Meme küçültme ameliyatı, Ankara’da büyük ve ağır memelerin neden olduğu fiziksel rahatsızlıkları azaltmak ve meme boyutunu vücut oranlarıyla uyumlu hale getirmek amacıyla uygulanan cerrahi bir işlemdir. Bu operasyon, sırt ve boyun ağrısını azaltmayı, duruşu iyileştirmeyi ve estetik açıdan dengeli bir meme formu oluşturmayı hedefler.

Ankara’da meme küçültme ameliyatı, fazla meme dokusu, yağ ve deri dokusunun cerrahi olarak çıkarılmasıyla gerçekleştirilir ve meme yeniden şekillendirilir. İşlem sırasında meme başı anatomik konumuna taşınır ve memenin daha dik bir form kazanması sağlanır. Operasyon genel anestezi altında yapılır ve planlama hastanın vücut yapısına göre belirlenir.

Meme küçültme ameliyatı, özellikle büyük meme hacmine bağlı sırt, boyun ve omuz ağrısı yaşayan kişiler açısından önem taşır. Meme altında pişik, omuzlarda sütyen izi ve günlük aktivitelerde hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler için cerrahi tedavi fonksiyonel ve estetik faydalar sağlayabilir.

Ankara’da modern meme küçültme teknikleri, gelişmiş cerrahi yöntemler ve kişiye özel planlama ile daha doğal ve simetrik sonuçlar elde edilmesini amaçlar. Ameliyat sonrası süreçte düzenli takip, uygun korse kullanımı ve iyileşme protokollerine uyum, operasyon sonuçlarının kalıcılığı ve hasta memnuniyeti açısından önemli rol oynar.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım Meme küçültme (reduktion mamoplasti), büyük ve sarkık memelerde hem hacmi azaltmak hem de memeye daha estetik bir şekil kazandırmak amacıyla fazla meme dokusu, yağ ve deri çıkarılarak yapılan cerrahi işlemdir.
Amacı Aşırı büyük memelerin neden olduğu sırt, omuz ve boyun ağrıları ile duruş bozukluklarını gidermek, fiziksel aktiviteleri kolaylaştırmak ve estetik görünüm sağlamak.
Uygulama Türleri Vertikal (dikey skar), ters T (ankrafor), kısa skar teknikleri; aynı işlemde meme başı yeniden konumlandırılır ve meme dikleştirme gerçekleştirilir.
Anestezi Türü Genellikle genel anestezi altında yapılır.
Operasyon Süresi Ortalama 2–4 saat sürer.
İyileşme Süreci İlk hafta dinlenme önerilir. Şişlik ve morluklar 2–3 hafta içinde azalır. Medikal sütyen 4–6 hafta kullanılmalıdır. Tam iyileşme süreci 6–8 haftayı bulabilir.
Risk ve Komplikasyonlar Enfeksiyon, kanama, yara açılması, his kaybı (özellikle meme başında), süt verme kapasitesinde azalma, iz kalması, asimetri, doku kaybı (nadir).
Kalıcılık Süresi Cerrahi sonuçlar genellikle uzun sürelidir; ancak kilo alımı, hamilelik veya yaşlanma ile yeniden büyüme veya sarkma görülebilir.
Uygunluk Kriterleri Aşırı büyük memelere bağlı fiziksel veya psikolojik şikâyetleri olan, genel sağlık durumu iyi, gerçekçi beklentilere sahip bireyler.
Öncesi Hazırlık Meme muayenesi, ultrasonografi veya mamografi (gerekirse), kan testleri, sigaranın bırakılması, cerrahi planlama ve iz yerinin belirlenmesi.
Sonrası Bakım Medikal sütyen kullanımı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınma, yara ve dikiş bakımı, sırt üstü yatış, düzenli kontrol muayeneleri.
Alternatif Uygulamalar Diyet ve egzersiz (meme dokusu yağlı ise kısmen etkili olabilir ama şekil bozukluğu ve sarkmayı gideremez). Cerrahi dışı kalıcı küçültme mümkün değildir.
Değerlendirme Süreci Meme hacmi, sarkma derecesi, cilt elastikiyeti, meme başı konumu ve hasta beklentileri dikkate alınarak kişiye özel cerrahi teknik planlanır.
Prof. Dr. Serdar Nasır
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.

2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.

2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Devamını Görüntüle

Meme Küçültme Ameliyatı Nedir?

Meme küçültme ameliyatı (redüksiyon mamoplasti), büyük ve ağır memelerin neden olduğu fiziksel ve psikolojik rahatsızlıkları gidermek amacıyla uygulanan cerrahi bir işlemdir. Aşırı meme hacmi; sırt, boyun ve omuz ağrısı, duruş bozukluğu ve cilt problemlerine yol açabilir. Ameliyat sırasında fazla meme dokusu, yağ ve deri çıkarılır; meme yeniden şekillendirilir ve meme başı ideal konuma taşınır. Amaç, vücutla orantılı, hafif ve estetik bir meme görünümü sağlamaktır.

Meme küçültme ameliyatına kimler ihtiyaç duyar ve doğru adaylar kimlerdir?

Meme hipertrofisi dediğimiz, memelerin vücut oranlarına göre aşırı büyük olması durumu dışarıdan bakıldığında anlaşılması zor, ancak yaşayan için oldukça zahmetli bir süreçtir. Hastalarımın çoğu, ergenlik döneminden itibaren başlayan ve yıllar içinde artan şikayetlerle bana başvururlar. Bu şikayetler sadece estetik kaygılarla sınırlı değildir; aksine, hayatın her anına sirayet eden fiziksel zorlukları içerir:

Bu ameliyatı düşünen hastalarda en sık rastladığımız fiziksel belirtiler şunlardır:

  • Kronik boyun ağrısı
  • Sırt ağrısı
  • Omuzlarda derin sütyen askısı izleri
  • Meme altı bölgesinde pişikler
  • Mantar enfeksiyonları
  • Kötü koku oluşumu
  • Duruş bozukluğu
  • Fiziksel aktivitede kısıtlanma
  • Sırt üstü yatarken nefes darlığı

Psikolojik boyut da en az fiziksel boyut kadar önemlidir. Büyük memelere sahip kadınlar, genellikle bol kıyafetler giyerek vücut hatlarını saklama eğilimindedirler. Özellikle genç hastalarda bu durum sosyal ortamlardan kaçınmaya, denize veya havuza girmekten çekinmeye ve ciddi özgüven problemlerine yol açabilir. Eğer fiziksel gelişiminiz tamamlanmışsa, hormonal bir dengesizliğiniz yoksa ve beklentileriniz gerçekçi ise bu ameliyat için uygun bir aday olabilirsiniz. Amacımız sizi “mükemmel” değil vücudunuzla barışık, sağlıklı ve orantılı bir görünüme kavuşturmaktır.

Meme anatomisi ve vasküler yapı cerrahi planlamayı nasıl etkiler?

Bir cerrah olarak meme küçültme ameliyatına yaklaşımım, bir mimarın restorasyon projesine yaklaşımına benzer. Sadece duvarları yıkıp (doku çıkarıp) binayı küçültmek yetmez; içerideki elektrik tesisatını (sinirler) ve su borularını (damarlar) koruyarak sistemi yeniden çalışır hale getirmek gerekir. Memenin derin anatomisine hakim olmak, bu ameliyatın en kritik noktasıdır.

Meme, rastgele kesilip biçilecek bir yağ kütlesi değildir. İçinde süt kanalları, damarlar ve çok hassas sinir ağları barındıran canlı bir organdır. Cerrahi planlamayı yaparken “pedikül” dediğimiz bir yapı tasarlarız. Pedikül, meme ucunun (Nipple-Areola Kompleksi) yeni yerine taşınırken canlı kalmasını sağlayan, içinde damar ve sinirlerin korunduğu bir doku köprüsüdür.

Bu köprünün tasarımı şu faktörlere göre değişir:

  • Memenin büyüklüğü
  • Meme ucunun aşağı sarkma derecesi
  • Deri kalitesi
  • Hastanın yaşı
  • Sigara kullanımı öyküsü

Örneğin çok uzun ve sarkık bir memede, meme ucunu çok yukarılara taşımak gerektiğinde, kan dolaşımının en güvenli olduğu pedikül yöntemini seçmek zorundayız. Aksi takdirde, kan dolaşımı bozulabilir ve doku kayıpları yaşanabilir. Bu nedenle her hastaya aynı teknik uygulanmaz; anatominiz cerrahi haritamızı belirler.

Ameliyat öncesi hazırlık sürecinde nelere dikkat edilmelidir?

Ameliyat kararı verdiğimizde, sizi güvenli bir cerrahiye hazırlamak için detaylı bir sürece başlarız. Bu süreç ameliyat masasına yattığınız andan çok önce başlar. İlk olarak meme dokusunun sağlığından emin olmamız gerekir. Bu yüzden 40 yaş üzerindeki her hastamdan mutlaka güncel bir mamografi isterim. 40 yaş altındaki hastalar için ise meme ultrasonografisi genellikle yeterlidir. Bu tetkikler, hem içeride sinsi bir kitle olup olmadığını gösterir hem de ameliyat sonrası takiplerimiz için elimizde bir referans görüntü olmasını sağlar.

Hazırlık sürecinin en katı kuralı ise sigara kullanımıyla ilgilidir. Sigara, içerdiği maddeler nedeniyle kılcal damarları büzüştürür ve kan akışını ciddi oranda azaltır. Meme küçültme ameliyatında dokuların iyileşmesi ve meme ucunun canlı kalması, tamamen o bölgedeki mikro kan dolaşımına bağlıdır. Sigara içen hastalarda yara iyileşmesi çok zorlaşır, dikiş hatlarında açılmalar olabilir ve en kötüsü meme ucu kaybı riski artar. Bu yüzden ameliyattan en az 3-4 hafta önce sigarayı tamamen bırakmanızı şart koşarım.

Ameliyat öncesi kesilmesi veya dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Sigara
  • Elektronik sigara
  • Nargile
  • Aspirin
  • E vitamini
  • Ginseng
  • Ginkgo biloba
  • Koenzim Q10
  • Kiraz sapı çayı
  • Yeşil çay

Bu listeye uymak, ameliyat sırasındaki kanama riskini azaltır ve iyileşme sürecinizi çok daha konforlu hale getirir. Ayrıca kronik bir hastalığınız (diyabet, hipertansiyon gibi) varsa, ilgili branş doktorlarından da onay alarak süreci yönetiriz.

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!

Hangi teknik tercih edilmeli: Vertikal mi yoksa Ters T mi?

Hastalarım genellikle internette yaptıkları araştırmalardan sonra “Hocam ben izsiz olsun diye lolipop teknik istiyorum” diyerek gelirler. Ancak hangi tekniğin kullanılacağı, hastanın isteğinden ziyade mevcut meme yapısının zorunluluklarına göre belirlenir. Amacımız en az izle en iyi formu yakalamaktır, ancak formu feda edecek kadar izden kaçınmak, uzun vadede şekilsiz bir meme ile sonuçlanabilir.

Güncel pratikte sıkça kullandığımız teknikler şunlardır:

  • Vertikal Mamoplasti (Lolipop Tekniği):

Bu yöntem genellikle orta büyüklükteki memeler ve aşırı sarkıklığı olmayan dokular için uygundur. İzin şekli lolipop şekerine benzediği için bu ismi almıştır; meme başı çevresinde bir daire ve oradan aşağı inen dikey bir çizgi vardır. Meme altı oluğunda yatay bir iz olmaz. Bu teknikle memeyi toparlayıp dikleştirmek mümkündür ancak çok fazla deri çıkarılması gereken durumlarda yetersiz kalabilir.

  • Inverted-T (Ters T / Çapa) Tekniği:

Çok büyük (gigantomasti) ve ileri derecede sarkmış memelerde altın standarttır. Eğer meme ucu, olması gereken yerden 10-15 cm veya daha aşağıdaysa, deriyi hem dikey hem de yatay düzlemde toparlamak gerekir. Bu durumda iz; meme başı çevresi, dikey hat ve meme altı oluğuna oturan yatay çizgi şeklindedir. “Çapa” izi olarak da bilinir. Bu teknik, cerraha memeyi şekillendirme konusunda büyük bir özgürlük tanır ve uzun dönemde memenin tekrar sarkmasını daha iyi engeller.

Teknik seçimini belirleyen ana faktörler şunlardır:

  • Meme hacmi
  • Sarkıklık derecesi
  • Deri elastikiyeti
  • Meme ucu pozisyonu

Sadece liposuction ile meme küçültme mümkün müdür?

Bu soruyla çok sık karşılaşıyorum. Liposuction, yani yağ alma işlemi, meme küçültme ameliyatlarında çok önemli bir yardımcıdır ancak tek başına bir çözüm olması nadirdir. Memenin yapısı sadece yağdan oluşmaz; içinde sert süt bezleri (glandüler doku) ve bağ dokusu da vardır. Liposuction kanülleriyle yağları alabiliriz ancak süt bezlerini almak zordur.

Ayrıca meme küçültme isteyen hastaların çoğunda deri fazlalığı ve sarkma mevcuttur. İçi dolu bir balonu düşünün; havasını (yağını) aldığınızda balon küçülür ama derisi büzüşüp sarkar. Eğer deriyi kesip çıkarmazsak (cerrahi küçültme yapmazsak), sadece liposuction yapıldığında elinizde daha küçük ama içi boşalmış ve daha çok sarkmış bir meme kalır.

Biz liposuction’ı genellikle şu amaçlarla kullanırız:

  • Koltuk altı yağlarını almak
  • Yan bölgeleri inceltmek
  • Meme geçişlerini yumuşatmak
  • Sütyen hattındaki fazlalıkları gidermek

Bu “kombine” yaklaşım memenin göğüs kafesiyle daha estetik bir bütünlük sağlamasına yardımcı olur ve sonuçların daha pürüzsüz görünmesini sağlar.

Meme ucu duyusu ve kan dolaşımı operasyonda nasıl korunur?

Meme küçültme ameliyatlarında en büyük korkulardan biri his kaybıdır. Meme ucunun duyusu ve cinsel uyarılabilirliği kadınlar için çok önemlidir. Ameliyat sırasında kullandığımız “pedikül” tekniği, aslında tam da bunu korumak için geliştirilmiştir.

Meme duyusu, temel olarak kaburgaların arasından gelen sinir dalları (özellikle 4. interkostal sinirin yan dalı) ile taşınır. Biz cerrahlar, doku çıkarırken bu sinirlerin geçtiği yolları bilir ve oradaki doku bloğunu koruyarak çalışırız. Özellikle medial (iç) veya superomedial (üst-iç) pedikül dediğimiz tekniklerde, sinir ağları büyük oranda doku bloğunun içinde güvende kalır.

Ancak şunu bilmekte fayda var; ameliyattan hemen sonra meme ucunda geçici his değişiklikleri olabilir. Bu bazen hissizlik şeklinde, bazen de aşırı hassasiyet (elektrik çarpması gibi) şeklinde kendini gösterir. Bu durum dokuların ödemine ve sinirlerin geçici şokuna bağlıdır.

Duyu iyileşmesiyle ilgili bilinmesi gerekenler şunlardır:

  • İlk haftalar hissizlik normaldir
  • Zamanla karıncalanmalar başlar
  • Tam dönüş 6-12 ay sürebilir
  • Sigara içmeyenlerde iyileşme hızlıdır
  • Genç hastalarda adaptasyon yüksektir

Çok aşırı büyük memelerde, sinirler yıllarca gerildiği ve ameliyatta uzun bir mesafe taşındığı için his kaybı riski bir miktar daha yüksektir ancak kalıcı tam his kaybı nadir görülen bir durumdur.

Ameliyat günü ve hastane süreci nasıl işler?

Ameliyat günü sabahı hastaneye aç karnına gelirsiniz. Odanıza yerleştikten sonra, sizi ayakta muayene edip çizimlerimi yaparım. Bu çizimler, ameliyatın haritasıdır ve ayakta yapılması çok önemlidir çünkü yattığınızda memenin şekli değişir. Çizimlerden sonra anestezi ekibi sizi değerlendirir ve ameliyathaneye inersiniz.

Ameliyat genel anestezi altında yapılır, yani tamamen uyursunuz ve hiçbir şey hissetmezsiniz. Süre, memenin büyüklüğüne göre ortalama 2.5 ila 4 saat arasında değişir. Ameliyat bitiminde, içeride birikebilecek kan ve sıvıları dışarı almak için “dren” adını verdiğimiz ince hortumlar yerleştiririz. Dren kelimesi hastaları korkutabilir ama aslında iyileşme sürecinizin en büyük dostudur; morlukları ve şişlikleri azaltır.

Hastane sürecinde şunlar yaşanır:

  • Ameliyat sonrası özel sütyen giydirilir
  • 4-6 saat sonra yürütülürsünüz
  • Hafif gıda alımı başlar
  • Ağrı kesicilerle konfor sağlanır
  • Genellikle 1 gece yatış yapılır
  • Ertesi gün dren kontrolü yapılır

Eğer drenlerden gelen miktar azsa, taburcu olmadan önce drenleri çekeriz. Dren çekimi saniyelik bir işlemdir ve sanılanın aksine acılı değildir.

İletişime Geçin!

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!


    İyileşme süreci ve normal hayata dönüş nasıldır?

    Meme küçültme ameliyatı sonrası ağrı, hastalarımın en çok şaşırdığı konudur. Çoğu hasta, “Hocam beklediğimden çok daha rahattı” der. Hissedilen şey keskin bir acıdan ziyade, sanki çok ağır spor yapmışsınız gibi bir kas tutulması ve baskı hissidir. Bu his de basit ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınabilir.

    Eve döndüğünüzde ilk birkaç gün dinlenmenizi isteriz ancak bu yatak döşek yatmak anlamına gelmez. Ev içinde yürüyüşler yapmak, kan dolaşımını hızlandırır ve iyileşmeyi destekler.

    İyileşme sürecinde dikkat edilecekler şunlardır:

    • Sırt üstü yatmak
    • Kolları yukarı zorlamamak
    • Ağır yük kaldırmamak
    • Sporcu sütyenini çıkarmamak
    • Bol su tüketmek
    • Proteinden zengin beslenmek

    Duş alma iznini genellikle 3. veya 4. gün veririz. Sosyal hayata ve masa başı işlere dönüş ise ortalama 1 hafta 10 gün içinde mümkündür. Ancak spor salonuna dönmek, yüzmek veya ağır egzersizler yapmak için 6 haftalık bir sabır süreci gerekir.

    İlk haftalarda memeleriniz size çok yukarıda, çok sert ve şekilsiz gelebilir. Alt kısımlar basık, üst kısımlar çok dolgun görünebilir. Bu tamamen normaldir. Biz buna “kutu” görünümü deriz. Haftalar geçtikçe ödemler iner, dokular yumuşar ve yerçekiminin etkisiyle meme doğal formuna oturur.

    Ameliyat izleri kalıcı mıdır ve zamanla nasıl değişir?

    Plastik cerrahide dürüstlük esastır: Deri bütünlüğünün bozulduğu her yerde iz kalır. “İzsiz meme küçültme” diye bir şey yoktur. Ancak bizim sanatımız, bu izleri gizlenebilir alanlara yerleştirmek ve en ince şekilde iyileşmesini sağlamaktır.

    İzlerin olgunlaşma süreci yaşayan bir süreçtir. Ameliyattan hemen sonra izler ince çizgiler halindedir. 1. aydan itibaren, vücudun iyileşme mekanizması gereği izler kızarır, belirginleşir ve bazen sertleşir. Bu durum hastaları endişelendirebilir ama geçici bir evredir. 6. aydan sonra renk solmaya başlar, izler yumuşar ve ten rengine yaklaşır.

    İz kalitesini etkileyen faktörler şunlardır:

    • Genetik yatkınlık
    • Sigara kullanımı
    • Deri rengi
    • Ameliyat sonrası bakım
    • Silikon bant kullanımı
    • Güneşten korunma

    Hastalarımın çoğu, ameliyattan 1 yıl sonra kontrole geldiklerinde, izlerin sütyen altında kalmasından ve soluklaşmasından dolayı bu konuyu artık dert etmediklerini söylerler. Kazanılan konfor ve estetik görünüm, kalan ince izlerin çok ötesindedir.

    Emzirme ve kanser riski bu ameliyattan etkilenir mi?

    Meme küçültme düşünen genç kadınların en büyük sorusu “Bebeğimi emzirebilir miyim?” oluyor. Modern tekniklerde, meme ucu ve altındaki süt kanalları bir bütün olarak korunur. Süt bezlerinin bir kısmı küçültme işlemi sırasında çıkarılır, bu da süt miktarında bir miktar azalmaya neden olabilir. Ancak kanalların ana yapısı korunduğu için emzirme yeteneği teorik olarak devam eder.

    Yine de tıpta %100 garanti yoktur. Meme ucunun tamamen kesilip yama yapıldığı (serbest meme ucu grefti) çok nadir teknikler dışında, emzirme şansınız yüksektir.

    Meme kanseri riski konusuna gelince; bu ameliyat kanser riskini artırmaz, aksine azaltır. Çünkü meme dokusunun hacmi küçüldüğünde, kanser gelişebilecek potansiyel doku miktarı da azalmış olur. Ayrıca ameliyatta çıkardığımız her parça patoloji laboratuvarına gönderilir ve mikroskobik olarak incelenir. Bu sayede ameliyat öncesinde radyolojik olarak görülmeyen milimetrik, gizli patolojileri bile yakalama şansımız olur. Bu yönüyle ameliyat, aynı zamanda bir “check-up” niteliği taşır.

    Olası komplikasyonlar ve riskler nelerdir?

    Her cerrahi işlemin riskleri vardır ve bunları bilerek yola çıkmak en doğrusudur. Meme küçültme ameliyatı genel olarak güvenli bir ameliyattır ancak komplikasyonsuz cerrahi yoktur, yönetilebilir komplikasyon vardır:

    Karşılaşabileceğimiz olası sorunlar şunlardır:

    • Hematom
    • Enfeksiyon
    • Yara açılması
    • Yağ nekrozu
    • Asimetri
    • Duyu değişiklikleri
    • Alerjik reaksiyonlar

    En sık gördüğümüz sorun, özellikle Ters T tekniğinde dikişlerin birleştiği “T” noktasında, kan dolaşımının en zayıf olduğu yerde ufak deri açılmalarıdır. Bunlar genellikle pansumanlarla kendiliğinden iyileşir. En korkulan komplikasyon olan meme ucu kaybı (nekroz) ise çok nadirdir ve genellikle ağır sigara içicilerinde veya kontrolsüz diyabet hastalarında görülür. Bu riskleri minimuma indirmek için ameliyat öncesi ve sonrası kurallara uymak hayati önem taşır.

    Meme küçültme sonrası yaşam kalitesi nasıl artar?

    Ameliyat sonrası süreç tamamlandığında, hastalarımda gördüğüm değişim sadece fiziksel değildir; duruşları, bakışları ve enerjileri değişir. Yıllardır kambur durarak gizlemeye çalıştıkları bedenlerini artık dik ve gururla taşırlar.

    Hastalarımın en sık paylaştığı geri bildirimler şunlardır:

    • Sırt ağrılarının geçmesi
    • İstenilen kıyafeti giyebilmek
    • Sütyen bulma kolaylığı
    • Spor yaparken özgürlük
    • Uyku kalitesinin artması
    • Özgüven tazelenmesi
    • Cilt sorunlarının bitmesi

    Meme Küçültme Ameliyatı Fiyatları 2026

    Meme Küçültme Ameliyatı fiyatları ameliyatın yapılacağı hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.

    Ankara'da Meme Küçültme Ameliyatı Yapan Doktorlar & Hastaneler

    Meme Küçültme Ameliyatı Ankara'da plastik cerrahlar tarafından tarafından uygun alt yapıya sahip  özel hastanelerde veya devlet hastanelerinde yapılır.

    Meme Küçültme Ameliyatı Olanların Yorumları

    Prof. Dr. Serdar Nasır'ın yorumları için Google Haritalar veya Doktor Sitesi'ni ziyaret edebilirsiniz.

    Meme Küçültme Ameliyatı Öncesi Sonrası Fotoğrafları

    Meme Küçültme Ameliyatı öncesi sonrası fotoğrafları için Instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz.

     

    Sıkça Sorulan Sorular

    Sırt ve boyun ağrısı, omuzlarda sütyen izi, duruş bozukluğu, meme altında pişik ve mantar gibi fiziksel şikayetler nedeniyle yapılır. Aynı zamanda meme görünümünün daha estetik ve orantılı hale getirilmesi amaçlanır.

    Alınan doku miktarı memenin büyüklüğüne, iki meme arasındaki simetri ihtiyacına ve hastanın beklentilerine göre değişir. Gerekli durumlarda meme dokusu, fazla cilt ve yağ dokusu birlikte çıkarılır.

    Süt kanallarının korunmasına özen gösterilen tekniklerde emzirme çoğu hastada mümkündür. Ancak bazı vakalarda süt üretimi etkilenebilir; bu durum cerrahi tekniğe ve kişisel yapıya bağlıdır.

    Geçici his azalması sık görülür ve genellikle birkaç ay içinde normale döner. Kalıcı his kaybı nadirdir ve uygun cerrahi teknikle riski minimuma indirilebilir.

    Evet, çıkarılan meme dokusu tekrar büyümez. Ancak ciddi kilo alımı, hormonal değişiklikler veya gebelik gibi durumlar memelerde yeniden büyümeye yol açabilir.

    İlk birkaç gün istirahat önerilir. Çoğu hasta 1-2 hafta içinde günlük yaşamına dönebilir. Meme formunun tamamen oturması ise birkaç ay sürebilir.

    Evet, cerrahiye bağlı izler oluşur. Ancak bu izler genellikle meme altı kıvrımında ve meme başı çevresinde kalır. Zamanla solar ve uygun bakım ile daha az belirgin hale gelir.

    Evet, büyük memelere bağlı kamburluk ve hareket kısıtlılığı şikayetleri ameliyat sonrası belirgin şekilde azalır. Duruş düzelir ve fiziksel aktiviteler daha rahat yapılabilir.

    Genellikle 4-6 hafta boyunca destekleyici medikal sütyen veya spor sütyeni kullanılması önerilir. Bu, iyileşmeyi hızlandırır ve meme formunun korunmasına yardımcı olur.

    Evet, kadınlar ameliyat sonrası kendilerini daha rahat ve estetik hisseder. Vücut algısı iyileşir, kıyafet seçimi kolaylaşır ve özgüven belirgin şekilde artar.

    Son Yazılar

    Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]

    Devamını Oku ➜
    Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]

    Devamını Oku ➜
    Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]

    Devamını Oku ➜
    Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]

    Devamını Oku ➜
    Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜