksiyon seviyesi, vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıklar, hasta tercihi ve CPAP uyumu dikkate alınır.
Komplikasyonlar Hipertansiyon, koroner arter hastalığı, kalp yetersizliği, atriyal fibrilasyon, inme, tip 2 diyabet, metabolik sendrom, depresyon, trafik kazaları ve yaşam kalitesinde azalma ile ilişkilidir.
Kardiyovasküler Etkiler Tekrarlayan hipoksi ve sempatik aktivasyon nedeniyle hipertansiyon, aritmi, miyokard enfarktüsü ve serebrovasküler hastalık riski artar.
Metabolik Etkiler İnsülin direnci, glukoz intoleransı ve metabolik sendrom gelişimine katkıda bulunabilir.
Nörokognitif Etkiler Dikkat azalması, hafıza bozukluğu, karar verme güçlüğü, konsantrasyon kaybı ve gündüz uyuklama görülebilir.
Çocuklarda Tedavi Adenotonsiller hipertrofi varsa adenotonsillektomi ilk seçenek olabilir. Gerektiğinde CPAP, ortodontik tedaviler ve kilo kontrolü uygulanır.
Gebelikte OUAS Gebelikte hipertansiyon, preeklampsi ve gestasyonel diyabet ile ilişkili olabilir. Tedavi bireyselleştirilir ve CPAP güvenli seçeneklerden biridir.
Takip Tedavi etkinliği semptomlar, polisomnografi sonuçları, CPAP uyumu, kilo değişiklikleri ve eşlik eden hastalıkların kontrolü ile düzenli olarak değerlendirilir.
Prognoz Erken tanı ve uygun tedavi ile semptomlar belirgin şekilde düzelebilir, yaşam kalitesi artabilir ve kardiyovasküler ile metabolik komplikasyon riski azaltılabilir. Tedavi edilmeyen OUAS ise ciddi morbidite ve mortalite ile ilişkilidir.

Uyku Apnesi Tedavisi Nedir?

Uyku apnesi tedavisi, uyku sırasında solunumun tekrarlayan şekilde durması veya azalmasıyla karakterize edilen uyku apnesi hastalığının kontrol altına alınmasını amaçlayan yöntemleri kapsar. Tedavi; yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kontrolü, pozisyonel terapi, ağız içi apareyler ve sürekli pozitif hava yolu basıncı (CPAP) cihazı kullanımını içerebilir. İleri vakalarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Uygun tedavi, hastanın yaşam kalitesini artırmayı ve olası kardiyovasküler riskleri azaltmayı hedefler.

Uyku Apnesi Neden Basit Bir Horlama Sorunu Olarak Görülmemelidir?

Toplumda genellikle sadece gürültülü uyuma veya horlama olarak algılanan bu durum aslında hayati riskler taşıyan bir sağlık problemidir. Uyku sırasında kasların gevşemesiyle birlikte hava yolu kapanır ve nefes durur. Beyin bu oksijensizliği fark ettiğinde vücudu sarsarak uyandırır. Bu döngü gece boyunca yüzlerce kez tekrarlanabilir. Mesele sadece hastanın dinlenememesi değildir; asıl tehlike, vücudun sürekli bir stres altında kalmasıdır.

Bu sendromun yol açabileceği veya tetikleyebileceği bazı sağlık sorunları şunlardır:

  • Hipertansiyon
  • Kalp ritim bozuklukları
  • İnsülin direnci
  • Tip 2 diyabet
  • Odaklanma güçlüğü
  • Kronik yorgunluk
  • Depresyon
  • Cinsel isteksizlik

Biz hekimler için bu tablo hava yolunu açık tutan iskelet yapının yetersizliğini işaret eder. Solunum yolunu bir tünel gibi düşünürsek, tünelin duvarlarını oluşturan kemikler dar veya gerideyse, tünelin içinden geçen hava akımı en ufak bir gevşemede tıkanacaktır.

Plastik Cerrahide Anatomik Değerlendirme Nasıl Yapılır?

Hastalarımız kliniğe geldiklerinde ilk dikkat ettiğimiz nokta yüz profilleridir. Hava yolunun açıklığı, çene kemiklerinin konumuyla doğrudan ilişkilidir. Alt çenenin (mandibula) veya üst çenenin (maksilla) kafa tabanına göre geride olması, hava yolunu daraltan en temel faktörlerden biridir. Bu durumu tespit etmek için sadece fiziksel muayene yetmez; kemik yapıyı milimetrik olarak analiz etmemiz gerekir.

Bu aşamada kullandığımız temel tanı yöntemleri şunlardır:

  • Lateral sefalometrik analiz
  • Panoramik röntgen
  • Bilgisayarlı tomografi
  • Endoskopik hava yolu muayenesi
  • Polisomnografi raporları

Özellikle sefalometrik analizde, SNB açısı dediğimiz bir değeri ölçeriz. Bu açı bize alt çenenin ne kadar geride olduğunu matematiksel olarak gösterir. Eğer çene gerideyse, çeneye yapışık olan dil kasları da geriye doğru itilir ve uyku sırasında boğazı tıkar. Bizim görevimiz, bu anatomik haritayı çıkararak sorunun kemikten mi yoksa sadece yumuşak dokudan mı kaynaklandığını netleştirmektir.

Maksillomandibüler İlerletme (MMA) Cerrahisi Neden En Etkili Çözümdür?

Orta ve ağır düzeydeki uyku apnesi vakalarında, özellikle de iskeletsel darlığı olan hastalarda en başarılı sonuç veren yöntem Maksillomandibüler İlerletme, yani MMA cerrahisidir. Bu ameliyat, plastik cerrahide hava yolu rekonstrüksiyonunun zirvesi olarak kabul edilir. İşlemin mantığı, hava yolunu çevreleyen kemik çatıyı öne taşıyarak hacmi genişletmektir.

Ameliyat sırasında üst ve alt çene kemikleri kontrollü bir şekilde kesilerek, genellikle 10 milimetre civarında öne doğru ilerletilir. Bu ilerletme işlemi, sadece kemikleri hareket ettirmekle kalmaz; aynı zamanda bu kemiklere tutunan tüm yumuşak dokuları, dil kökünü ve damak kaslarını da öne doğru gerer. Böylece hava yolu çevresindeki dokular gerginleşir ve uyku sırasındaki gevşemeye karşı direnç kazanır.

MMA ameliyatı için en uygun aday profili şu özellikleri taşır:

  • Şiddetli uyku apnesi olanlar
  • CPAP cihazını kullanamayanlar
  • Alt çenesi belirgin şekilde geride olanlar
  • Obezite kaynaklı olmayan darlığı bulunanlar
  • Genç ve orta yaş grubundaki hastalar

Bu cerrahi, hastalara sadece rahat bir nefes kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda yüz profilinde de ciddi bir estetik iyileşme sağlar. Çenesi geride olduğu için “kuş yüzü” görünümüne sahip olan hastalar, ameliyat sonrasında daha güçlü bir çene hattına ve dengeli bir yüz profiline kavuşurlar. Bu da işlemin “fonksiyonel estetik” yönünü ortaya koyar.

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!

Dil Kökü Tıkanıklığında Genioplasti ve Kas İlerletme Ne İşe Yarar?

Bazı hastalarda tüm çeneyi öne almak yerine, sadece tıkanıklığın ana kaynağı olan dil köküne odaklanmak yeterli olabilir. Dilimiz, alt çenenin iç kısmındaki küçük bir kemik çıkıntısına tutunur. Eğer bu tutunma noktası gerideyse, dil uyku sırasında yerçekiminin etkisiyle geriye düşer ve nefes borusunu kapatır. Bu durumu düzeltmek için “Genioglossus İlerletme” dediğimiz tekniği uygularız.

Bu işlemde, alt çenenin orta kısmındaki kemik pencere öne doğru çekilerek dilin tutunma noktası öne taşınır. Ancak plastik cerrahi pratiğinde bu işlemi genellikle estetik bir dokunuşla birleştiririz. Çene ucu estetiği, yani “Sliding Genioplasti” ile kombine edildiğinde hem dil kökü açılır hem de hastanın çene ucu estetik olarak belirginleştirilir.

Bu kombine yaklaşımın sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Dilin geriye kaçmasının önlenmesi
  • Çene hattının belirginleşmesi
  • Gıdı görünümünün azalması
  • İzlerin ağız içinde kalması
  • Daha hızlı iyileşme süreci

Bu yöntem özellikle hafif ve orta dereceli apnesi olan aynı zamanda çene ucu küçük ve geride olan hastalar için ideal bir seçenektir. Dışarıdan herhangi bir kesi izi olmaması, hastaların estetik kaygılarını da ortadan kaldırır.

Yumuşak Doku Cerrahileri Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Her hastada kemik ameliyatı yapmak gerekmez. Eğer hastanın çene yapısı normalse ve tıkanıklık sadece sarkmış yumuşak damak, büyük bademcikler veya gevşek farenks dokularından kaynaklanıyorsa, yumuşak dokuya yönelik prosedürler devreye girer. Geçmişte sıkça yapılan ve sadece dokuların kesilip atılmasına dayalı yöntemler günümüzde yerini dokuların yerinin değiştirildiği ve gerginliğinin artırıldığı tekniklere bırakmıştır.

Bu kapsamda uygulanan güncel teknikler şunlardır:

  • Anterior palatoplasti
  • Ekspansiyon sfinkter faringoplasti
  • Bademcik küçültme işlemleri
  • Radyofrekans uygulamaları
  • Dil kökü süspansiyonu

Özellikle “Ekspansiyon Sfinkter Faringoplasti” tekniğinde, boğazın yan duvarındaki kaslar dikişlerle yukarı ve yana doğru asılarak hava yolu bir perde gibi açılır. Bu sayede dokular korunur ve hava yolunun çökmesi engellenir. Bu işlemler, doğru seçilmiş hastalarda horlamayı azaltmakta ve uyku kalitesini artırmakta oldukça etkilidir.

İletişime Geçin!

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!


    Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci Zorlu mudur?

    Cerrahi müdahalelerden sonra hastaların en çok merak ettiği konu iyileşme sürecidir. Özellikle kemik ilerletme (MMA) gibi kapsamlı ameliyatlardan sonra hastalarımızı yakından takip ederiz. İlk birkaç gün hastanede gözetim altında tutmak, solunum yolundaki ödemi kontrol etmek ve konforu sağlamak açısından önemlidir. Ağrı kontrolü güçlü ağrı kesicilerle sağlanır ve hastalar genellikle beklediklerinden daha rahat bir süreç geçirirler.

    İyileşme döneminde beslenme düzeni kritik bir rol oynar. Çene kemikleri üzerinde işlem yapıldığı için, kemiklerin kaynaması sürecinde çeneyi zorlamamak gerekir.

    Ameliyat sonrası beslenme aşamaları şunlardır:

    • İlk hafta berrak sıvı gıdalar
    • İkinci hafta koyu kıvamlı sıvılar
    • Üçüncü hafta püre tarzı gıdalar
    • Dördüncü hafta yumuşak çiğnenebilir gıdalar
    • Altıncı haftadan sonra normal beslenme

    Hastalarımız genellikle 3-4 hafta içinde günlük rutinlerine ve iş hayatlarına dönebilirler. Yüzdeki ödemlerin tamamen inmesi ve nihai estetik sonucun oturması ise birkaç ayı bulabilir. Ancak nefes alma kalitesindeki artış, ameliyattan hemen sonra hissedilmeye başlanır.

    Kilo Kontrolü ve Yaşam Tarzı Tedaviyi Nasıl Etkiler?

    Cerrahi tedaviler hava yolunu anatomik olarak genişletse de obezite hastalığın yönetiminde hala çok önemli bir değişkendir. Boyun çevresindeki aşırı yağlanma, hava yoluna dışarıdan baskı yaparak darlığı artırır. Bu nedenle cerrahi başarıyı kalıcı kılmak için kilo yönetimi şarttır. Vücut kitle indeksi çok yüksek olan hastalarda, cerrahi öncesinde veya sonrasında mutlaka diyetisyen desteği ile kilo verilmesini öneririz.

    Hastalara önerilen yaşam tarzı değişiklikleri şunlardır:

    • Düzenli egzersiz programı
    • Akdeniz tipi beslenme
    • Alkol tüketiminin kısıtlanması
    • Sigaranın bırakılması
    • Uyku hijyenine dikkat edilmesi

    Kilo verildiğinde boyun bölgesindeki yağ yastıkçıkları küçülür ve cerrahi ile açılan hava yolu daha da rahatlar. Bu tedavinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini gösteren en önemli detaydır.

    Uyku Apnesi Tedavisi Fiyatları 2026

    Uyku Apnesi Tedavisi fiyatları ameliyatın yapılacağı hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.

    Ankara'da Uyku Apnesi Tedavisi Yapan Doktorlar & Hastaneler

    Uyku Apnesi Tedavisi Ankara'da plastik cerrahlar tarafından tarafından uygun alt yapıya sahip  özel hastanelerde veya devlet hastanelerinde yapılır.

    Uyku Apnesi Tedavisi Olanların Yorumları

    Prof. Dr. Serdar Nasır'ın yorumları için Google Haritalar veya Doktor Sitesi'ni ziyaret edebilirsiniz.

    Uyku Apnesi Tedavisi Öncesi Sonrası Fotoğrafları

    Uyku Apnesi Tedavisi öncesi sonrası fotoğrafları için Instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz.

     

    Son Yazılar

    Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]

    Devamını Oku ➜
    Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]

    Devamını Oku ➜
    Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]

    Devamını Oku ➜
    Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]

    Devamını Oku ➜
    Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜