Tükürük bezi ameliyatı sonrası yüz felci, kulak önündeki parotis bezinde oluşan tümörlerin veya kitlelerin cerrahi tedavisi sırasında, bu bezin tam içinden geçen yüz sinirinin (fasiyal sinir) etkilenmesiyle ortaya çıkan kas zayıflığı ve hareket kaybıdır. Baş ve boyun bölgesinin en hassas işlemlerinden biri olan parotidektomi ameliyatlarında, hastalıklı doku temizlenirken mimiklerimizi kontrol eden ana sinir ağına giden elektriksel iletimin kesintiye uğraması sonucu bu tablo meydana gelir. Fasiyal paralizi olarak da bilinen bu durum beyin ile yüz kasları arasındaki biyolojik iletişimin kopmasıyla karakterize olan ve cerrahi sonrasında doğrudan müdahale gerektiren önemli bir klinik komplikasyondur.
| Tükürük bezi ameliyatı sonrası yüz felci nedir? | Tükürük bezi (özellikle kulak önü/parotis bezi) ameliyatından sonra yüz kaslarını hareket ettiren fasiyal sinirin etkilenmesine bağlı olarak yüzün bir tarafında hareket kaybı veya zayıflık gelişmesidir. Bu durum geçici veya kalıcı olabilir. |
| Neden oluşur? | Fasiyal sinirin ameliyat sırasında gerilmesi, ödem nedeniyle baskı altında kalması, çevre dokuların manipülasyonu, sinirin kısmen zedelenmesi veya tümörün sinire yakın ya da siniri tutmuş olması nedeniyle sinirin korunamaması sonucu gelişebilir. |
| Hangi ameliyatlardan sonra görülebilir? | En sık parotis (kulak önü tükürük bezi) ameliyatlarından sonra görülür. Submandibular (çene altı) tükürük bezi ameliyatlarında fasiyal sinirin belirli dalları etkilenebilse de tam yüz felci daha nadirdir. |
| Geçici yüz felci nedir? | Sinirin yapısı korunmasına rağmen ameliyat sırasında oluşan ödem veya gerilmeye bağlı gelişen fonksiyon kaybıdır. Çoğu hastada haftalar veya aylar içinde düzelme görülür. |
| Kalıcı yüz felci nedir? | Sinirin ciddi şekilde hasar görmesi veya tümör nedeniyle sinirin çıkarılmasının gerektiği durumlarda gelişen kalıcı fonksiyon kaybıdır. İyileşme sınırlı olabilir ve ileri tedavilere ihtiyaç duyulabilir. |
| Belirtileri | Ağız köşesinde sarkma, gözü tam kapatamama, gülümsemede asimetri, alın kırıştıramama, dudak hareketlerinde güçsüzlük, yemek yerken yiyecek ve sıvıların ağız kenarından kaçması, konuşmada hafif bozulma görülebilir. |
| Hangi yüz hareketleri etkilenebilir? | Kaş kaldırma, göz kapatma, burun kanadını hareket ettirme, gülümseme, dudak büzme ve yanak şişirme gibi istemli yüz hareketleri etkilenebilir. |
| Tanı nasıl değerlendirilir? | Ameliyat sonrası nörolojik ve fizik muayene ile yüz kaslarının fonksiyonu değerlendirilir. Gerekli durumlarda elektromiyografi (EMG) gibi testlerle sinir fonksiyonu incelenebilir. |
| İyileşme süresi | Geçici sinir etkilenmelerinde iyileşme birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişebilir. Sinirin iyileşme süresi hasarın derecesine bağlıdır ve bazı olgularda daha uzun sürebilir. |
| Tedavi yaklaşımı | Tedavi sinir hasarının derecesine göre planlanır. Göz koruması, fizik tedavi, yüz egzersizleri ve gerekli görülen durumlarda ilaç tedavileri uygulanabilir. Kalıcı hasarlarda rekonstrüktif cerrahi seçenekleri değerlendirilebilir. |
| Göz bakımı neden önemlidir? | Göz tam kapanamıyorsa kornea kuruyabilir ve hasar görebilir. Bu nedenle suni gözyaşı damlaları, göz merhemleri ve gerektiğinde gece gözün kapatılması önerilebilir. |
| Fizik tedavi ve rehabilitasyon | Yüz kaslarının koordinasyonunu desteklemek, kas sertliğini azaltmak ve fonksiyonun geri kazanılmasına yardımcı olmak amacıyla yüz egzersizleri ve rehabilitasyon programları uygulanabilir. |
| Olası komplikasyonlar | Kalıcı yüz asimetrisi, istemsiz kas hareketleri (sinkinezi), göz kuruluğu, kornea hasarı, konuşma ve beslenmede güçlük, psikolojik etkilenme gelişebilir. |
| Ne zaman doktora başvurulmalıdır? | Yüz hareketlerinde beklenmeyen kötüleşme, şiddetli göz kuruluğu, gözde ağrı veya görme değişikliği, yara yerinde kızarıklık, akıntı, ateş ya da şiddetli ağrı gelişirse değerlendirme gereklidir. |
| Evde dikkat edilmesi gerekenler | Göz bakımının aksatılmaması, ameliyat bölgesinin bakım talimatlarına uyulması, önerilen yüz egzersizlerinin düzenli yapılması, ilaçların reçeteye uygun kullanılması ve kontrol randevularının ihmal edilmemesi önemlidir. |
| Prognoz | Prognoz sinir hasarının derecesine ve ameliyatın nedenine bağlıdır. Sinirin yalnızca geçici olarak etkilenmesi durumunda iyileşme olasılığı yüksektir. Sinirin ciddi şekilde hasar gördüğü veya çıkarıldığı durumlarda kalıcı fonksiyon kaybı görülebilir ve ek tedavilere ihtiyaç duyulabilir. |
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Neden Meydana Gelir?
Yüz felcinin nedenlerini tam anlamıyla kavrayabilmek için bölgenin mimarisini gözümüzde canlandırmamız oldukça faydalı olacaktır. Yüz sinirini, gövdesi kulak arkasından çıkıp dalları yüzümüzün her köşesine yayılan büyük bir ağaç gibi düşünebilirsiniz. Tükürük bezi ise bu ağacın dallarını çepeçevre saran bir toprak kütlesi gibidir. Cerrahi müdahale sırasında, ağacın köklerine ve dallarına hiçbir şekilde zarar vermeden, o toprağın içindeki hastalıklı kütlenin çıkarılması gerekir.
Günümüzde bu işlemi güvenle yapabilmek için ameliyat sırasında sinirin yerini sesli ve görsel olarak bildiren özel sinir monitörleri kullanılır. Ayrıca anatomik kılavuz noktaları büyük bir dikkatle takip edilir. Ancak bazı tümörler sinirin etrafını tamamen sarabilir, sinire yapışabilir veya sinir dokusunun içine doğru ilerleyebilir. İnsan anatomisi de her zaman kitaplarda çizildiği gibi standart değildir; sinirlerin geçiş yolları kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir. Hastanın hayatını kurtarmak ve tümörü tamamen temizlemek her zaman birinci öncelik olduğu için, ameliyat sırasında bu dallar gerilebilir, baskıya maruz kalabilir veya tümörle birlikte zorunlu olarak kesilip çıkarılabilir. İşte sinir iletiminin kesintiye uğradığı bu durumlarda yüz kasları beyinden gelen hareket emirlerini alamaz hale gelir.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Geçici mi Yoksa Kalıcı mıdır?
Ameliyat sonrası dönemde hastanın yüzünde bir asimetri veya hareketsizlik gözlemlendiğinde, ilk değerlendirilen konu bu durumun kalıcılık derecesidir. Erken dönemde hastaların önemli bir kısmında yüz felci belirtileri ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtilerin büyük bir çoğunluğu sinirin sadece geçici bir süre işlevini yitirmesinden kaynaklanır.
Sinir dokusu, ameliyat sırasındaki dokunmalara, çekilmelere veya kullanılan tıbbi aletlerin yarattığı minimal ısı değişimlerine karşı çok hassastır. Elektrik kablolarını düşünün; dışındaki plastik koruyucu kılıf tamamen sağlamdır ancak içindeki teller kısa bir süreliğine akım taşıyamaz hale gelmiştir. Tıbbi literatürde nöropraksi adı verilen bu geçici felç durumu sinirin yavaş yavaş kendini onarmasıyla aylar içinde tamamen düzelir. Bu iyileşme süreci genellikle üç ay ile dokuz ay arasında bir zaman dilimine yayılır.
Kalıcı yüz felci ise sinirin tümör tarafından tamamen işgal edildiği ve mecburen kesildiği durumlarda görülür. Uzman ellerde yapılan ameliyatlarda bile bu risk belirli bir oranda mevcuttur. Sinir tamamen kesildiğinde, iletişim yolu onarılamaz şekilde koptuğu için beyin komutları kaslara asla ulaşamaz. İyileşme sürecinde bazen ilginç bir durum daha yaşanabilir. Kesilen veya zedelenen sinir lifleri yeniden büyümeye çalışırken yollarını şaşırabilirler. Normal şartlarda tükürük bezini çalıştırarak tükürük salgılatması gereken sinir uçları, deri altındaki ter bezlerine bağlanabilir. Böyle bir durumda hasta yemek yerken, yanağında istemsiz bir kızarma ve terleme meydana gelir. Bu durum hastaların günlük hayatını oldukça etkileyen özel bir sendrom olarak karşımıza çıkar.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Hangi Belirtilerle Kendini Gösterir?
Yüz felci sadece estetik bir kaygı unsuru değildir; aynı zamanda hastanın pek çok temel bedensel fonksiyonunu derinden etkileyen oldukça zorlu bir süreçtir. Yüz kaslarının hareket kabiliyetini yitirmesiyle birlikte birçok anatomik bölge görevini yapamaz hale gelir.
Görülen temel sorunlar şunlardır:
- Lagoftalmi
- Tükürük kaçağı
- Konuşma bozukluğu
- Çiğneme güçlüğü
- Yüz asimetrisi
- Duyu kaybı
Listede yer alan bu belirtilerin günlük yaşama etkileri son derece büyüktür. Lagoftalmi dediğimiz durum hastanın gözünü tamamen kapatamamasıdır. Göz kapağı açık kaldığında, gözün şeffaf ön yüzeyi olan kornea sürekli havayla temas eder ve kurur. Bu kuruma, zamanla ciddi enfeksiyonlara ve görme kayıplarına yol açabilecek tehlikeli bir durumdur.
Ağız çevresindeki kasların felç olması ise alt dudağın ve yanak bölgesinin aşağı doğru sarkmasına neden olur. Hasta sıvı bir şeyler içerken sızmalar yaşar. Özellikle dudakların birleşmesiyle çıkarılan harflerin telaffuzu zorlaşır ve konuşmada anlaşılmazlık başlar. Yemek yerken gıdalar yanak ile dişler arasında birikir. En yıkıcı etkilerden biri de estetik kayıplardır. Gülümseme eylemi insanın dış dünyayla en temel iletişim yollarından biridir ve bu ifadenin kaybolması, hastaların sosyal çevrelerinden uzaklaşmalarına, içlerine kapanmalarına yol açabilir.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Tedavisinde Plastik Cerrahinin Rolü Nedir?
Baş ve boyun cerrahisi uzmanlarının temel görevi tümörü temizleyerek hastanın sağlığını güvence altına almaktır. Bu çok hayati görev başarıyla tamamlandıktan sonra, hastanın yaşam kalitesini yeniden inşa etme süreci başlar. Aynaya bakıldığında görülen yüzün simetrisi, gülümsemenin geri kazanılması ve temel fonksiyonların onarılması işlemleri plastik ve estetik cerrahi uzmanlarının yürüttüğü son derece özel bir alandır.
Bu yeniden canlandırma sürecine reanimasyon adı verilir. Plastik cerrahi sadece yüzün dış görünüşünü estetik olarak toparlamakla kalmaz, mikroskobik düzeyde kopan kabloları yeniden bağlar. Gerekirse vücudun başka yerlerinden kaslar ve sinirler taşınarak yüzün bozulan biyomekaniği baştan yaratılır. Bu tedavi süreci standart bir paket değildir; hastanın ne zaman başvurduğuna, felcin üzerinden ne kadar süre geçtiğine ve kasların mevcut durumuna göre tamamen kişiye özel bir algoritma ile planlanır.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Erken Dönemde Nasıl Onarılır?
Eğer ameliyat esnasında tümörün durumu nedeniyle yüz sinirinin feda edildiği biliniyorsa, en doğru yaklaşım zaman kaybetmeden, tercihen aynı ameliyat sırasında veya ilk otuz gün içinde sinirin onarılmasıdır. Bu kritik dönemin önemi, mimik kaslarının henüz canlılığını koruması ve beyinden gelecek bir uyarıyı bekliyor olmasından kaynaklanır.
Erken dönemde uygulanan en temel yöntem kopan sinir uçlarının cerrahi mikroskop altında doğrudan birbirine dikilmesidir. Bu sıradan bir dikiş işlemi değildir; insan saç telinden çok daha ince dikiş iplikleri kullanılarak sadece sinirin dış kılıfı büyük bir özenle tutturulur. Ancak iyileşmenin gerçekleşmesi için dikilen bölgede hiçbir şekilde gerginlik olmaması şarttır. Gerginlik olursa sinir hücreleri karşı tarafa büyüyüp geçemez. Tümörle birlikte geniş bir doku çıkarılmışsa ve iki sinir ucu arasında boşluk varsa, araya bir uzatma kablosu yerleştirilmesi gerekir.
Kullanılan temel sinir greftleri şunlardır:
- Büyük aurikuler sinir
- Sural sinir
Büyük aurikuler sinir, boyun ve kulak memesinin hissini sağlayan, ameliyat alanına çok yakın olduğu için kolayca bulunup kullanılabilen bir sinirdir. Bu bölgeden parça alındığında kulak memesi civarında bir his kaybı yaşanabilir ancak yüz hareketlerinin geri kazanılması için bu küçük bir bedeldir. Daha uzun bir uzatma kablosuna ihtiyaç duyulduğunda veya çok sayıda sinir dalı onarılacaksa, bacağın arka kısmından alınan sural sinir kullanılır. Bu sinir çok uzun bir yapıda olduğu için yüzün bir ucundan diğer ucuna uzanabilir ve sadece topuk çevresinde ufak bir his kaybı yaratarak yürümeyi kesinlikle etkilemez.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Gelişiminde Bir Yıl İçinde Hangi Sinir Transferleri Yapılır?
Eğer felcin üzerinden aylar geçmişse fakat henüz bir yılı doldurmamışsa, yüzdeki kaslar giderek zayıflamaya başlar ancak hala hayattadırlar. Kopan ana sinir kökü kullanılamayacak durumdaysa, plastik cerrahi uzmanları yüz kaslarını yeniden canlandırmak için vücudun başka bir bölgesinden “farklı bir elektrik kaynağı” bulmak zorundadır. Sağlam bir sinirin alınıp felçli sinire bağlanması işlemine nörotizasyon veya sinir transferi adı verilir.
Uygulanan başlıca yöntemler şunlardır:
- Masseterik sinir transferi
- Çapraz yüz sinir greftlemesi
- Çift inervasyonlu transfer
Çiğneme kasımızı hareket ettiren masseterik sinir, çok güçlü elektrik sinyalleri taşıma kapasitesine sahiptir. Bu sinir, yanağın iç kısmından bulunarak felçli yüz sinirlerine mikrocerrahi yöntemlerle bağlanır. Ameliyattan aylar sonra sinir iyileştiğinde, hasta hafifçe dişlerini sıktığında yüz kasları çalışır ve hasta gülümser. Zamanla beynin öğrenme kapasitesi ve fizik tedavi sayesinde hasta dişini sıkmayı düşünmeden doğal bir şekilde gülümsemeyi öğrenir.
Çapraz yüz sinir greftlemesinde ise amaç sağlam taraftaki çalışan yüz sinirlerinden bir kablo aracılığıyla felçli tarafa akım taşımaktır. Bacak arkasından alınan sinir grefti, üst dudak içinden geçirilerek sağlam taraf ile felçli taraf arasında bir köprü oluşturur. Bu yöntemin en büyük güzelliği, emrin doğrudan sağlam taraftaki gülümseme merkezinden gelmesidir. Böylece hasta duygusal ve tamamen kendiliğinden bir gülüş sergileyebilir. Bazı durumlarda bu iki yöntemin avantajları birleştirilerek çift inervasyon adı verilen kombine bir onarım da yapılabilmektedir.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Üzerinden Bir Yıl Geçtiğinde Kas Nakilleri Nasıl Uygulanır?
Zaman ilerledikçe, özellikle bir yılı aşan sürelerde, kas dokusu bekleme kapasitesini yitirir. Beyinden hiçbir sinyal alamayan mimik kasları erimeye başlar, yapıları bozulur ve yerini sert bağ dokusuna bırakır. Bu saatten sonra elektrik kablosunu tamir etseniz bile, ucunda çalışacak sağlam bir ampul kalmamıştır. Bu noktada plastik cerrahi uzmanları, yüze tamamen yeni ve çalışan bir kas dokusu transfer etmek durumundadır.
Tercih edilen kas dokuları şunlardır:
- Gracilis kası
- Temporalis kası
Vücuttaki en ideal yedek kaslardan biri uyluk bölgesinin iç kısmında yer alan gracilis kasıdır. Bu kas yürümeyi veya koşmayı bozmadan bacak bölgesinden güvenle alınabilir. Cerrah, bu kası kendi atardamarı, toplardamarı ve siniri ile birlikte tamamen serbestleştirerek yüze taşır. Mikroskop altında bu damarlar yüzdeki damarlara milimetrik olarak dikilir ve kasa yeniden kan akışı sağlanır. Kasın siniri ise genellikle çiğneme sinirine bağlanır. Bu kasın yeni yerine alışması, kasılmaya başlaması ve hastanın gülümsemeyi yeniden öğrenmesi aylara yayılan titiz bir rehabilitasyon sürecini gerektirir.
İleri yaşta olan veya uzun süreli mikrocerrahi ameliyatları kaldıramayacak yapıdaki hastalar için ise şakak bölgesindeki temporalis kası kullanılır. Bu kasın bir kısmı yerinden serbestleştirilir ve ağız köşesine doğru kaydırılarak dikilir. Damar onarımı gerektirmeyen bu işlem çok daha kısa sürer. Hasta dişlerini her sıktığında bu kas ağız köşesini yukarı doğru çeker ve fonksiyonel bir asimetri düzelmesi sağlar.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci İle Birlikte Görülen Yüzdeki Çöküklük Nasıl Giderilir?
Tükürük bezi sadece bir salgı organı değil aynı zamanda yanak ile kulak arasında ciddi bir hacim kaplayan dolgun bir dokudur. Bu bez cerrahi olarak çıkarıldığında, geride gözle görülür bir boşluk ve çöküntü kalır. Yüzdeki asimetrinin tek nedeni kasların çalışmaması değildir; aynı zamanda hacimsel bir kayıp da söz konusudur. Dinamik onarımlarla yüz hareketleri geri kazandırılırken, bu anatomik çöküklüğün de giderilmesi estetik bütünlüğün sağlanması açısından son derece gereklidir.
Uygulanan başlıca estetik işlemler şunlardır:
- Otojen yağ enjeksiyonu
- Kancalı ip askılaması
Otojen yağ enjeksiyonu, hastanın kendi bedeninden elde edilen doğal bir dolgu maddesi işlemidir. Genellikle karın veya göbek çevresinden ince kanüllerle alınan yağ hücreleri, özel işlemlerle saflaştırılır. Elde edilen bu değerli hücreler, tükürük bezinin alındığı çökük bölgeye mikro enjektörlerle geri verilir. Bu hücreler sadece hacim sağlamakla kalmaz, içerdikleri kök hücreler sayesinde o bölgedeki derinin kalitesini, parlaklığını ve doku esnekliğini de ciddi anlamda artırır.
Yüze kas veya sinir nakli yapıldığında, bu yeni yapıların iyileşmesi ve çalışmaya başlaması için zamana ihtiyaç vardır. Erken dönemde yer çekiminin etkisiyle bu dokular sarkabilir ve atılan hassas dikişler zarar görebilir. Bunu engellemek için doku altına yerleştirilen özel kancalı iplerle yanak yukarı doğru asılır. Bu ipler, iyileşme döneminde nakledilen dokunun üzerindeki yükü hafifletir ve hastanın ameliyattan hemen sonra yüzündeki sarkmanın toparlandığını görmesini sağlayarak çok büyük bir moral kaynağı oluşturur.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Göz Sağlığını Nasıl Etkiler ve Nasıl Korunur?
Yüz felcinin belki de en tehlikeli ve acil müdahale gerektiren sonuçlarından biri göz kapaklarının kapanamamasıdır. Uyurken bile göz kapağının aralık kalması, gözün koruyucu gözyaşı tabakasından mahrum kalmasına neden olur. Bu kuruluk önlem alınmazsa kornea yüzeyinde yaralara, enfeksiyonlara ve sonu görme kaybına varan tablolara yol açabilir.
Göz sağlığını korumak için uygulanan yöntemler şunlardır:
- Altın plak uygulaması
- Tarsorafi
- Kaş askılama
En sık uygulanan ve son derece etkili olan yöntem üst göz kapağının içine küçük bir altın plakanın yerleştirilmesidir. Altın, insan vücuduyla mükemmel bir uyum içindedir ve alerji yapmaz. Hastanın göz kapağının ağırlığına göre özel olarak seçilen bu plak, lokal anestezi altında kapağın içine gizlenir. Hasta gözünü kapatmak istediğinde ve gözü açık tutan kas gevşediğinde, altının ağırlığı yer çekimiyle birlikte üst göz kapağını aşağıya doğru çeker ve gözün pasif de olsa tamamen kapanmasını sağlar. Alt kapağın sarkmasını toparlayan sıkılaştırma işlemleri ve düşen kaşların yukarı asılması da göz çevresi fonksiyonunu koruyan diğer önemli cerrahi adımlardır.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Sonrası Görülen İstemsiz Hareketler Nasıl Giderilir?
Felç geçiren sinirlerin iyileşme dönemi her zaman kusursuz bir haritayı takip etmeyebilir. İyileşen lifler, yanlış kas gruplarına bağlanarak iletişim karışıklığına neden olabilirler. Örneğin dudak hareketlerini kontrol etmesi gereken bir sinir ucu iyileşirken göz çevresi kaslarına bağlanabilir. Bu durumda hasta sadece gülümsemek isterken, gözü istemsiz bir şekilde sıkıca kapanır. Bu birlikte kasılma durumuna sinkinezi adı verilir.
Sinkinezi kontrolünde uygulanan yöntemler şunlardır:
- Botulinum toksini enjeksiyonu
- Karşı taraf kaslarının dengelenmesi
Halk arasında daha çok kozmetik amaçlı bilinen botulinum toksini, yüz felci tedavisinde eşsiz bir tıbbi silahtır. Plastik cerrahi uzmanları, hedeflenmiş kaslara minimal dozlarda bu enjeksiyonu yaparak, yanlış çalışan ve istemsiz kasılan kasların iletişimini geçici olarak keserler. Böylece hasta gülümserken gözü kapanmaz.
Ayrıca yüzün felçli tarafı tamamen kuvvetsiz kalırken, sağlam taraf bütün gücüyle çalışmaya devam eder. Sağlam taraftaki bu karşı konulamaz çekim gücü, yüzdeki asimetriyi ve ağız çarpıklığını çok daha belirgin bir hale getirir. Sağlam taraftaki aşırı aktif çalışan kaslara da küçük dozlarda enjeksiyon yapılarak o bölgenin çekim gücü biraz zayıflatılır. Böylece yüzün her iki tarafı güç olarak birbirine eşitlenir ve istirahat halinde bile yüzün o uyumlu, dengeli asimetrik ifadesi geri kazandırılmış olur.
Tükürük Bezi Ameliyatı Sonrası Yüz Felci Tedavisinde İz Bakımı Nasıl Yapılır?
Büyük bir tükürük bezi ameliyatı ve ardından gelebilecek rekonstrüktif cerrahiler, cilt üzerinde mecburi olarak kesiler yapılmasını gerektirir. Cerrahlar kesi planlamasını yaparken izleri kulak kıvrımlarına, saçlı derinin içine veya boynun doğal çizgilerine gizleyerek estetik kurallara azami özen gösterirler. Ancak her insanın genetik yara iyileşme potansiyeli farklıdır. Bazı bünyelerde ameliyat izleri kabarık, kızarık ve sert bir doku halinde iyileşme eğilimi gösterebilir.
İz yönetimi için kullanılan uygulamalar şunlardır:
- Silikon tabaka kullanımı
- Skar masajı
- Lazer uygulamaları
Ameliyattan sonra yara dudakları kaynadığında erken dönem iz bakımı başlar. İzin üzerini örten silikon jeller ve silikon örtüler, yara bölgesinin nemli kalmasını sağlayarak aşırı skar dokusu üretimini baskılar. Hastalara öğretilen özel masaj teknikleri dokunun yumuşamasını ve cilt seviyesine inmesini kolaylaştırır. Tüm bu çabalara rağmen iz hala rahatsız edici bir boyuttaysa, fraksiyonel lazer cihazları kullanılarak izin rengi açılır ve cilt dokusuyla tamamen bütünleşmesi sağlanır.
Tükürük bezi cerrahisi sonrasında gelişen yüz felci süreci, hastalar için şüphesiz ki hem fiziksel hem de ruhsal olarak uzun ve yorucu bir yoldur. Ancak modern mikroskobik cerrahinin sunduğu olağanüstü onarım teknikleri ve doğru zamanlamayla planlanmış kişiye özel yaklaşımlar sayesinde, bu tablo tamamen tersine çevrilebilir. Kopan sinirlerin saç telinden ince iplerle onarılması, farklı bölgelerden yeni kasların yüze taşınması ve hastanın kendi doğal dokularıyla sağlanan estetik dolgunluk, yeniden gülümsemeyi mümkün kılar.
Sıkça sorulan sorular

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.
2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.
2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
2006-2008 yılları arasında ABD’de Ohio, Cleveland’taki Cleveland Clinic’te Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk, dünyanın ise ikinci yüz naklini yapan Dr.Siemionow ile birlikte kompozit doku nakilleri üzerinde çalışmalarda bulundu.
2012 yılında Türkiye’nin ikinci, dünyanın ise tam yüz nakilleri içerisinde üçüncü, toplamda ise 22. yüz naklini başardı. Bu yüz nakli ile eş zamanlı olarak, dünyanın ilk dört uzuv nakli başkanlığını yaptığı geniş bir ekip tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
31 ve 32. Ulusal Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kongrelerinde deneysel ve klinik uzman yarışmalarında ikincilik ödülleri kazandı. 2023 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde El Cerrahisi doktorasını tamamladı.
American Society of ReconstructiveMicrosurgery, PlasticSurgeryResearchCouncil, Türk Plastik, Rekonstrük ve Estetik Cerrahi Derneği, Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği ve Türk El ve Üst Ekstremite Cerrahi Derneği üyesidir.
