Burun dolgusu, cerrahi müdahale gerektirmeden burun şeklini geçici olarak düzeltmek amacıyla hyalüronik asit bazlı dermal dolgu maddelerinin burun bölgesine enjekte edilmesiyle uygulanan estetik bir medikal işlemdir. İşlem, burun konturunu dengelemek, küçük çöküklükleri doldurmak ve profil görünümünü iyileştirmek için kullanılır.
Burun dolgusu işlemi, steril klinik ortamda uzman hekim tarafından planlanan noktalara ince uçlu iğne veya kanül aracılığıyla dolgu maddesinin kontrollü şekilde verilmesiyle gerçekleştirilir. Uygulama öncesinde lokal anestezik krem uygulanarak konfor artırılır ve işlem genellikle 10–20 dakika içerisinde tamamlanır.
Hyalüronik asit içeren burun dolgusu uygulaması, burun kemerinin kamufle edilmesi, burun ucu projeksiyonunun desteklenmesi ve asimetrilerin düzeltilmesi amacıyla tercih edilir. Cerrahi rinoplastiye alternatif olarak değerlendirilse de kalıcı değildir ve dolgu maddesi zamanla vücut tarafından doğal olarak metabolize edilir.
Burun dolgusu sonrası süreç, genellikle kısa ve konforludur; hastalar çoğu zaman günlük yaşamlarına aynı gün dönebilir. Uygulama sonrasında hafif ödem, kızarıklık veya hassasiyet görülebilir. Etkinin süresi kullanılan dolgu maddesine ve bireysel metabolizmaya bağlı olarak ortalama 12–18 ay arasında değişir.
| Burun dolgusu nedir? | Burun dolgusu, cerrahi işlem uygulanmadan burun şeklinin geçici olarak düzeltilmesi amacıyla, çoğunlukla hyalüronik asit bazlı dolgu maddelerinin buruna enjekte edilmesi işlemidir. |
| Hangi durumlarda uygulanır? | Burun sırtındaki hafif çöküklüklerin giderilmesi, küçük kemer görünümünün kamufle edilmesi, burun ucunun hafif kaldırılması, asimetrilerin düzeltilmesi ve burun konturunun daha dengeli hale getirilmesi amacıyla uygulanabilir. |
| Kimler için uygundur? | Cerrahi istemeyen, genel sağlık durumu uygun olan ve küçük veya orta düzey şekil bozukluklarının düzeltilmesini isteyen kişiler için uygun olabilir. |
| Kimler için uygun olmayabilir? | Büyük yapısal deformiteleri bulunanlar, belirgin nefes alma problemleri olanlar, aktif enfeksiyonu bulunanlar, dolgu maddesine karşı bilinen alerjisi olanlar veya gerçekçi olmayan beklentilere sahip kişiler için uygun olmayabilir. |
| Kullanılan dolgu maddesi | En sık hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleri tercih edilir. Gerektiğinde hyalüronidaz enzimi ile eritilebilmesi önemli bir güvenlik avantajıdır. |
| İşlem nasıl yapılır? | Burun bölgesi değerlendirilir, gerekli alanlar belirlenir ve ince iğne veya kanül yardımıyla kontrollü miktarda dolgu enjekte edilir. İşlem sonrasında burun şekli yeniden değerlendirilir. |
| İşlem süresi | Genellikle 15–30 dakika arasında tamamlanır. |
| Anestezi gerektirir mi? | Çoğu durumda lokal anestezik krem veya dolgu içerisindeki lokal anestezik sayesinde işlem konforlu şekilde gerçekleştirilebilir. |
| Hastanede yatış gerekir mi? | Hayır. İşlem ayaktan uygulanır ve kişi aynı gün günlük yaşamına dönebilir. |
| Sonuçlar ne zaman görülür? | Sonuçlar işlem sonrasında hemen görülmeye başlar. Hafif ödem azaldıkça görünüm birkaç gün içinde daha net hale gelir. |
| Kalıcılık süresi | Kullanılan dolgu maddesine, kişinin metabolizmasına ve uygulama tekniğine bağlı olarak genellikle 9–18 ay arasında değişebilir. |
| Avantajları | Cerrahi gerektirmemesi, kısa sürede uygulanması, iyileşme sürecinin hızlı olması ve gerektiğinde dolgunun eritilebilmesi başlıca avantajlarıdır. |
| Sınırlamaları | Burnu küçültmez, kemik yapısını değiştirmez ve belirgin yapısal bozuklukları düzeltemez. Cerrahi rinoplastinin yerine her durumda geçmez. |
| Olası yan etkiler | Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, şişlik, morarma, hassasiyet ve hafif ağrı görülebilir. Bu etkiler çoğunlukla birkaç gün içinde düzelir. |
| Ciddi komplikasyonlar | Damar tıkanıklığı, cilt dolaşımının bozulması, doku kaybı ve çok nadiren görme kaybı gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle işlemin deneyimli sağlık profesyonelleri tarafından uygun teknikle uygulanması önemlidir. |
| İşlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler | İlk 24–48 saat buruna baskı uygulanmaması, gözlük kullanımına ara verilmesi önerilebilir, ağır egzersizden, aşırı sıcak ortamlardan ve alkol tüketiminden kaçınılması tavsiye edilebilir. İşlem bölgesi gereksiz yere ovuşturulmamalıdır. |
| Kontrol gereksinimi | Gerekli görüldüğünde birkaç hafta içinde kontrol değerlendirmesi yapılarak ek düzeltme uygulanabilir. |
| Tekrar uygulama | Dolgu etkisi azaldığında istenirse işlem tekrar edilebilir. |
| Nefes almayı düzeltir mi? | Hayır. Burun dolgusu temel olarak estetik amaçlı uygulanır ve burun içindeki yapısal solunum problemlerini tedavi etmez. |
| Cerrahi rinoplastiden farkı | Burun dolgusu geçici, cerrahi olmayan ve sınırlı şekil değişiklikleri sağlar. Rinoplasti ise kalıcı sonuçlar sunabilir, kemik ve kıkırdak yapısını değiştirebilir ve gerekli durumlarda fonksiyonel sorunları da düzeltebilir. |
Burun Dolgusu Nedir?
Burun dolgusu, hyaluronik asit gibi biyouyumlu ve zamanla vücutta çözünen maddelerin enjeksiyonu yoluyla burun estetiğini iyileştiren cerrahi olmayan bir prosedürdür. Bu dolgu maddeleri, burun köprüsündeki çöküklükleri, hafif eğrilikleri, burun ucundaki düşüklükleri veya simetri sorunlarını gidermek amacıyla dikkatlice enjekte edilir. İşlem, burun şeklini daha dengeli, orantılı ve estetik açıdan hoş hale getirmeyi hedefler. Cerrahi rinoplastinin aksine, burun dolgusu daha az invazivdir, iyileşme süresi çok daha kısadır ve sonuçlar anında görülebilir. Bu özelliği, onu zamanı kısıtlı olan veya cerrahi risklerden kaçınmak isteyen bireyler için cazip bir seçenek haline getirir.
Burun Dolgusunun Amacı ve Faydaları
Burun dolgusunun temel amacı, burun estetiğini cerrahiye gerek kalmadan iyileştirmektir. Bu, burun köprüsündeki kemerin belirginliğini azaltmak, burun ucunu kaldırmak, burun deliklerinin orantısını düzeltmek veya simetriyi sağlamak gibi çeşitli estetik hedefleri içerebilir. Faydaları arasında şunlar bulunur:
- Hızlı ve Anında Sonuçlar: İşlem sonrası burun şeklindeki iyileşme hemen fark edilir.
- Düşük İyileşme Süresi: Genellikle birkaç gün içinde normal aktivitelere dönülebilir.
- Cerrahi Olmayan Yöntem: Anestezi gereksinimi minimumdur ve cerrahi riskler ortadan kalkar.
- Geri Döndürülebilirlik: Hyaluronik asit bazlı dolgular, gerektiğinde hyaluronidaz enzimi ile eritilebilir.
- Maliyet Etkinliği: Cerrahi rinoplastiye kıyasla genellikle daha ekonomiktir.
- Kişiye Özel Uygulama: Her bireyin yüz yapısına ve estetik beklentilerine göre hassas ayarlamalar yapılabilir.
Burun Dolgusunda Kullanılan Maddeler
Burun dolgusunda en sık kullanılan madde hyaluronik asittir. Hyaluronik asit, vücutta doğal olarak bulunan bir şeker molekülüdür ve cilde hacim ve nem kazandırma yeteneği ile bilinir. Markalar arasında Juvederm, Restylane, Belotero gibi çeşitler bulunur. Bu maddeler, jel kıvamında olup, burundaki belirli bölgelere enjekte edilerek istenen şekil verilir. Kullanılan dolgu maddesinin kalitesi, markası ve hastanın cilt yapısı, elde edilecek sonucun kalıcılığını ve doğallığını doğrudan etkiler. Bazı durumlarda, kalsiyum hidroksiapatit gibi farklı dolgu maddeleri de kullanılabilir, ancak hyaluronik asit, biyouyumluluğu ve güvenliği nedeniyle en popüler seçenektir. Dolgunun moleküler yapısı ve çapraz bağlama derecesi, ne kadar süreyle kalıcı olacağını belirler.
Kimler Burun Dolgusu Yaptırabilir?
Burun dolgusu, genel sağlık durumu iyi olan ve burun estetiğinde küçük veya orta düzeyde iyileştirmeler yapmak isteyen yetişkinler için uygundur. Özellikle aşağıdaki durumlara sahip kişiler bu yöntemden fayda görebilir:
- Burun köprüsünde hafif çöküklükleri veya kemerleri olanlar.
- Burun ucunda hafif düşüklük yaşayanlar.
- Burunlarının simetrisini iyileştirmek isteyenler.
- Burun estetiği ameliyatından çekinen veya ameliyat sonrası iyileşme süreciyle uğraşmak istemeyenler.
- Burun şekillerinde geçici bir iyileşme arayanlar.
- Burun estetiği ameliyatı sonrası oluşan küçük kusurları gidermek isteyenler.
Burun Dolgusunun Sınırları
Burun dolgusu, burun estetiği ameliyatının yerini tam olarak tutamaz. Özellikle burun boyutunu küçültmek, nefes alma problemlerini düzeltmek veya yapısal sorunları gidermek gibi daha kapsamlı değişiklikler için cerrahi müdahale gereklidir. Burun dolgusu, mevcut burun yapısını destekleyerek veya belirginleştirerek şekillendirir; ancak burun kemiği veya kıkırdağında büyük bir değişiklik yapma kapasitesine sahip değildir. Bu nedenle, hastaların beklentilerinin gerçekçi olması ve doktorun bu sınırları net bir şekilde açıklaması büyük önem taşır. Aşırı dolgu enjeksiyonu veya yanlış bölgelere uygulama, istenmeyen sonuçlara yol açabilir.
Burun Dolgusu Nasıl Yapılır?
Burun dolgusu işlemi, genellikle 30-60 dakika süren, nispeten basit bir prosedürdür. İşlem adımları titizlikle takip edilerek güvenli ve etkili sonuçlar elde edilir.
İşlem Öncesi Hazırlık
İşlem öncesi hazırlık, hem hastanın güvenliği hem de elde edilecek sonucun kalitesi açısından kritik öneme sahiptir.
- Konsültasyon: İlk adım, deneyimli bir estetik cerrah veya dermatolog ile yapılacak detaylı bir konsültasyondur. Bu görüşmede, hastanın beklentileri dinlenir, burun yapısı dikkatlice incelenir ve burun dolgusu için uygun olup olmadığı değerlendirilir. Olası riskler, faydalar ve işlem sonrası beklentiler net bir şekilde konuşulur. Doktor, hastanın tıbbi geçmişini, kullandığı ilaçları ve alerjileri hakkında bilgi alır. Bu aşama, hastanın beklentilerinin gerçekçi olup olmadığını anlamak ve cerrahın bu beklentilere ne kadar cevap verebileceğini belirlemek için de bir fırsattır.
- İlaç Kullanımı: İşlemden yaklaşık bir hafta önce, kan sulandırıcı ilaçların (aspirin, ibuprofen gibi NSAID’ler), kanama riskini artırabilecek takviyelerin (örneğin, E vitamini, balık yağı) ve alkol tüketiminin bırakılması önerilir. Bu, işlem sırasında ve sonrasında oluşabilecek morluk ve şişliği en aza indirmeye yardımcı olur. Doktor, kronik rahatsızlıkları olan hastalar için özel talimatlar verebilir.
- Bölgenin Temizlenmesi: İşlem yapılacak burun bölgesi, enfeksiyon riskini önlemek amacıyla antiseptik bir solüsyonla iyice temizlenir. Makyaj veya diğer kozmetik ürünlerin kullanılmaması istenir.
İşlem Sırasında Uygulama
İşlem sırasında, hastanın konforu ve güvenliği ön planda tutulur.
- Anestezi: Burun dolgusu genellikle lokal anestezi gerektirmez, ancak hastanın rahatlığı için işlem bölgesine topikal anestezik krem sürülebilir veya lidokain içeren dolgu maddeleri kullanılabilir. Bu, enjeksiyon sırasında hissedilecek rahatsızlığı minimuma indirir. Hassas bölgelerdeki ince damarlara denk gelmemek için doktorun tecrübesi burada büyük önem taşır.
- Dolgu Maddesinin Enjeksiyonu: Doktor, ince uçlu özel iğneler veya kanüller kullanarak dolgu maddesini burunun belirli noktalarına dikkatlice enjekte eder. Enjeksiyon tekniği, istenen şekli elde etmek ve doğal bir görünüm sağlamak için son derece önemlidir. Doktor, dolguyu katman katman uygulayarak burun köprüsünü yükseltebilir, burun ucunu kaldırabilir veya asimetrileri düzeltebilir. Her enjeksiyon noktasında, dolgu maddesinin eşit dağılması sağlanır.
- Şekillendirme: Dolgu enjekte edildikten sonra, doktor parmakları veya özel aletler yardımıyla dolguyu nazikçe şekillendirir. Bu aşama, sonucun pürüzsüz ve doğal görünmesini sağlamak için kritiktir. Doktor, hastanın yüz ifadesini de göz önünde bulundurarak en iyi estetik dengeyi oluşturmaya çalışır. Gerekirse, küçük ayarlamalar için ek dolgu maddesi eklenebilir. İşlem sırasında hastanın ayna karşısında kendi burnunu görmesine izin verilerek, anlık geri bildirim alınabilir.
İşlem Sonrası Bakım ve İyileşme
Burun dolgusu sonrası iyileşme süreci genellikle hızlı ve sorunsuzdur.
- İlk Saatler: İşlem sonrası ilk birkaç saat, enjeksiyon bölgelerinde hafif kızarıklık, şişlik veya hassasiyet görülebilir. Bu etkiler genellikle kendiliğinden geçer. Doktor, bu durumu hafifletmek için soğuk kompres uygulanmasını önerebilir. Ağır egzersizlerden, sıcak ortamlardan (sauna, hamam) ve doğrudan güneş ışığından kaçınılması tavsiye edilir.
- Günlük Aktiviteler: Hastalar genellikle işlemden hemen sonra normal günlük aktivitelerine dönebilirler. Makyaj uygulaması, doktorun önerdiği süre sonrasında yapılabilir.
- Kontrol: Doktor, birkaç hafta sonra bir kontrol randevusu ayarlayarak sonucun değerlendirilmesini ve gerekirse küçük rötuşların yapılmasını sağlayabilir. Bu kontrol, dolgunun zamanla nasıl yerleştiğini görmek ve olası komplikasyonları erken tespit etmek için önemlidir.
- Kalıcılık: Burun dolgusunun kalıcılığı, kullanılan dolgu maddesinin türüne, hastanın metabolizmasına ve uygulanan bölgeye bağlı olarak genellikle 6 ila 18 ay arasında değişir. Sonuçları korumak için periyodik olarak tekrarlanması gerekebilir.
Burun Dolgusunun Potansiyel Riskleri ve Komplikasyonları
Her tıbbi işlemde olduğu gibi, burun dolgusunun da bazı potansiyel riskleri ve komplikasyonları bulunmaktadır. Bu risklerin farkında olmak ve deneyimli bir hekimle çalışmak, güvenli bir işlem için esastır.
Yaygın Yan Etkiler
Bu yan etkiler genellikle geçicidir ve kendiliğinden düzelir.
- Şişlik ve Kızarıklık: Enjeksiyon bölgelerinde hafif ila orta derecede şişlik ve kızarıklık yaygın olarak görülür. Bu durum genellikle birkaç gün içinde kaybolur.
- Morarma: İnce damarlara denk gelindiğinde küçük morluklar oluşabilir. Bu morluklar da genellikle bir hafta içinde iyileşir.
- Hassasiyet: İşlem bölgesinde hafif bir hassasiyet veya ağrı hissedilebilir.
- Enjeksiyon Noktaları: İğne giriş yerlerinde küçük kabarıklıklar veya lekeler görülebilir.
Nadir Ama Ciddi Komplikasyonlar
Bu komplikasyonlar nadir görülse de, acil tıbbi müdahale gerektirebilir.
- Enfeksiyon: Her enjeksiyon işleminde olduğu gibi enfeksiyon riski mevcuttur. Steril tekniklere uyulması bu riski minimize eder.
- Düğüm veya Topaklanma: Dolgu maddesinin eşit dağılmaması sonucu cilt altında küçük veya büyük düğümler oluşabilir. Bu durum, masajla veya hyaluronidaz enjeksiyonu ile düzeltilebilir.
- Asimetri: Dolgunun eşit dağılmaması veya hastanın beklentilerinin yanlış anlaşılması sonucu asimetri oluşabilir.
- Dolaşım Problemleri (Vasküler Komplikasyonlar): Dolgu maddesinin bir kan damarına enjekte edilmesi durumunda ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu, cilt nekrozuna (doku ölümü), görme kaybına veya nadiren körlüğe yol açabilir. Bu risk, dolgu enjeksiyonu sırasında en önemli tehlikedir ve bunu önlemek için hekimin anatomik bilgisi ve tecrübesi hayati önem taşır.
- Alerjik Reaksiyonlar: Nadiren de olsa dolgu maddelerine karşı alerjik reaksiyonlar görülebilir. Hyaluronik asit, vücutta doğal olarak bulunduğu için alerjik reaksiyon riski oldukça düşüktür.
Riskleri Azaltma Yöntemleri
- Deneyimli Hekim Seçimi: Burun estetiği ve dolgu uygulamaları konusunda deneyimli, plastik cerrah veya dermatolog seçmek en önemli adımdır. Hekimin anatomi bilgisi ve tecrübesi, komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır.
- Kaliteli Dolgu Maddeleri: Sağlık Bakanlığı onaylı, bilinen markalara ait dolgu maddeleri kullanılmalıdır.
- Steril Çalışma Ortamı: İşlemin steril bir klinikte, uygun hijyen koşullarında yapılması enfeksiyon riskini ortadan kaldırır.
- Gerçekçi Beklentiler: İşlem öncesi doktorla yapılan görüşmede beklentilerin gerçekçi tutulması, hayal kırıklığı yaşanmasını engeller.
- Hasta Bilgilendirmesi: Doktorun, olası tüm riskleri ve komplikasyonları hastaya açıkça anlatması, hastanın bilinçli bir karar vermesini sağlar.
Burun Dolgusu Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
İşlem sonrası doğru bakım, dolgunun kalıcılığını artırır, şişlik ve morlukları azaltır ve istenen sonucun elde edilmesini sağlar.
İlk 24-48 Saat
Bu kritik dönemde vücudunuzun iyileşme sürecini desteklemek önemlidir.
- Soğuk Kompres: Şişliği ve morlukları azaltmak için işlem bölgesine nazikçe soğuk kompres uygulayın. Buz paketlerini doğrudan cilde temas ettirmeyin, ince bir bez arasına sararak kullanın.
- Yüzüstü Yatmaktan Kaçının: Sırt üstü yatmak, buruna baskı uygulayan pozisyonlardan kaçınmaya yardımcı olur. Yüksek yastık kullanmak da faydalı olabilir.
- Sıvı Tüketimi: Bol su içmek, vücudun iyileşme sürecini destekler.
- Makyajdan Kaçının: Enjeksiyon noktalarının enfeksiyon kapmaması için makyaj uygulamasına doktorunuz izin verene kadar ara verin. Genellikle 24 saat yeterlidir.
- Ağır Egzersizlerden Kaçının: Kan basıncını artıran ve şişliği tetikleyebilecek yoğun fiziksel aktivitelerden en az 24-48 saat kaçının.
Uzun Vadeli Bakım
İşlem sonrası iyileşme tamamlandıktan sonra da dikkat edilmesi gereken noktalar vardır.
- Güneş Koruması: Güneşin UV ışınları, dolgunun parçalanmasını hızlandırabilir ve ciltte lekelenmelere neden olabilir. Dışarı çıkarken yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanın.
- Masajdan Kaçının: Doktorunuz aksini belirtmedikçe, işlem bölgesine sert masaj yapmaktan kaçının. Bu, dolgunun yerini değiştirebilir veya istenmeyen şekil bozukluklarına yol açabilir.
- Doktor Kontrolleri: Doktorunuzun önerdiği kontrol randevularına gidin. Bu, sonucun değerlendirilmesi ve olası sorunların erken tespiti için önemlidir.
- Tekrarlayan Seanslar: Dolgunun etkileri zamanla azaldıkça, sonuçları korumak için periyodik olarak tekrarlayan seanslar gerekebilir. Doktorunuzla bu seansların zamanlamasını görüşün.
- Sağlıklı Yaşam Tarzı: Dengeli beslenme, yeterli uyku ve stres yönetimi, genel cilt sağlığınızı ve dolgunun kalıcılığını olumlu etkiler.
Sıkça Sorulan Sorular
Burun dolgusu, cerrahi işlem uygulanmadan burun konturunu iyileştirmek amacıyla yapılan estetik bir uygulamadır. Burun kemeri, hafif asimetriler ve burun sırtındaki düzensizliklerin kamufle edilmesinde sıkça tercih edilmektedir.
Burun dolgusunda genellikle hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleri kullanılır. İşlem sırasında belirlenen noktalara kontrollü enjeksiyonlar yapılarak burun hattı şekillendirilir ve daha dengeli bir görünüm elde edilmesi amaçlanır.
Burun dolgusu, uygun adaylarda ameliyatsız şekilde burun görünümünü iyileştirebilir. Özellikle küçük şekil bozuklukları, hafif kemer görünümü ve kontur düzensizliklerinde cerrahiye alternatif bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Burnunda hafif şekil bozuklukları bulunan, ameliyat istemeyen veya cerrahi öncesinde olası sonucu görmek isteyen kişiler burun dolgusu için uygun aday olabilir. Kesin uygunluk uzman değerlendirmesi sonrasında belirlenmelidir.
Burun dolgusunda elde edilen değişiklikler işlem sonrasında hemen fark edilebilir. İlk günlerde oluşabilecek hafif ödemin azalmasıyla birlikte burunun nihai görünümü daha net şekilde ortaya çıkar.
Burun dolgusu kalıcı bir işlem değildir. Sonuçların kalıcılığı kullanılan dolgu maddesine ve kişinin metabolizmasına bağlı olarak değişebilir. Etkilerin devamı için belirli aralıklarla yenileme uygulamaları yapılabilir.
Burun dolgusu kemeri ortadan kaldırmaz ancak çevresindeki alanları şekillendirerek daha düz bir profil görünümü oluşturabilir. Belirgin kemerlerde ise kalıcı çözüm için cerrahi yöntemler daha uygun olabilir.
İşlem sırasında kullanılan anestezik kremler sayesinde rahatsızlık hissi genellikle minimum seviyededir. Sonrasında hafif hassasiyet veya kızarıklık görülebilir ve çoğu kişi günlük yaşamına aynı gün dönebilir.
İlk günlerde buruna baskı uygulanmaması, gözlük kullanımına dikkat edilmesi ve yoğun fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir. Uzmanın verdiği bakım önerilerine uyulması sonuçların korunmasına yardımcı olabilir.
Burun dolgusu ameliyatsız ve geçici bir uygulamadır. Rinoplasti ise burun kemik ve kıkırdak yapılarını değiştirerek kalıcı sonuçlar sunan cerrahi bir işlemdir. Tercih kişinin ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre yapılır.

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.
2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.
2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
2006-2008 yılları arasında ABD’de Ohio, Cleveland’taki Cleveland Clinic’te Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk, dünyanın ise ikinci yüz naklini yapan Dr.Siemionow ile birlikte kompozit doku nakilleri üzerinde çalışmalarda bulundu.
2012 yılında Türkiye’nin ikinci, dünyanın ise tam yüz nakilleri içerisinde üçüncü, toplamda ise 22. yüz naklini başardı. Bu yüz nakli ile eş zamanlı olarak, dünyanın ilk dört uzuv nakli başkanlığını yaptığı geniş bir ekip tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
31 ve 32. Ulusal Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kongrelerinde deneysel ve klinik uzman yarışmalarında ikincilik ödülleri kazandı. 2023 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde El Cerrahisi doktorasını tamamladı.
American Society of ReconstructiveMicrosurgery, PlasticSurgeryResearchCouncil, Türk Plastik, Rekonstrük ve Estetik Cerrahi Derneği, Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği ve Türk El ve Üst Ekstremite Cerrahi Derneği üyesidir.
