El ve bilek artrozu, bu eklemlerde kıkırdak dokunun zamanla aşınmasıyla gelişen dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Genellikle ileri yaşlarda görülür ve ağrı, sertlik, hareket kısıtlılığı gibi belirtilerle kendini gösterir. Erken dönemde konservatif tedaviyle semptomlar kontrol altına alınabilir.
En sık etkilenen bölgelerden biri başparmak kökündeki karpometakarpal (CMC) eklemdir. Kadınlarda daha sık görülür ve tekrarlayıcı el kullanımı risk faktörüdür. Bu bölgedeki artroz, kavrama gücünü azaltabilir ve günlük yaşam aktivitelerini zorlaştırabilir.
Tanı, hastanın şikâyetleri ve fizik muayene bulgularına dayanarak konur; direkt grafilerde eklem aralığında daralma, osteofit oluşumu ve subkondral skleroz izlenebilir. Ayırıcı tanı için romatolojik testler de istenebilir. Klinik ve radyolojik uyum tedaviye yön verir.
Tedavi seçenekleri arasında istirahat, atel kullanımı, nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar ve fizik tedavi bulunur. İleri vakalarda cerrahi seçenekler değerlendirilir; örneğin artroplasti veya füzyon. Hedef, ağrıyı azaltmak ve fonksiyonu mümkün olduğunca korumaktır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | El ve bilek artrozu (osteoartrit), eklem kıkırdağının zamanla aşınması ve eklem yapılarının bozulmasıyla karakterize, kronik ve ilerleyici dejeneratif bir eklem hastalığıdır. |
| Sıklık | En sık görülen eklem hastalıklarından biridir. Orta ve ileri yaşlarda, özellikle kadınlarda ve menopoz sonrası dönemde daha yaygındır. |
| Tutulan Eklem Bölgeleri | Başparmak kök eklemi (1. karpometakarpal eklem – CMC), distal interfalangeal (DİF), proksimal interfalangeal (PİF) eklemler, bilek eklemi. |
| Nedenleri | Yaşlanma, genetik yatkınlık, tekrarlayan mikrotravmalar, önceki eklem yaralanmaları, aşırı el kullanımı, hormonal faktörler. |
| Belirtiler | Eklem ağrısı (özellikle kullanım sonrası), sertlik (özellikle sabahları kısa süreli), şişlik, hassasiyet, hareket kısıtlılığı, şekil bozukluğu (ör. Heberden ve Bouchard nodülleri). |
| Tanı Yöntemleri | Klinik muayene, direkt grafi (eklem aralığında daralma, osteofit, skleroz), MRG (yumuşak doku değerlendirmesi), laboratuvar testleri (romatolojik ayırıcı tanı için). |
| Ayırıcı Tanı | Romatoid artrit, psöriatik artrit, posttravmatik artroz, ganglion kisti, avasküler nekroz, sinovit. |
| Tedavi (İlaçla) | Parasetamol, NSAİİ (non-steroid antiinflamatuar ilaçlar), topikal analjezikler, eklem içi enjeksiyonlar (kortikosteroid, hyaluronik asit). |
| Cerrahi Olmayan Yaklaşımlar | El ortezleri (özellikle CMC artrozda splint), fizik tedavi, sıcak-soğuk uygulamalar, el egzersizleri, ergoterapi, yaşam tarzı değişiklikleri. |
| Cerrahi Tedavi | CMC artroplasti (protez), artrodez (eklem dondurma), trapeziektomi (başparmak artrozunda), sinovektomi, gevşetme cerrahileri. |
| Komplikasyonlar | Hareket kaybı, kronik ağrı, el fonksiyonlarında azalma, eklem deformitesi, cerrahi sonrası komplikasyonlar (enfeksiyon, sinir hasarı, protez sorunları). |
| Uzun Dönem Takip | İlerlemenin değerlendirilmesi, fonksiyonel testlerle izlem, fizik tedavi sürecinin planlanması; cerrahi sonrası rehabilitasyon ve eklem koruma eğitimi önerilir. |
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı
Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.
2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.
2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
Devamını GörüntüleEl Ve Bilek Artrozu Nedir?
El ve bilek artrozu, eklem kıkırdağının zamanla aşınması ve dejenerasyonu sonucu gelişen kronik bir eklem hastalığıdır. Genellikle yaşlanma, tekrarlayan zorlanmalar, travma öyküsü veya romatizmal hastalıklar nedeniyle ortaya çıkar. Ağrı, tutukluk, şişlik ve hareket kısıtlılığı en sık görülen bulgulardır. İlerleyen vakalarda eklem deformitesi gelişebilir. Tedavi; ilaç, atel, fizik tedavi ve ileri durumlarda cerrahi seçenekleri içerecek şekilde planlanır.
El ve Bilek Artrozu Neden Oluşur ve Kimleri Etkiler?
Artroz dediğimiz olay, aslında eklemlerin doğal yastıkçığı olan kıkırdak dokusunun zamanla incelmesi ve kaybolmasıdır. Sağlıklı bir eklemde kıkırdak, pürüzsüz ve kaygan bir yüzey sağlayarak kemiklerin birbirine sürtünmeden hareket etmesine olanak tanır. Ancak bu koruyucu tabaka yok olduğunda, kemik yüzeyleri birbirine temas etmeye başlar. Vücut buna tepki olarak eklem kenarlarında yeni kemik çıkıntıları (osteofitler) oluşturur, eklem sıvısı azalır ve bölgede yangı başlar.
Bu sürecin başlamasında tek bir suçlu yoktur. Genellikle genetik yatkınlık, yaşlanma süreci ve çevresel faktörlerin birleşimi rol oynar. Özellikle ailesinde el kireçlenmesi öyküsü olan bireylerde risk daha yüksektir. Bunun yanı sıra geçmişte yaşanan ancak tam iyileşmemiş kırıklar veya bağ yaralanmaları, yıllar sonra karşımıza kireçlenme olarak çıkabilir.
El ve bilek artrozu oluşumuna zemin hazırlayan temel risk faktörleri şunlardır:
- İlerleyen yaş
- Genetik yatkınlık
- Kadın cinsiyeti
- Menopoz sonrası hormonal değişimler
- Geçirilmiş el bileği kırıkları
- Bağ yaralanmaları
- Eklemi zorlayan meslekler
- Romatizmal hastalıklar
- Obezite
- Eklem enfeksiyonları
El ve Bilek Artrozu Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Hissedilir?
Hastalarımız genellikle kliniğe başvurduklarında ağrıyı tarif etmekte zorlanırlar, çünkü ağrı bazen sızlayıcı, bazen batıcı, bazen de yanıcı karakterde olabilir. Ancak en tipik hikaye, sabahları ellerde hissedilen tutukluk ve “paslanmış” hissidir. Hareket ettikçe açılan bu tutukluk, gün içinde eli kullandıkça yerini yorgunluk ağrısına bırakır.
Özellikle kavanoz kapağı açmak, anahtar çevirmek, kapı kolunu zorlamak gibi kavrama ve döndürme hareketi gerektiren işler işkenceye dönüşebilir. Başparmak kökünde veya bilekte şişlikler görülebilir. İleri evrelerde, eklem hareket ettiğinde içeriden “kıtır kıtır” sesler (krepitasyon) gelebilir. Bu sesler, kıkırdağın tamamen bittiğini ve kemiklerin birbirine sürttüğünü işaret eder.
El ve bilek artrozunun en sık görülen belirtileri şunlardır:
- Hareketle artan ağrı
- Dinlenme halinde sızlama
- Sabah tutukluğu
- Eklem hareket kısıtlılığı
- Kavrama gücünde azalma
- Eklemde şişlik
- Şekil bozuklukları
- Hareket sırasında ses gelmesi
- Hassasiyet
- Kas erimesi
Başparmak Kökü Kireçlenmesi (Rizartroz) Nedir ve Neden Önemlidir?
El cerrahisi pratiğinde en sık karşılaştığımız kireçlenme türü, başparmağın kökünde bulunan eklemin artrozudur. Tıbbi adıyla “rizartroz” olarak bilinen bu durum elin fonksiyonelliğini en çok etkileyen tablodur. Başparmak, el fonksiyonlarının yaklaşık %50’sinden sorumludur. Diğer parmakların karşısına geçebilme (opozisyon) yeteneği sayesinde cisimleri tutabiliriz.
Bu muazzam hareketliliği sağlayan eklem, eyer şeklindedir ve oldukça oynaktır. Ancak bu hareketlilik, aynı zamanda aşınmaya karşı savunmasızlık getirir. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası bağların gevşemesiyle birlikte başparmak tarak kemiği (metakarp) altındaki trapezyum kemiği üzerinde kaymaya başlar. Bu anormal hareket, kıkırdağı hızla aşındırır. Zamanla başparmak kökü dışarı doğru çıkıntı yapar ve parmak “Z” harfine benzer bir şekil bozukluğu alır (Z deformitesi). Bu aşamada hasta, basit bir düğmeyi iliklemekte veya bir iğneyi tutmakta bile zorlanır hale gelir.
Travma Sonrası Gelişen El Bileği Artrozu (SLAC ve SNAC) Nasıl Oluşur?
Bazen kireçlenme yaşlılıkla değil gençlikte yaşanmış ve belki de önemsenmemiş bir düşme ile ilişkilidir. El bileği, birbiriyle hassas bir denge içinde çalışan sekiz küçük kemikten (karpal kemikler) oluşur. Bu kemikleri bir arada tutan bağların kopması veya kemiklerin kırılıp kaynamaması, bileğin tüm mekaniğini bozar.
Özellikle “skafoid” kemiğinin kırılıp kaynamaması (SNAC) veya “skafolunat” bağın yırtılması (SLAC), en sık gördüğümüz travmatik artroz nedenleridir. Bu durumlarda kemikler normal yörüngelerinden çıkar, birbirine yanlış açılarla baskı yapar ve eklemin belli bölgelerini hızla aşındırır. Hasta yıllar önce düştüğünü unutmuş olabilir, ancak bilek bu travmayı unutmaz. Yıllar içinde artan ağrı ve hareket kısıtlılığı ile kendini hatırlatır. Bu tür durumlarda tedavi planı, standart kireçlenmeden daha farklı ve karmaşık olabilir.
El ve Bilek Artrozu Tanısı Hangi Yöntemlerle Konulur?
Plastik cerrahi uzmanı olarak bizim için en değerli tanı aracı, hastanın anlattıkları ve yaptığımız fizik muayenedir. Hastanın ağrısının nerede olduğu, hangi hareketle tetiklendiği çok önemlidir. Muayene sırasında uyguladığımız özel testler vardır. Örneğin başparmak köküne baskı uygulayıp döndürdüğümüzde aldığımız sürtünme sesi ve ağrı yanıtı (Grind Testi), tanıyı büyük oranda koydurur.
Görüntüleme yöntemleri ise hastalığın evresini belirlememize yardımcı olur. Standart röntgen grafileri genellikle yeterlidir. Röntgenlerde eklem aralığının daraldığını, kemik uçlarının sivrileştiğini (osteofit) ve kıkırdak altındaki kemiğin sertleştiğini net bir şekilde görürüz. Bağ yaralanması şüphesi varsa veya cerrahi planlama için daha detaylı bilgi gerekiyorsa MR (Manyetik Rezonans) veya BT (Bilgisayarlı Tomografi) istenebilir.
Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:
- Detaylı hasta öyküsü
- Fizik muayene
- Provokatif testler
- Direkt röntgen grafileri
- Bilgisayarlı Tomografi
- Manyetik Rezonans Görüntüleme
- Tanısal enjeksiyonlar
Ameliyatsız El ve Bilek Artrozu Tedavisi Mümkün müdür?
Her kireçlenme hastası hemen ameliyat edilmez. Aslında tedavinin ilk basamağı her zaman cerrahi dışı yöntemlerdir. Erken ve orta evrelerde amaç ağrıyı kontrol altına almak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve el fonksiyonlarını korumaktır. Bu aşamada hasta eğitimi çok önemlidir. Eklemi zorlayan hareketlerden kaçınmak, ergonomik düzenlemeler yapmak (kalın saplı kalemler veya mutfak gereçleri kullanmak gibi) büyük fark yaratır.
Gece kullanılan istirahat atelleri (splintler), eklemi nötr pozisyonda tutarak yangının azalmasına yardımcı olur. Ağrı kesici ve ödem giderici ilaçlar, alevlenme dönemlerinde rahatlama sağlar. Ancak son yıllarda plastik cerrahinin de ilgi alanına giren “Rejeneratif Tıp” uygulamaları, ameliyatsız tedavide yeni bir çığır açmıştır.
Uygulanan başlıca ameliyatsız tedavi yöntemleri şunlardır:
- İstirahat atelleri
- Ağrı kesici ilaçlar
- Ergonomik düzenlemeler
- Fizik tedavi uygulamaları
- Steroid enjeksiyonları
- PRP tedavisi
- Kök hücre tedavisi
- Hyaluronik asit enjeksiyonları
- Eksozom tedavisi
Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Tedavisi Artroz İçin Ne Sunar?
Plastik cerrahlar olarak doku iyileşmesi ve hücre tedavileri konusunda oldukça deneyimliyiz. Klasik kortizon iğneleri yangıyı hızla baskılasa da doku onarımı sağlamaz ve sık yapıldığında tendonlara zarar verebilir. Oysa rejeneratif (yenileyici) tedaviler, vücudun kendi iyileştirme potansiyelini kullanır.
Burada iki ana oyuncudan bahsedebiliriz: PRP ve Kök Hücre (SVF). PRP işleminde hastanın kendi kanını alıp özel bir santrifüjden geçiriyoruz. Elde ettiğimiz trombositten zengin plazma, doku iyileşmesini başlatan büyüme faktörleri içerir. Bunu hasarlı ekleme enjekte ettiğimizde, oradaki tamir mekanizmasını tetiklemiş oluyoruz.
Diğer ve daha güçlü bir yöntem ise yağ dokusundan elde edilen kök hücrelerdir. Karın veya basen bölgesinden basit bir liposuction ile aldığımız yağ dokusunu özel işlemlerden geçirerek SVF (Stromal Vasküler Fraksiyon) adı verilen bir sıvı elde ederiz. Bu sıvı, milyonlarca canlı kök hücre içerir. Ekleme verildiğinde, bu hücreler hem kıkırdak hasarını onarmaya çalışır hem de ortamdaki yangıyı güçlü bir şekilde baskılar. Bu tedaviler özellikle başparmak kireçlenmesinde ağrısız dönemi yıllarca uzatabilir ve cerrahiyi geciktirebilir.
İletişime Geçin!
El ve Bilek Artrozu İçin Cerrahi Tedavi Kararı Nasıl Verilir?
Bütün ameliyatsız yöntemleri denediniz, fizik tedaviye gittiniz, atel kullandınız, belki iğneler yapıldı ama ağrınız hala geçmiyor. İşte bu noktada cerrahi seçenekler masaya yatırılır. Ameliyat kararı verirken röntgen filmindeki görüntüden çok, hastanın şikayetinin şiddeti bizim için belirleyicidir.
Eğer ağrı gece uykusundan uyandırıyorsa, hasta bir fincan kahveyi kaldırırken tereddüt ediyorsa veya elini kullanmaktan kaçınıyorsa cerrahi müdahale zamanı gelmiş demektir. Plastik cerrahide amacımız, kişiye özel en uygun yöntemi seçmektir. Hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve kemik kalitesi ameliyatın tipini belirler.
Cerrahiye yönlendiren temel durumlar şunlardır:
- Gece uykusunu bölen ağrı
- Günlük aktivitelerde zorlanma
- Konservatif tedavinin başarısızlığı
- İlerleyici şekil bozukluğu
- Kavrama gücünde ciddi kayıp
- Eklemin tamamen kilitlenmesi
- Tendon kopma riski
Başparmak Kökü Artrozunda Uygulanan “Süspansiyon” ve “Yastık” Yöntemleri Nelerdir?
Başparmak kökü artrozu (rizartroz) cerrahisinde altın standart olarak kabul ettiğimiz yöntem ağrı kaynağı olan trapezyum kemiğinin tamamen çıkarılmasıdır. Kulağa korkutucu gelebilir; “bir kemik tamamen çıkarılırsa parmak boşlukta kalmaz mı?” diye düşünebilirsiniz. İşte plastik cerrahinin rekonstrüksiyon (yeniden yapım) yeteneği burada devreye girer.
Kemiği çıkardıktan sonra oluşan boşluğun çökmemesi ve başparmağın boyunun kısalmaması gerekir. Bunun için genellikle el bileğindeki bir tendonun bir kısmını kullanarak bir bağ oluşturuyoruz. Tendonun geri kalan kısmını ise bir rulo haline getirip (buna “anchovy” ya da “salyangoz” diyoruz) kemiğin çıkarıldığı boşluğa yerleştiriyoruz. Bu yumuşak doku yastığı, kemiklerin birbirine sürtmesini engellerken başparmağın hareketliliğini korur.
Son yıllarda gelişen bir diğer teknik ise “Süspansiyonplasti”dir. Burada kemiği çıkardıktan sonra özel ipler veya mini implantlar kullanarak başparmak tarak kemiğini işaret parmağının tarak kemiğine asıyoruz. Böylece parmak boşlukta asılı kalıyor, çökme engelleniyor ve alttaki boşluk zamanla vücut tarafından bağ dokusuyla dolduruluyor. Bu yöntemler sayesinde hastalarımız ağrısız bir şekilde kavanoz açabilir, yazı yazabilir hale geliyorlar.
El Bileği Artrozunda Uygulanan “Proksimal Sıra Karpektomi” (PSK) Nedir?
El bileği artrozu çok ilerlediğinde ama bilek hareketlerinin korunması istendiğinde, “Proksimal Sıra Karpektomi” (PSK) adı verilen çok akılcı bir ameliyat uyguluyoruz. El bileğinde iki sıra halinde dizilmiş kemikler vardır. Artroz genellikle ilk sırada başlar.
Bu ameliyatta, hasarlı olan ilk sıra kemikleri (skafoid, lunatum ve trikuetrum) tamamen çıkarıyoruz. Böylece ikinci sıradaki sağlıklı kemiklerin, kol kemiği (radius) ile yeni bir eklem yapmasını sağlıyoruz. Bu mekanik bir çözümle biyolojik bir sorunu çözmektir. Bilek bir miktar kısalır ve hareket açıklığı bir miktar azalır; ancak ağrı dramatik şekilde geçer ve hasta bileğini bükmeye devam edebilir. Özellikle masa başı çalışanlar veya hafif işlerde çalışanlar için mükemmel bir “kurtarıcı” ameliyattır.
PSK cerrahisinin avantajları şunlardır:
- Hareket açıklığının korunması
- Ağrının giderilmesi
- Kısa iyileşme süresi
- Metal implant kullanılmaması
- Kemik kaynamama riskinin olmaması
- Kavrama gücünün korunması
İyileşme Süreci ve Fizik Tedavi Neden Kritik Öneme Sahiptir?
El cerrahisinde sıkça söylediğimiz bir söz vardır: “Ameliyat işin yarısıdır, diğer yarısı rehabilitasyondur.” Dünyanın en mükemmel cerrahisini de yapsanız, iyi bir fizik tedavi süreci izlemezse sonuç hüsran olabilir. El, çok çabuk küsen, hemen ödem toplayan ve hareketsiz kaldığında donup kalan bir organdır.
Ameliyat sonrası dönem, doku iyileşmesinin evrelerine göre ilmek ilmek işlenmelidir. İlk haftalarda ödemi kontrol altına almak ve onarılan dokuları korumak için özel ateller kullanırız. Ancak plastik cerrahi yaklaşımında “erken kontrollü hareket” esastır. Eklemlerin uzun süre hareketsiz kalması yapışıklıklara yol açar. Bu nedenle yara iyileşmesi başlar başlamaz, deneyimli bir el terapisti eşliğinde tendon kaydırma hareketlerine başlanır.
Rehabilitasyon sürecinin temel aşamaları şunlardır:
- Ödem kontrolü ve yara bakımı
- Atel ile koruma dönemi
- Pasif eklem hareketleri
- Aktif yardımlı hareketler
- Skar dokusu masajı
- Duyu eğitimi
- Güçlendirme egzersizleri
- İşe dönüş simülasyonları
Sıkça Sorulan Sorular
Artroz en sık başparmak kökü (CMC eklem), distal interfalangeal (DIP) eklemler ve el bileği eklemini etkiler. Bu bölgelerde kıkırdak kaybı zamanla ağrıya ve hareket kısıtlılığına yol açar.
Ağrı, sertlik, şişlik, eklemde şekil bozukluğu ve kuvvet kaybı başlıca belirtilerdir. Sabah tutukluğu genellikle kısa sürer; ilerleyen evrelerde günlük işler zorlaşabilir.
Artroz dejeneratif bir hastalıktır, romatoid artrit ise otoimmün kökenlidir. Artrozda sertlik kısa sürelidir ve genellikle tek taraflıdır; romatoid artritte ise simetrik tutulum ve uzun süren sabah tutukluğu görülür.
Fizik muayene ve hastanın şikayetleri tanıda yol göstericidir. Tanıyı doğrulamak için röntgen çekilir; eklem aralığında daralma, kemik çıkıntıları ve deformiteler değerlendirilir.
Evet, özellikle menopoz sonrası kadınlarda hormonal değişikliklere bağlı olarak el artrozu daha sık görülür. Genetik yatkınlık da önemli bir etkendir.
Ağrı kontrolü için ağrı kesiciler, antiinflamatuar ilaçlar, soğuk uygulama ve aktivite düzenlemesi önerilir. Gerekli durumlarda eklem içi enjeksiyonlar uygulanabilir.
İlerlemiş artrozda eklem hareketleri ciddi şekilde kısıtlanabilir, deformiteler belirginleşebilir ve günlük yaşam aktiviteleri zorlaşır. Kalıcı ağrı ve işlev kaybı gelişebilir.
Hafif deformiteler atel kullanımı ve egzersizlerle yönetilebilir. Belirgin şekil bozukluklarında ise cerrahi düzeltme veya eklem protezi gerekebilir.
Fizik tedavi, eklem hareket açıklığını artırmak, kas gücünü korumak ve ağrıyı azaltmak amacıyla uygulanır. El fonksiyonlarının sürdürülmesinde önemli rol oynar.
İlaç ve fizik tedaviye yanıt alınamayan, ağrının yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediği ve fonksiyon kaybının ilerlediği durumlarda cerrahi seçenekler, örneğin artrodez veya protez, gündeme gelir.
El ve bilek artrozu durumlarında, özellikle ileri evre ya da cerrahi tedavi gerektiren vakalarda Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümüne başvurulabilir. El cerrahisi konusunda uzmanlaşmış plastik cerrahlar, eklemdeki bozulmaları değerlendirerek protez, eklem dondurma (artrodezi) veya eklem onarımı gibi cerrahi çözümler sunabilir.
Son Yazılar
Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]
Devamını Oku ➜Oca
Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]
Devamını Oku ➜Oca
Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]
Devamını Oku ➜Oca
Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]
Devamını Oku ➜Oca
Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]
Devamını Oku ➜Ara
Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?
Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]
Devamını Oku ➜Ara
