Ankara’da jinekomasti ameliyatı, erkeklerde meme dokusunun hormon dengesizliği, yağ birikimi veya glandüler büyüme nedeniyle anormal şekilde artması durumunda uygulanan cerrahi bir tedavidir. İşlem, fazla yağ ve meme dokusunun çıkarılmasıyla göğüs konturunun daha düz ve erkeksi bir görünüme kavuşturulmasını amaçlar.
Ankara’da jinekomasti cerrahisi, hastanın meme dokusunun yapısına göre liposuction, glandüler doku eksizyonu veya kombine tekniklerle gerçekleştirilebilir. Operasyon genellikle genel ya da lokal anestezi altında uygulanır ve cerrahi planlama hastanın fiziksel muayenesi ile görüntüleme değerlendirmelerine göre yapılır.
Ankara’da erkek meme küçültme ameliyatı, estetik görünümün iyileştirilmesinin yanı sıra psikososyal rahatlama sağlamayı hedefler. Göğüs bölgesindeki belirgin büyüme, özgüven kaybına ve sosyal çekingenliğe yol açabildiğinden cerrahi müdahale hastaların yaşam kalitesini artıran önemli bir tedavi seçeneği olarak kabul edilir.
Ankara jinekomasti ameliyatı sonrası iyileşme süreci, kullanılan cerrahi tekniğe ve hastanın bireysel iyileşme kapasitesine bağlı olarak değişir. Operasyon sonrasında özel korse kullanımı, ödem kontrolü ve doktor önerilerine uygun bakım uygulanması, daha hızlı iyileşme ve optimal estetik sonuç elde edilmesi açısından önem taşır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Jinekomasti ameliyatı, erkeklerde meme bezesi büyümesi nedeniyle oluşan kadın tipi meme görünümünü düzeltmek amacıyla yapılan cerrahi müdahaledir. Hem estetik hem psikolojik nedenlerle uygulanabilir. |
| Amacı | Erkek göğsünü düz, maskülen ve doğal görünüme kavuşturmak; özgüveni artırmak; dar kıyafetlerde belirgin olan meme çıkıntısını ortadan kaldırmak. |
| Jinekomasti Tipleri | Glandüler (sadece bez dokusu), yağ dokusu ağırlıklı (lipomastya), mikst tip (bez + yağ dokusu); ameliyat tekniği tipe göre belirlenir. |
| Uygulama Türleri | Liposuction (yağ ağırlıklı jinekomasti), eksizyon (bez dokusunun çıkarılması), liposuction + eksizyon kombinasyonu. |
| Anestezi Türü | Genellikle genel anestezi altında yapılır; sınırlı vakalarda lokal anestezi + sedasyon da tercih edilebilir. |
| Operasyon Süresi | Ortalama 1–2 saat sürer. |
| İyileşme Süreci | İlk 3–5 gün hafif ağrı, morluk ve şişlik görülebilir. Kompresyon korsesi 4–6 hafta kullanılmalıdır. Günlük yaşama dönüş genellikle 3–7 gün içindedir. |
| Risk ve Komplikasyonlar | Enfeksiyon, asimetri, seroma, hematom, cilt altı düzensizlik, meme başında his kaybı, yetersiz doku çıkarımı veya çöküklük. |
| Kalıcılık Süresi | Cerrahi sonuçlar kalıcıdır; ancak kilo alımı veya hormonal dengesizlikler tekrar büyümeye neden olabilir. |
| Uygunluk Kriterleri | En az 1 yıl süredir stabil jinekomasti şikâyeti olan, ilaç veya hastalık kaynaklı nedenleri dışlanmış, genel sağlık durumu iyi olan bireyler. |
| Öncesi Hazırlık | Meme muayenesi, ultrasonografi, hormon testleri, karaciğer ve tiroit fonksiyon testleri, kan analizleri, sigaranın bırakılması. |
| Sonrası Bakım | Korse kullanımı, dikiş ve yara bakımı, ağır spor ve göğüs egzersizlerinden 4–6 hafta kaçınma, kontrollerin aksatılmaması. |
| Alternatif Uygulamalar | Diyet ve egzersiz (yalnızca yağ dokusunu azaltır, bez dokusuna etkisi yoktur), medikal tedavi (nadiren, erken evrede etkili olabilir). |
| Değerlendirme Süreci | Meme dokusu tipi ve miktarı, deri elastikiyeti, asimetri varlığı ve hastanın beklentileri değerlendirilerek kişiye özel cerrahi planlama yapılır. |
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı
Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.
2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.
2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
Devamını GörüntüleJinekomasti Ameliyatı Nedir?
Jinekomasti ameliyatı, erkeklerde meme dokusunun anormal büyümesi sonucu oluşan görünümün cerrahi yöntemlerle düzeltilmesini amaçlayan bir işlemdir. Hormonal dengesizlikler, kilo artışı veya bazı ilaçlar jinekomastiye neden olabilir. Ameliyat; fazla yağ dokusunun liposuction ile alınması, artmış meme bezinin cerrahi olarak çıkarılması veya her iki yöntemin birlikte uygulanması şeklinde gerçekleştirilir. Amaç, göğüs bölgesine daha düz ve erkeksi bir kontur kazandırmaktır.
Jinekomasti nedenleri nelerdir?
Hastalarımızla yaptığımız görüşmelerde en çok merak edilen konu “Bunu ben mi yaptım?” sorusudur. Çoğu zaman cevap hayırdır. Jinekomasti vakalarının çok büyük bir kısmı “idiopatik” dediğimiz, yani sebebi belirlenemeyen yapısal durumlardır. Ancak tetiği çeken bazı faktörler de mevcuttur.
Bu faktörlerden bazıları şunlardır:
- Ergenlik dönemindeki hormonal dalgalanmalar
- İleri yaşla birlikte testosteron seviyesinin düşmesi
- Aşırı kilo alımı ve obezite
- Böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıklar
- Karaciğer fonksiyon bozuklukları
- Tiroid bezi hastalıkları
- Testis tümörleri
- Hipofiz bezi rahatsızlıkları
Hangi ilaçlar jinekomasti gelişimini tetikler?
Tıbbi nedenlerin yanı sıra dışarıdan alınan bazı maddeler de hormon dengesini bozarak meme büyümesine yol açabilir. Özellikle vücut geliştirme sporuyla ilgilenen genç erkeklerde, kas kütlesini artırmak için bilinçsizce kullanılan takviyeler ciddi bir risk faktörüdür. Bu maddeler vücuda girdiğinde hormon döngüsünü bozar ve meme dokusunu büyütebilir.
Jinekomastiye zemin hazırlayabilen maddeler şunlardır:
- Anabolik steroidler
- Bazı antidepresan ilaçlar
- Yüksek tansiyon ilaçları
- Mide koruyucu bazı ilaçlar
- Prostat tedavisinde kullanılan ilaçlar
- Alkol tüketimi
- Uyuşturucu madde kullanımı
- Antibiyotik grubu bazı ilaçlar
Yalancı jinekomasti nedir ve nasıl ayırt edilir?
Klinik pratiğimizde tedavi planını değiştiren en önemli ayrım budur. Yalancı jinekomasti, adından da anlaşılacağı üzere, meme bezinin büyümesi değil meme bölgesinde aşırı yağ toplanması durumudur. Genellikle genel vücut yağlanması ile paralel gider. Dokunduğunuzda elinize sert bir kitle gelmez, doku yumuşaktır ve homojendir. Bu hastalar kilo verdiklerinde göğüslerinde belirgin bir küçülme görebilirler.
Gerçek jinekomastide ise durum farklıdır. Meme ucunun hemen arkasında, çevre yağ dokusundan çok daha sert, sınırları belli olan disk şeklinde veya ceviz büyüklüğünde bir doku hissedilir. Bu doku “glandüler” dokudur. Hasta zayıflasa bile bu doku erimez. Aksine, etrafındaki yağlar azaldığı için bu sert kitle daha da belirginleşir ve meme ucu dışarıya doğru sivrilir. Çoğu hastamızda ise bu iki durumun karışımı olan “mikst tip” görülür; yani hem yağ artışı vardır hem de meme bezi büyümüştür.
Ameliyat öncesi hangi tetkikler yapılmalıdır?
Jinekomasti sadece estetik bir sorun olarak ele alınmamalıdır. Ameliyat masasına yatmadan önce, bu büyümenin altında yatan ciddi bir sağlık sorunu olmadığından emin olmamız gerekir. Bu nedenle hastalarımızı detaylı bir incelemeye alırız. Eğer bir hormonal bozukluk varsa ve bu düzeltilmeden ameliyat yapılırsa, sorunun tekrarlama ihtimali olabilir.
- İstediğimiz rutin tetkikler şunlardır:
- Total ve serbest testosteron seviyeleri
- Östrojen düzeyi
- Prolaktin hormonu
- Tiroid fonksiyon testleri
- Karaciğer enzimleri
- Böbrek fonksiyon testleri
- Meme ultrasonografisi
- Gerekli durumlarda testis ultrasonu
Jinekomasti evrelemesi neden önemlidir?
Her jinekomasti hastası aynı değildir ve tek bir ameliyat yöntemi herkese uygulanamaz. Bu noktada Simon Sınıflaması dediğimiz bir sistemle hastalarımızı kategorize ederiz. Bu sınıflandırma, meme büyüklüğü ile deri fazlalığı arasındaki ilişkiye dayanır. Derinin kalitesi ve sarkma derecesi, ameliyatın tekniğini ve kalacak izi belirleyen en temel faktördür.
Jinekomasti evreleri şunlardır:
- Evre 1 (Hafif büyüme, deri fazlalığı yok)
- Evre 2A (Orta büyüme, deri fazlalığı yok)
- Evre 2B (Orta büyüme, az miktarda deri fazlalığı var)
- Evre 3 (Belirgin büyüme, ciddi deri fazlalığı ve sarkma var)
VASER Liposuction teknolojisi süreci nasıl değiştirdi?
Eskiden jinekomasti ameliyatları daha kaba yöntemlerle yapılır, iyileşme süreci zorlu geçerdi. Günümüzde ise VASER (Vibration Amplification of Sound Energy at Resonance) teknolojisi sayesinde çok daha hassas ve konforlu sonuçlar alabiliyoruz. VASER, ultrasonik ses dalgaları yayarak çalışır. Bu ses dalgaları, yağ hücrelerini hedefler ve onları bulunduğu yerden nazikçe söker.
Bu teknolojiyi klasik yöntemlerden ayıran en büyük özellik “doku seçiciliği”dir. Yani VASER probu yağları eritirken, hemen yanındaki kan damarlarına, sinirlere ve bağ dokusuna zarar vermez. Bu sayede ameliyat sonrası morarma çok daha az olur, kanama riski azalır ve iyileşme hızlanır.
Ancak VASER’in jinekomasti cerrahisindeki asıl devrim niteliğindeki etkisi cildi sıkılaştırma özelliğidir. Özellikle Evre 2B dediğimiz, derinin gevşek olduğu hastalarda, VASER enerjisi deriyi içeriden ısıtarak ütüler. Bu sayede deri kendini toplar ve kesi yapmaya gerek kalmadan düz bir göğüs elde etmemize olanak tanır. Ayrıca bu teknoloji ile “High Definition” dediğimiz, göğüs kası gölgelerinin belirginleştirildiği daha atletik bir görünüm tasarlayabiliyoruz.
Sadece yağ aldırmak yeterli midir?
Bu soruyla çok sık karşılaşıyoruz. Birçok hasta sadece liposuction ile sorunun tamamen çözüleceğini umar. Eğer hastada sadece yağ birikimi varsa (yalancı jinekomasti), evet, sadece liposuction yeterlidir. Ancak hastalarımızın çok büyük bir kısmında, yağ dokusunun altında sertleşmiş meme bezi de bulunur:
Liposuction kanülleri yağı çekebilir ama bu sert, lastik kıvamındaki bez dokusunu parçalayamaz. Eğer cerrah sadece yağı alır ve o sert dokuyu içeride bırakırsa, ameliyat sonrası meme ucu hala kabarık durur ve hasta sonucundan memnun kalmaz. Hatta yağ gidip bez kaldığı için görüntü daha da bozulabilir. Bu nedenle jinekomasti ameliyatlarının büyük çoğunluğunda kombine bir yaklaşım şarttır: Önce VASER ile yağlar alınır ve kontür düzeltilir, ardından içeride kalan sert doku cerrahi olarak çıkarılır.
Gland eksizyonu (doku çıkarılması) nasıl yapılır?
Meme bezinin çıkarılması işlemi cerrahinin en hassas kısmıdır. Burada amacımız o sert kitleyi alırken geride iz bırakmamak ve göğüs formunu bozmamaktır. Güncel pratikte “Pull-Through” tekniğini sıklıkla tercih ediyoruz. Bu teknikte, meme başında büyük kesiler yapmayız.
İşlem şu adımları içerir:
- Meme başı uyuşturulur
- Küçük bir giriş deliği açılır
- Sert doku özel aletlerle kavranır
- Doku parçalanarak dışarı çekilir
- Gerekirse minimal düzeltmeler yapılır
Bu yöntemde cerrahın tecrübesi çok kritiktir. Dokunun tamamını kazımak doğru değildir. Çünkü meme başının hemen altında hiç doku bırakmazsanız, iyileştiğinde meme ucu içeri çöker ve “krater deformitesi” dediğimiz çukurluk oluşur. Bu estetik olarak istenmeyen bir görüntüdür. Bu yüzden meme başının kanlanmasını bozmayacak ve onun dik durmasını sağlayacak kadar ince bir tabaka doku mutlaka koruyucu bir yastık olarak bırakılmalıdır.
Ameliyat izi kalır mı?
Erkek hastaların estetik cerrahiye mesafeli durmasındaki en büyük etken “ameliyat olduğum anlaşılır mı?” endişesidir. Modern tekniklerin en büyük avantajı, izleri gizleyebilme kabiliyetidir. VASER liposuction ve pull-through tekniği kullandığımız Evre 1 ve Evre 2 hastalarda, izler neredeyse yok denecek kadar azdır.
Giriş delikleri genellikle şu bölgelere saklanır:
- Koltuk altı kıvrımı
- Meme altı çizgisi
- Meme başı kenarı
Bu delikler sadece 3-4 milimetre çapındadır ve iyileştiklerinde belli belirsiz bir ben gibi görünürler. Ancak Evre 3 dediğimiz, memenin kadın memesi gibi sarktığı ve derinin çok bol olduğu nadir vakalarda durum farklıdır. Bu hastalarda deriyi toparlamak için meme başı etrafından deri çıkarmak zorunludur. Bu durumda meme başının etrafında dairesel bir iz kalabilir. Ancak bu iz de zamanla soluklaşır ve renk geçiş hattına oturtulduğu için çok dikkat çekmez.
Ameliyat ne kadar sürer ve anestezi tercihi nasıldır?
Ameliyat süresi yapılacak işlemin kapsamına göre değişmekle birlikte ortalama 60 ila 90 dakika arasındadır. Hasta konforu ve cerrahın rahat çalışabilmesi açısından genel anesteziyi tercih ederiz. Hasta tamamen uyur, hiçbir şey hissetmez ve uyandığında her şey bitmiş olur. Sadece çok sınırlı, ufak bir yağ alma işlemi yapılacaksa lokal anestezi ve sedasyon düşünülebilir ama standart yaklaşımımız genel anestezidir. Genellikle hastalarımız ameliyat günü akşamında veya ertesi sabah hastaneden taburcu edilirler.
Ameliyat sonrası ağrı olur mu?
Hastalarımızın en çok korktuğu konulardan biri ağrıdır. Ancak jinekomasti ameliyatı ağrı skalasında oldukça aşağılarda yer alır. Yani çok ağrılı bir ameliyat değildir. Hastalarımız durumu genellikle “ağrı” kelimesiyle değil “hamlık” veya “sıkışma” hissiyle tarif ederler. Sanki uzun süre spor salonunda göğüs çalışmışsınız da ertesi gün kaslarınız tutulmuş gibi bir histir.
Bu hissin nedenleri şunlardır:
- Kasların ödem yapması
- Deri altı dokunun iyileşmesi
- Korsenin baskısı
- Sinir uçlarının hassasiyeti
Basit ağrı kesicilerle bu süreç çok rahat atlatılır. İlk birkaç gün kollarınızı yukarı kaldırırken veya yataktan kalkarken hafif batmalar hissetmeniz doğaldır.
Ameliyat sonrası korse kullanımı neden önemlidir?
Ameliyattan çıkar çıkmaz hastamıza özel bir jinekomasti korsesi (yelek şeklinde) giydiririz. Bu korse, en az ameliyatın kendisi kadar sonucun başarısını etkiler. Korsenin görevi sadece sizi sıkmak değildir; boşaltılan deri altı alanın göğüs duvarına yapışmasını sağlar. Eğer korse takılmazsa, boşalan alana vücut sıvısı veya kan dolabilir (seroma veya hematom) ve deri gevşek kalabilir.
Korse kullanım kuralları şunlardır:
- İlk 3 hafta gece gündüz kullanım
- Sadece duş alırken çıkarma
- haftadan sonra sadece gündüz kullanım
- Toplam 6 haftalık süreç
- Korsenin potluk yapmaması
- Aşırı sıkı veya bol olmaması
İletişime Geçin!
İyileşme sürecinde neler yaşanır?
Eve döndüğünüzde ilk 3 günü dinlenerek geçirmenizi öneririz. Bu yatağa bağlı kalmak demek değildir; evin içinde yürüyüşler yapmak kan dolaşımı için çok faydalıdır. Sadece kollarınızı zorlayacak hareketlerden kaçınmanız gerekir. Masa başı iş yapanlar genellikle 3. veya 4. gün işlerine dönebilirler. Fiziksel güç gerektiren işlerde çalışanların ise 1 hafta dinlenmesi daha uygundur.
İyileşme sürecinin aşamaları şunlardır:
- İlk hafta ödemlerin en yoğun olduğu dönemdir
- İkinci haftadan itibaren morluklar sararıp geçer
- Üçüncü haftada dokuda sertleşmeler başlar
- Dördüncü haftada ödemin %60’ı inmiştir
- İkinci ayda dokular yumuşamaya başlar
Neden göğsümde sertlikler hissediyorum?
Ameliyattan sonraki 3. haftadan itibaren, elinize ameliyat bölgesinde sertlikler, topaklanmalar gelebilir. Bu durum hastaları çok endişelendirir ama tamamen normal bir iyileşme sürecidir. Tıpta buna “fibrozis” diyoruz. Vücut, işlem yapılan alanı onarmak için oraya yeni bağ dokusu örer ve bu da geçici sertliklere neden olur.
Bu sertlikleri gidermek için şunlar yapılmalıdır:
- Lenfatik masaj uygulaması
- Elle derin doku masajı
- Bol su tüketimi
- Hafif germe egzersizleri
Düzenli masajla bu sertlikler zamanla dağılır ve göğüs dokusu 3-6 ay içinde tamamen yumuşak, doğal kıvamına döner.
Spora ne zaman dönebilirim?
Aktif spor hayatı olan hastalarımız için bu kritik bir sorudur. Acele etmek, içerideki iyileşmeyi bozabilir ve şişlikleri artırabilir.
Spora dönüş takvimi şöyledir:
- Birinci hafta hafif yürüyüşler
- İkinci hafta tempolu yürüyüş
- Dördüncü hafta alt vücut ağırlık antrenmanı
- Altıncı hafta göğüs egzersizleri ve yüzme
- Sekizinci hafta tam kapasite spor
Jinekomasti ameliyatı riskleri nelerdir?
Her cerrahi müdahalede olduğu gibi jinekomasti ameliyatının da bazı riskleri vardır, ancak bunlar tecrübeli ellerde nadir görülür ve yönetilebilir durumlardır.
Olası komplikasyonlar şunlardır:
- Hematom (Deri altında kan birikmesi)
- Seroma (Deri altında sıvı birikmesi)
- Enfeksiyon
- Meme başında geçici his kaybı
- Asimetri
- Deri düzensizlikleri
- Yara iyileşmesi sorunları
Meme başında hissizlik sık görülen bir durumdur ancak genellikle geçicidir. Sinirler kendini onardıkça, 3 ila 6 ay içinde his geri gelir.
Jinekomasti tekrar eder mi?
Bu ameliyatın en güzel yanı sonuçların kalıcı olmasıdır. Meme bezi dokusu fiziksel olarak vücuttan çıkarıldığı için, o dokunun tekrar büyümesi biyolojik olarak mümkün değildir. Yağ hücreleri de VASER ile alındığı için o bölgede tekrar yağlanma olması zordur.
Ancak bazı istisnai durumlarda görüntü değişebilir.
Tekrar büyümeyi tetikleyebilecek durumlar şunlardır:
- Aşırı kilo alımı (20-30 kg gibi)
- Steroid kullanımı
- Ağır hormonal ilaç kullanımı
- Aşırı alkol tüketimi
Eğer hasta kilosunu korur ve hormon dengesini bozacak maddelerden uzak durursa, elde edilen o maskülen göğüs formu ömür boyu kalıcıdır.
Jinekomasti ameliyatının psikolojik etkileri nelerdir?
Bir plastik cerrah olarak ameliyat sonrası gördüğüm en büyük değişim göğüslerde değil hastanın gözlerindeki ışıltıda ve duruşundadır. Jinekomasti, erkeklerde ciddi bir özgüven kaybına, sosyal izolasyona ve duruş bozukluğuna (kifoz) neden olabilir. Hastalarımız yıllarca denize girmekten kaçınmış, hep bol tişörtler giymiş veya omuzlarını öne düşürerek yürümeyi alışkanlık haline getirmiş olabilirler.
Ameliyattan sonra bu yük kalktığında, hastanın kendine güveni müthiş bir hızla yerine gelir. Artık “Hangi tişörtü giyersem belli olmaz?” diye düşünmek zorunda kalmamak, plajda havluyla dolaşmamak ve dik yürüyebilmek, bu ameliyatın sunduğu en büyük hediyedir. Bu sadece fiziksel bir düzeltme değil aynı zamanda kişinin bedeniyle barışmasını sağlayan güçlü bir psikolojik rehabilitasyondur.
Jinekomasti Ameliyatı fiyatları ameliyatın yapılacağı hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir. Jinekomasti Ameliyatı Ankara'da plastik cerrahlar tarafından tarafından uygun alt yapıya sahip özel hastanelerde veya devlet hastanelerinde yapılır. Prof. Dr. Serdar Nasır'ın yorumları için Google Haritalar veya Doktor Sitesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Jinekomasti Ameliyatı öncesi sonrası fotoğrafları için Instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz. Jinekomasti Ameliyatı Fiyatları 2026
Ankara'da Jinekomasti Ameliyatı Yapan Doktorlar & Hastaneler
Jinekomasti Ameliyatı Olanların Yorumları
Jinekomasti Ameliyatı Öncesi Sonrası Fotoğrafları
Sıkça Sorulan Sorular
Erkeklerde meme bezinin anormal büyümesiyle oluşan jinekomasti; ağrı, hassasiyet ya da estetik rahatsızlık oluşturuyorsa cerrahi müdahale önerilir.
Hafif vakalarda liposuction yeterli olabilir. Sert ve yoğun meme dokusu varsa cerrahi olarak glandüler doku çıkarılır. Gerekli durumlarda her iki yöntem kombine edilir.
Kesiler genellikle meme başı çevresinden yapılır ve estetik dikişlerle kapatılır. Zamanla izler solar ve çoğu hastada fark edilmez hale gelir.
Meme bezleri tamamen çıkarıldığında tekrar büyüme riski oldukça düşüktür. Ancak hormonal bozukluklar veya aşırı kilo alımı durumunda yeniden büyüme görülebilir.
İlk günlerde hafif ağrı, ödem ve morluklar görülebilir. Çoğu hasta 3-7 gün içinde günlük yaşamına dönebilir. Spora dönüş genellikle 3-4 hafta sonra mümkündür.
Evet, özel göğüs korsesi yaklaşık 3-4 hafta kullanılır. Bu, ödemin azalmasına ve cildin yeni kontura uyum sağlamasına yardımcı olur.
Ergenlik sonrası kalıcı hale gelen jinekomasti vakalarında genellikle 18 yaşından itibaren cerrahi uygulanabilir. Nadiren 16-17 yaşta da yapılabilir.
Jinekomasti sosyal çekingenlik, beden algısı bozukluğu ve özgüven kaybına yol açabilir. Ameliyat sonrası psikolojik rahatlama ve özgüven artışı belirgin olur.
Lokal anestezi ve sedasyonla yapılabilir. Daha geniş doku çıkarımı gereken durumlarda veya hasta konforu için genel anestezi tercih edilebilir.
Yağ birikimine bağlı psödoginekomasti, kas hipertrofisi veya meme kistleri jinekomastiyle karıştırılabilir. Ayırıcı tanı için fizik muayene ve ultrason gerekebilir.
Son Yazılar
Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]
Devamını Oku ➜Oca
Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]
Devamını Oku ➜Oca
Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]
Devamını Oku ➜Oca
Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]
Devamını Oku ➜Oca
Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]
Devamını Oku ➜Ara
Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]
Devamını Oku ➜Ara
