Ganglion kisti, el ve bilek eklemlerinde veya tendon kılıflarında oluşan, içi jel kıvamında sıvı dolu iyi huylu kitlelerdir. Genellikle el bileğinin üst kısmında görülür ve hareketle büyüyebilir. Basit, ağrısız bir şişlik olarak başlar; ancak zamanla rahatsızlık verebilir.

Ganglion kistleri en sık 20–40 yaş arası kadınlarda görülür ve genellikle tekrarlayıcı zorlanmalarla ilişkilidir. Kist, eklem kapsülü ya da tendon kılıfının zayıflayan bölgesinden dışarı doğru uzanır. Travma veya genetik yatkınlık gelişiminde rol oynayabilir.

Tanı fizik muayene ile konur; tipik olarak şeffaf ve hareketle büyüyen bir kitle şeklindedir. Ultrasonografi ya da manyetik rezonans görüntüleme (MR), kistin yapısını ve ilişkili olduğu dokuları değerlendirmek için kullanılır. Nadiren aspirasyon gerekebilir.

Tedavi semptomlara bağlı olarak planlanır. Küçük ve ağrısız kistler izlenebilirken, büyüyen veya ağrıya neden olanlar için aspirasyon veya cerrahi eksizyon tercih edilir. Cerrahi sonrası nüks riski vardır ancak fonksiyon kaybı genellikle görülmez.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım Ganglion kisti, eklem kapsülü veya tendon kılıfından kaynaklanan, içi jel kıvamında sıvı dolu, genellikle iyi huylu bir kisttir. El ve bilekte en sık görülen yumuşak doku tümörüdür.
Görülme Sıklığı En sık 20–40 yaş arası erişkinlerde ve kadınlarda görülür. Genellikle el bileğinin sırt kısmında (dorsal) yerleşir.
Yerleşim Yerleri El bileği dorsal (en yaygın), volar (avuç içi tarafı), parmaklar (özellikle distal interfalangeal eklem yakınında), tendon kılıfları.
Nedenleri Net nedeni bilinmemektedir. Ekleme veya tendona uygulanan tekrarlayıcı mikrotravmalar, bağ dokusunun zayıflığı veya dejeneratif değişiklikler sorumlu olabilir.
Belirtiler Yavaş büyüyen, yuvarlak, yumuşak ya da sert kitle; bazen ağrı (özellikle hareketle artan); hareket kısıtlılığı veya kozmetik rahatsızlık.
Tanı Yöntemleri Fizik muayene ile çoğunlukla tanı konur. Işıkla geçirgenlik (transillüminasyon) testi pozitif olabilir. Gerekirse ultrasonografi veya MRG ile doğrulama yapılır.
Ayırıcı Tanı Lipom, dev hücreli tümör, sinoviyal kist, tendon kılıfı tümörleri, enfekte kistler.
Tedavi (Konservatif) İzlem (semptom yoksa), elastik bandaj, splint, aktivite modifikasyonu. Kist kendiliğinden küçülebilir veya kaybolabilir.
Tedavi (Girişimsel) Aspirasyon (iğneyle sıvının boşaltılması), steroid enjeksiyonu, nüks oranı yüksektir.
Cerrahi Tedavi Semptomatik, tekrarlayan veya fonksiyon kısıtlayan kistlerde cerrahi eksizyon önerilir. Kapsül ve sapıyla birlikte çıkarılmalıdır.
Cerrahi Komplikasyonlar Enfeksiyon, sinir veya damar hasarı, skar oluşumu, eklem sertliği, nüks (cerrahiye rağmen %5–15 oranında olabilir).
Prognoz İyi huylu ve hayatı tehdit etmeyen bir durumdur. Cerrahi sonrası çoğu hastada tam iyileşme ve fonksiyonel geri dönüş sağlanır.
Uzun Dönem Takip Nüks açısından periyodik klinik değerlendirme önerilir. Cerrahi sonrası rehabilitasyon nadiren gerekebilir.
Prof. Dr. Serdar Nasır
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.

2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.

2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Devamını Görüntüle

Ganglion Kisti Ameliyatı Nedir?

Ganglion kisti ameliyatı, el ve bilek eklemleri çevresinde gelişen, içi jel kıvamında sıvı dolu iyi huylu kistlerin cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Genellikle ağrı, hareket kısıtlılığı veya kozmetik rahatsızlık durumunda uygulanır. İşlem lokal ya da bölgesel anestezi altında yapılır ve kistin kapsülüyle birlikte tamamen çıkarılması hedeflenir. Ameliyat sonrası iyileşme süreci genellikle hızlıdır ve nüks riskini azaltmak için dikkatli takip önerilir.

Ganglion kisti belirtileri nelerdir ve hasta ne hisseder?

Hastaların kliniğimize başvuru nedenleri oldukça çeşitlidir. Kimi hasta sadece elinin üzerindeki “çirkin” görüntüden rahatsızken, kimi hasta şiddetli ağrıdan dolayı elini kullanamaz hale gelmiştir. Ganglion kistleri her zaman ağrılı olmak zorunda değildir. Hatta önemli bir kısmı tamamen ağrısızdır ve sadece ele gelen kitle şeklinde kendini gösterir. Ancak kistin konumu ve boyutu, belirtilerin şiddetini doğrudan etkiler.

Ağrı genellikle kistin büyümesiyle veya el bileğinin aşırı kullanımıyla artış gösterir. Kist, çevresindeki hassas dokulara baskı yapmaya başladığında işin rengi değişir. Özellikle kist bir sinirin hemen yanındaysa veya sinirin üzerine oturmuşsa, kistin yaptığı baskı sinir iletimini bozar. Bu durumda hastalar sadece ağrı değil o sinirin gittiği bölgede uyuşma, karıncalanma veya yanma gibi nöropatik şikayetler de yaşarlar. Çok büyük kistlerde, tendonların hareketi kısıtlanabilir ve hasta elini bükmekte veya açmakta zorlanabilir.

Bazen de “okült ganglion” dediğimiz, dışarıdan görülmeyen ama eklem içinde saklanan kistler vardır. Bu kistler dışarıya şişlik vermezler ancak bilek hareketlerinde derin ve rahatsız edici bir ağrıya neden olurlar. Bu tip durumlarda tanı koymak sadece fizik muayene ile zor olabilir.

Sıklıkla karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Görünür şişlik
  • Hareketle artan ağrı
  • Hassasiyet
  • Hareket kısıtlılığı
  • Kavrama gücünde azalma
  • Uyuşma
  • Karıncalanma
  • Kas güçsüzlüğü
Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!

Ganglion kisti vücudun hangi bölgelerinde yerleşir?

Ganglion kistleri teorik olarak sinovyal dokunun olduğu her yerde oluşabilir ancak vücuttaki dağılımı kesinlikle rastgele değildir. İstatistikler, bu kistlerin %70’inden fazlasının el ve el bileği çevresinde toplandığını göstermektedir. Bu bölgedeki karmaşık eklem yapısı ve sürekli hareketlilik, kist oluşumu için ideal bir zemin hazırlar.

En sık gördüğümüz yerleşim yeri el bileğinin sırt kısmıdır (Dorsal Ganglion). Genellikle bileğin tam ortasında, skafolunat bağ dediğimiz iki küçük kemik arasındaki bağın üzerinden köken alırlar. Hasta elini masaya koyup bileğini büktüğünde bu kist çok belirgin bir şekilde ortaya çıkar. İkinci en sık yerleşim yeri ise el bileğinin iç yüzüdür (Volar Ganglion). Burası, başparmak tarafında, nabzın alındığı bölgeye yakın bir konumdur. Bu bölgedeki kistler cerrahi açıdan daha fazla dikkat ve tecrübe gerektirir çünkü kist genellikle ele giden ana damar olan radyal arter ile iç içe geçmiş durumdadır.

Bunun dışında parmaklarda da kistler görülebilir. Parmak tabanlarında, tendon kılıfından kaynaklanan sert, küçük leblebi büyüklüğünde kitleler oluşabilir. Bu kitleler kişi bir cismi tutarken (örneğin direksiyonu veya market poşetini) ciddi batma hissine ve ağrıya yol açar. Bir de parmakların en uç eklemlerinde, tırnak köküne yakın yerleşen Müköz Kistler vardır. Bunlar genellikle alttaki eklemde başlayan kireçlenmenin (osteoartrit) bir işaretidir ve tırnak yatağına baskı yaparak tırnakta şekil bozukluğu (oluklanma) yaratabilirler.

Yaygın yerleşim bölgeleri şunlardır:

  • El bileği sırtı
  • El bileği iç yüzü
  • Parmak tabanları
  • Parmak uç eklemleri
  • Diz eklemi çevresi
  • Ayak bileği
  • Tendon kılıfları

Ganglion kisti tanısı koymak için hangi yöntemler kullanılır?

Tanı süreci aslında hasta kapıdan girdiği anda başlar. Fizik muayene, ganglion kisti tanısında çok değerlidir. Kistin yeri, kıvamı, hareketli olup olmadığı, üzerine bastırınca ağrı yapıp yapmadığı bize çok şey anlatır. Ganglion kistlerinin çok karakteristik bir özelliği vardır: Işığı geçirirler. Karanlık bir odada kistin üzerine güçlü bir kalem ışık tuttuğumuzda, kistin içi sıvı dolu olduğu için parladığını (transilüminasyon) görürüz. Bu basit test, kisti katı tümörlerden ayırmamıza yardımcı olur. Ancak bu test her zaman %100 sonuç vermez, özellikle kist derindeyse veya duvarı çok kalınsa ışığı geçirmeyebilir.

Kesin tanı ve tedavi planlaması için radyolojik görüntüleme şarttır. Ultrasonografi, ilk basamakta sıkça başvurduğumuz, radyasyon içermeyen, hızlı bir yöntemdir. Kistin sıvı dolu olduğunu, boyutlarını ve damarlarla ilişkisini ultrasonla görebiliriz. Ancak bir plastik cerrah olarak ameliyat kararı vereceksek, bizim için en değerli harita Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) yöntemidir. MRG, bize sadece kistin balon kısmını değil asıl sorunun kaynağı olan “sapını” (pedikülünü) gösterir. Kistin hangi eklem aralığından çıktığını, kemik içinde bir uzantısı olup olmadığını ve çevre bağların durumunu en net MRG ile anlarız. Ayrıca MRG, “kuyruk işareti” dediğimiz kistin ekleme uzanan ince yolunu göstererek cerrahi rotamızı belirlememizi sağlar.

Tanısal araçlar şunlardır:

  • Fizik muayene
  • Transilüminasyon testi
  • Ultrasonografi
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme
  • Direkt röntgen grafileri

Kimler ganglion kisti açısından risk altındadır?

Bu rahatsızlık toplumun her kesiminde görülebilse de bazı gruplarda belirgin bir yığılma olduğunu gözlemliyoruz. İstatistiksel verilere baktığımızda, kadınların erkeklere oranla bu durumdan yaklaşık üç kat daha fazla etkilendiğini görüyoruz. Bu farkın nedeni bilinmemekle birlikte hormonal faktörlerin veya kadınlardaki bağ dokusu yapısının daha esnek olmasının (eklem laksitesi) rol oynayabileceği düşünülmektedir.

Yaş faktörü de önemli bir parametredir. Ganglion kistleri en sık 20 ile 50 yaş arasındaki bireylerde ortaya çıkar. Bu yaş aralığı, insanların iş hayatında ve sosyal yaşamlarında ellerini en aktif, en yoğun ve en agresif kullandıkları dönemdir. Dolayısıyla eklemlerin maruz kaldığı mekanik yük ile kist oluşumu arasında bir paralellik vardır. Çocuklarda görülme sıklığı oldukça düşüktür; görüldüğünde de genellikle kendiliğinden geçme eğilimindedir. İleri yaş grubunda görülen kistler ise (özellikle müköz kistler) genellikle altta yatan eklem kireçlenmesi ve yıpranması ile ilişkilidir.

Mesleki ve hobiye dayalı riskler de göz ardı edilemez. El bileğini sürekli bükülü tutmayı gerektiren veya tekrarlayan hareketlerin yapıldığı işlerde çalışanlarda risk artar.

Risk grupları şunlardır:

  • Kadınlar
  • 20-50 yaş arası yetişkinler
  • Jimnastikçiler
  • Ofis çalışanları
  • Müzisyenler
  • Ağır sanayi işçileri
  • Osteoartrit hastaları

İletişime Geçin!

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!


    Ganglion kisti tedavisinde ameliyatsız yöntemler ne kadar etkilidir?

    Her ganglion kisti mutlaka ameliyat edilmelidir diye bir kural yoktur. Tedavi yaklaşımımızı belirleyen en önemli faktör, kistin hastada yarattığı şikayetin derecesidir. Eğer kist küçükse, ağrı yapmıyorsa, sinir baskısı yoksa ve hasta estetik olarak bu durumdan çok rahatsız değilse, en doğru yaklaşım “gözlem”dir. Literatür verilerine göre, ganglion kistlerinin önemli bir kısmı (yaklaşık %30 ila %50’si), herhangi bir müdahale yapılmadan zaman içinde kendiliğinden küçülebilir veya kaybolabilir. Bu süreçte el bileğini dinlendirmek, zorlayıcı hareketlerden kaçınmak ve gerekirse kısa süreli atel (bileklik) kullanmak iyileşmeyi hızlandırabilir.

    Ameliyatsız yöntemler arasında en bilineni, kistin içindeki sıvının bir iğne yardımıyla çekilmesidir (aspirasyon). Bu işlem poliklinik şartlarında kolayca yapılabilir, ağrısızdır ve hastayı o an için rahatlatır. Şişlik iner, baskı azalır. Bazen sıvıyı çektikten sonra içeriye kist duvarlarının yapışmasını sağlamak amacıyla steroid (kortizon) enjeksiyonu da yapılabilir. Ancak bir cerrah olarak hastalarıma her zaman şu gerçeği belirtirim: Aspirasyon yöntemi, kistin sadece sonucunu ortadan kaldırır, sebebini değil. Kistin dış kapsülü, yani balonu ve eklemle bağlantısını sağlayan sap kısmı içeride kaldığı sürece, kistin tekrar dolma ihtimali oldukça yüksektir. İğne ile boşaltma sonrası nüks oranları %50’nin üzerindedir.

    Konservatif tedavi seçenekleri şunlardır:

    • Aktif gözlem
    • İstirahat
    • El bileği ateli kullanımı
    • Anti-inflamatuar ilaçlar
    • İğne aspirasyonu
    • Steroid enjeksiyonu

    Açık cerrahi ve artroskopik yöntem arasındaki farklar nelerdir?

    Ganglion kisti cerrahisinde temel amacımız, kisti “köküyle” birlikte çıkarmaktır. Yani sadece şişliği almak yetmez; kistin eklem kapsülüne bağlandığı sap kısmını ve o bölgedeki valf mekanizmasını içeren kapsül parçasını da çıkarmak gerekir. Bunu başarmak için iki ana yöntemimiz vardır: Açık cerrahi ve Artroskopik (kapalı) cerrahi.

    Açık cerrahi, geleneksel ve en sık uygulanan yöntemdir. Kistin hemen üzerinden, cildin doğal çizgilerine paralel yapılan 2-3 santimetrelik bir kesi ile girilir. Plastik cerrahide bu yöntemi uygularken büyüteçli gözlükler (loop) veya mikroskop kullanırız. Bu sayede kisti çevreleyen damar ve sinirleri milimetrik hassasiyetle koruyabiliriz. Açık cerrahinin en büyük avantajı, cerraha kisti ve kökünü doğrudan görme, eklem kapsülündeki bağlantıyı geniş bir şekilde temizleme imkanı vermesidir. Kapatma aşamasında estetik dikiş teknikleri kullanıldığı için iz minimal düzeyde kalır.

    Artroskopik cerrahi ise daha minimal invaziv bir yaklaşımdır. Özellikle el bileği sırtındaki ganglionlarda tercih edilir. Bileğe açılan 2-3 milimetrelik küçük deliklerden kamera ve özel aletlerle girilerek kist içeriden temizlenir. Bu yöntemin avantajı, ciltteki izin daha küçük olması ve cerrahi sonrası ağrının bir miktar daha az olabilmesidir. Ayrıca aynı seansta bilek içinde başka patolojiler (bağ yırtığı vb.) varsa onlara da müdahale edilebilir. Ancak her kist artroskopiye uygun olmayabilir ve nüks oranları açık cerrahiye göre bazı serilerde biraz daha yüksek bulunmuştur.

    Yöntemlerin karşılaştırması şöyledir:

    • Açık Cerrahi: Daha geniş görüş alanı sağlar.
    • Açık Cerrahi: Kökün tam eksizyonu daha garantidir.
    • Açık Cerrahi: Volar kistlerde daha güvenlidir.
    • Artroskopik Cerrahi: Daha küçük kesi izi bırakır.
    • Artroskopik Cerrahi: Eklem içi diğer sorunlar görülebilir.
    • Artroskopik Cerrahi: İyileşme süresi biraz daha hızlıdır.

    Ameliyat sonrası iyileşme süreci nasıldır?

    Ganglion kisti ameliyatları genellikle günübirlik cerrahi işlemlerdir. Hastalarımız ameliyattan birkaç saat sonra evlerine dönebilirler. İyileşme süreci, cerrahi teknik kadar önemlidir ve hastanın uyumu başarıyı doğrudan etkiler. Ameliyat sonrası ilk günlerde el bileğinde hafif ağrı ve şişlik olması beklenen bir durumdur; bu durum ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır.

    Ameliyat sonrası el bileğini 1-2 hafta kadar dinlendirmek amacıyla yarım alçı veya hazır atel (bileklik) uygulanır. Bu atel, bileğin bükülmesini engelleyerek cerrahi sahanın ve eklem kapsülünün iyileşmesine fırsat tanır. Ancak bu süreçte parmakların hareketsiz kalmasını istemeyiz. Tam tersine, parmakların sürekli hareket ettirilmesi, ödemin atılmasını sağlar ve tendonların yapışmasını engeller.

    Dikişler genellikle 12-14 gün sonra alınır veya eriyen dikiş kullanıldıysa alınmasına gerek kalmaz. Atel çıkarıldıktan sonra fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci başlar. Bileğin eski esnekliğine kavuşması için germe ve güçlendirme egzersizleri verilir. Masa başı çalışanlar ameliyattan 3-4 gün sonra işlerine dönebilirken, elini fiziksel güçle kullanan kişilerin tam kapasiteyle çalışmaya başlaması 4-6 haftayı bulabilir.

    İyileşme adımları şunlardır:

    • İstirahat
    • Elevasyon (eli kalp seviyesinde tutma)
    • Atel kullanımı
    • Parmak egzersizleri
    • Yara bakımı
    • Dikiş alınması
    • Fizik tedavi
    • Güçlendirme egzersizleri

    Ganglion Kisti Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve İyileşme Süreci Fiyatları 2026

    Ganglion Kisti Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve İyileşme Süreci fiyatları ameliyatın yapılacağı hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.

    Ankara'da Ganglion Kisti Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve İyileşme Süreci Yapan Doktorlar & Hastaneler

    Ganglion Kisti Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve İyileşme Süreci Ankara'da plastik cerrahlar tarafından tarafından uygun alt yapıya sahip  özel hastanelerde veya devlet hastanelerinde yapılır.

    Ganglion Kisti Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve İyileşme Süreci Olanların Yorumları

    Prof. Dr. Serdar Nasır'ın yorumları için Google Haritalar veya Doktor Sitesi'ni ziyaret edebilirsiniz.

    Ganglion Kisti Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve İyileşme Süreci Öncesi Sonrası Fotoğrafları

    Ganglion Kisti Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır ve İyileşme Süreci öncesi sonrası fotoğrafları için Instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz.

     

    Sıkça Sorulan Sorular

    Ganglion kisti en sık el bileğinde, özellikle üst (sırt) tarafında görülür. Daha nadiren parmak kökleri, ayak bileği veya diz gibi diğer eklemlerde de oluşabilir.

    Ganglion kistleri, eklem kapsülünden veya tendon kılıfından dışarı çıkan jel kıvamında sinovyal sıvı ile dolu keselerdir. Genellikle eklem hareketleri sırasında sıvının dışarı taşmasıyla oluşurlar.

    Kist sinirlere baskı yaparsa ağrı, karıncalanma veya hareket kısıtlılığına yol açabilir. Küçük ve yumuşak kistler genellikle ağrısızdır; büyüyen kistler rahatsızlık verebilir.

    Evet, bazı ganglion kistleri zamanla küçülerek tamamen kaybolabilir. Ancak tekrarlama eğilimleri yüksektir ve kendiliğinden gerilemenin nedeni tam olarak bilinmemektedir.

    Hayır, kisti patlatmak güvenli değildir. Enfeksiyon, tekrar oluşma ve çevre dokulara zarar verme riski taşır. Bu nedenle mutlaka tıbbi yöntemler tercih edilmelidir.

    Kist ağrılıysa, sinir sıkışmasına neden oluyorsa, kozmetik olarak rahatsızlık veriyorsa veya sürekli büyüyorsa cerrahi çıkarma önerilir. Aksi durumlarda takip yeterli olabilir.

    Evet, aspirasyon ile boşaltılan ganglion kistlerinin yaklaşık %50’sinde tekrar oluşabilir. Cerrahi yöntem nüks riskini azaltmada daha etkilidir.

    Hayır, ganglion kistleri iyi huyludur ve kansere dönüşme riski yoktur. Ancak benzer görünümlü diğer kitlelerle karışabileceği için doğru tanı önemlidir.

    Cerrahi sonrası nüks riski yaklaşık %5–15 arasındadır. Kistin kapsülü ve köken aldığı alan dikkatle çıkarıldığında bu risk azalır ancak tamamen ortadan kalkmayabilir.

    Fizik tedavi ve egzersizler kisti doğrudan ortadan kaldırmaz; ancak eklem sertliğini ve ağrıyı azaltarak şikayetlerin hafiflemesine yardımcı olabilir.

    Ganglion kisti için Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümüne başvurulabilir. Plastik cerrahlar, kisti cerrahi olarak çıkararak hem estetik hem fonksiyonel açıdan başarılı sonuçlar sağlayabilir.

    Son Yazılar

    Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]

    Devamını Oku ➜
    Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]

    Devamını Oku ➜
    Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]

    Devamını Oku ➜
    Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]

    Devamını Oku ➜
    Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜