El ve bilek tümörleri, bu bölgelerde oluşan iyi huylu veya kötü huylu kitlelerdir. Genellikle yavaş büyürler ve ağrısızdırlar; en sık görüleni ganglion kistidir. Tanı koymak için fizik muayene, ultrason ve MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır.

Ganglion kistleri dışında, lipom, dev hücreli tümör, glomus tümörü gibi iyi huylu lezyonlar da sık görülür. Nadir de olsa sarkom gibi kötü huylu tümörlere rastlanabilir. Tümörün tipi, yerleşimi ve büyüme hızı klinik yaklaşımı belirler.

Tanıda görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra, gerektiğinde biyopsi ile histopatolojik inceleme yapılır. Bu sayede lezyonun iyi veya kötü huylu olduğu netleştirilir. Özellikle tekrarlayan veya hızla büyüyen kitlelerde ileri değerlendirme gerekir.

Tedavi, tümörün tipine ve hastanın şikâyetlerine göre planlanır. Ganglion kistleri gibi bazı kitleler cerrahi olmayan yöntemlerle izlenebilirken, çoğu tümör cerrahi olarak çıkarılır. Ameliyat sonrası takip, nüks riskini azaltmak açısından önemlidir.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım El ve bilek tümörleri, bu bölgelerdeki kemik, yumuşak doku, sinir, tendon veya eklem yapılarına ait benign (iyi huylu) ya da malign (kötü huylu) kitlelerdir.
Görülme Sıklığı El ve bilekte en sık görülen tümörler iyi huyludur. Malign tümörler nadirdir. Kadınlarda daha sık rastlanabilir.
Yumuşak Doku Tümörleri (Benign) Ganglion kisti (en sık), lipom (yağ dokusu tümörü), dev hücreli tümör, glomus tümörü, fibrom, sinoviyal kistler.
Yumuşak Doku Tümörleri (Malign) Yumuşak doku sarkomları (ör. sinoviyal sarkom), malign periferik sinir kılıfı tümörü, epiteloid sarkom.
Kemik Tümörleri (Benign) Enkondrom (kıkırdak kökenli), osteokondrom, osteoid osteoma.
Kemik Tümörleri (Malign) Kondrosarkom, osteosarkom, Ewing sarkomu (nadirdir, genellikle ileri yaşta veya sistemik tutulumu olan hastalarda görülür).
Belirtiler Şişlik, ağrı (özellikle gece artan), hareket kısıtlılığı, his değişiklikleri, ciltte renk değişikliği, ani büyüme gösteren kitleler.
Tanı Yöntemleri Fizik muayene, direkt grafi, ultrasonografi, MR (yumuşak doku değerlendirmesi), BT, gerektiğinde biyopsi (özellikle malign şüpheli lezyonlarda).
Tedavi (Benign Tümörlerde) Takip (semptomsuz küçük lezyonlarda), cerrahi eksizyon, tekrarlayan ganglion kistlerinde aspirasyon veya eksizyon.
Tedavi (Malign Tümörlerde) Geniş cerrahi rezeksiyon, rekonstrüksiyon, kemoterapi ve/veya radyoterapi (tümörün tipine göre). Multidisipliner onkolojik yaklaşım gerektirir.
Cerrahi Komplikasyonlar Nüks (özellikle ganglion kistlerinde), enfeksiyon, sinir hasarı, eklem hareketlerinde azalma, skar dokusu oluşumu.
Fonksiyonel Sonuçlar Tümörün boyutu, lokalizasyonu ve tedavi şekline göre değişir. Erken tanı ve uygun cerrahi ile fonksiyonlar büyük ölçüde korunabilir.
Nüks Riski Özellikle ganglion kistleri, dev hücreli tümörler ve bazı malign tümörlerde nüks riski yüksektir. Düzenli takip gerekir.
Uzun Dönem İzlem Radyolojik kontroller, fonksiyon değerlendirmesi, malign olgularda metastaz taraması ve onkolojik takip zorunludur.
Prof. Dr. Serdar Nasır
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.

2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.

2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Devamını Görüntüle

El ve Bilek Tümörü Nedir ve Neden El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Gerekir?

El ve bilek bölgesinin yapısı inanılmaz derecede yoğundur. Bir makine düşünün; küçücük bir kutunun içine metrelerce kablo, boru ve mekanik aksam sığdırılmış. Parmaklarımıza his veren sinirler, kaslarımızı hareket ettiren tendonlar ve dokuları besleyen damarlar, avuç içimizde ve el bileğimizde milimetrik mesafelerle yan yana durur. Tümör kelimesini duyduğumuzda aklımıza hemen çok korkutucu senaryolar gelse de tıp dilinde bu kelime aslında sadece kitle veya şişlik anlamına gelir. Hücreler normalden farklı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmaya başladığında orada bir hacim yaratır ve bu durum cilt altında gözle görülebilen bir çıkıntıya dönüşür. İşte bu kitlelerin çok büyük bir kısmı, yani neredeyse yüzde doksan altısı tamamen iyi huyludur. Vücudun başka yerlerine yayılmazlar.

Ancak iyi huylu olmaları, orada öylece kalabilecekleri anlamına gelmez. Elimizin içi o kadar dar bir alandır ki dışarıdan zararsız gibi görünen küçük bir kitle bile yavaş yavaş büyüdükçe yanındaki sinire baskı yapmaya başlar. Bu baskı zamanla parmaklarda uyuşmaya, kavrama gücünde azalmaya veya ağrıya neden olabilir. Bazen bir tendonun hareketini engelleyerek parmakların bükülmesini zorlaştırır. Bu yüzden el ve bilek tümörü ameliyatı sadece kitleyi oradan çıkarmak için değil o kitlenin çevre dokulara verdiği veya vereceği zararı önlemek, elin mükemmel uyumla çalışan o karmaşık mekanizmasını korumak için yapılır. Bu ameliyatı bir nevi hassas saat tamirine benzetebiliriz; sorunlu parçayı çıkarırken çalışan diğer minik dişlilere asla zarar vermemek gerekir.

Hangi Belirtiler El ve Bilek Tümörü Ameliyatı İhtiyacını Gösterir?

Ellerimizi gün boyunca sürekli kullanırız; yazı yazarız, eşya taşırız, sevdiklerimize dokunuruz. Bu kadar aktif bir bölgede meydana gelen en ufak bir değişiklik bile genellikle hemen fark edilir. Çoğu insan elinde veya bileğinde bir farklılık hissettiğinde öncelikle bunun geçici bir zorlanma veya çarpma sonucu olduğunu düşünür. Ancak bazı durumlar orada bir kitlenin büyümekte olduğunun işaretidir ve profesyonel bir değerlendirme gerektirir.

Kişiyi hekime yönlendiren başlıca belirtiler şunlardır:

  • Şişlik
  • Ağrı
  • Uyuşukluk
  • Karıncalanma
  • Güçsüzlük
  • Renk değişimi
  • Şekil bozukluğu
  • Sertlik

Bu belirtilerin ortaya çıkış şekli kitlenin türüne göre değişir. Örneğin kitlenin bulunduğu bölgede gözle görülür, dışarı doğru bombe yapan bir şişlik en net işarettir. Bu şişlik bazen yumuşak ve oynar yapıda olabilir, bazen de kemik kadar sert hissedilebilir. Eğer kitle bir sinirin hemen üzerindeyse veya ona baskı yapıyorsa, o sinirin dağıldığı parmaklarda elektrik çarpması hissi, uyuşukluk veya iğne batması gibi şikayetler başlar. Geceleri uykudan uyandıran sızılar, bardağı tutarken elden düşürme gibi güç kayıpları, durumun sadece görsel bir sorun olmadığını, fonksiyonel bir probleme dönüştüğünü gösterir. Ayrıca daha önce var olan ama aylarca aynı boyutta kalan bir kitle aniden çok hızlı büyümeye başlarsa, bu durum zaman kaybetmeden müdahale edilmesi gereken bir tablonun habercisidir.

İyi Huylu Kitlelerde El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Süreci Nasıl İşler?

Elde en çok karşılaştığımız iyi huylu oluşumlar genellikle sıvı dolu kesecikler veya tendonların etrafını saran iyi huylu doku büyümeleridir. Bunların en bilineni ganglion kistleridir. El bileğinin üzerinde, sırt kısmında veya iç tarafta aniden beliren o şeffaf, jöle benzeri sıvıyla dolu yuvarlak şişlikleri birçoğumuz görmüşüzdür. Bunlar aslında eklem kapsülünden veya tendon kılıflarından dışarı sızan eklem sıvısının oluşturduğu balonlardır. Ganglion kistleri bazen kendi kendine geçebilir, bazen de büyüyerek bilek hareketlerini ağrılı hale getirir. Bu durumda yapılan ameliyatın amacı, sadece o balonu patlatmak veya almak değildir. Balonun köken aldığı o mikroskobik sapı, yani eklem bağlantısını bulup kapatmak gerekir. Aksi halde kist tekrar aynı yerden şişebilir.

Bir diğer sık görülen yapı ise tendon kılıfı dev hücreli tümörüdür. Adı korkutucu olsa da tamamen iyi huyludur. Genellikle parmakların iç yüzeyinde, eklemlere yakın bölgelerde yavaş yavaş büyüyen, ağrısız, sert kitleler şeklinde ortaya çıkarlar. Bu tümörlerin en belirgin özelliği, bulundukları bölgedeki tendonların etrafını bir sarmaşık gibi sarmalarıdır. Bu nedenle çıkarılmaları ciddi bir titizlik gerektirir. Özel büyüteçli gözlükler veya mikroskop kullanılarak bu kitle tendonun üzerinden milim milim sıyırılır. Ayrıca kemiklerin içinde sinsice büyüyen kıkırdak tümörleri de vardır. Hasta parmağını bir yere hafifçe çarpar, parmak kırılır ve çekilen röntgende aslında kemiğin içten içe bu tümör yüzünden inceldiği anlaşılır. Bu durumda tümörlü doku temizlenir ve oluşan boşluk, sağlam kemik yamalarıyla doldurularak parmak yeniden eski gücüne kavuşturulur.

Kötü Huylu Hastalıklarda El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Yaklaşımı Nasıldır?

Çok nadir de olsa el bölgesinde kötü huylu, yani halk arasındaki tabiriyle kanserli tümörler de görülebilir. Sarkom adı verilen bu tümörler kaslardan, yağ dokusundan, damarlardan veya doğrudan kemikten kaynaklanabilir. Böyle bir tabloyla karşılaşıldığında tedavi felsefesi tamamen değişir. İyi huylu kitlelerde öncelik elin fonksiyonunu ve estetiğini yüzde yüz korumak iken, kötü huylu kitlelerde birinci ve tartışmasız öncelik hastanın hayatını korumak ve kanserli hücreleri vücuttan tamamen uzaklaştırmaktır.

Bu durumda yapılan cerrahi işleme geniş rezeksiyon adı verilir. Tümör sadece kendi sınırlarından değil etrafındaki bir miktar sağlıklı dokuyla birlikte adeta görünmez bir güvenlik çemberi içine alınarak bütün halinde çıkarılır. Tümör hücrelerinin tek bir tanesinin bile geride kalmaması hayati önem taşır. El gibi daracık bir bölgede geniş sınırlar bırakarak kitle çıkarmak bazen çok zor kararları beraberinde getirir. Tümörün tamamen temizlenmesi için o bölgeden geçen bir kasın alınması, bir tendonun feda edilmesi veya ilerlemiş vakalarda hastalıklı parmağın tamamen uzaklaştırılması gerekebilir. Bu çok zorlu bir süreçtir ancak unutulmaması gereken nokta, modern cerrahinin bu doku kayıplarını en aza indirmek ve kaybedilen fonksiyonları yerine koymak için çok gelişmiş yöntemlere sahip olduğudur. Amaç radikal bir ameliyattan sonra bile hastaya günlük işlerini görebileceği çalışan bir el bırakabilmektir.

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!

El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Öncesi Hangi Teşhis Yöntemleri Kullanılır?

Elinde bir şişlik ile başvuran kişinin tedavi haritası, detaylı bir görüntüleme süreciyle çizilir. Dışarıdan bakarak veya sadece dokunarak bir kitlenin kökenini, nereye kadar uzandığını veya hangi yapılarla komşu olduğunu anlamak imkansızdır. Bu karanlık tabloyu aydınlatmak için teknolojinin sunduğu farklı görüntüleme pencerelerinden bakmak zorundayız.

Kullanılan temel görüntüleme araçları şunlardır:

  • Röntgen
  • Ultrason
  • Manyetik rezonans
  • Bilgisayarlı tomografi
  • Pozitron emisyon tomografisi

Sürecin ilk adımı genellikle basit bir röntgen çekimidir. Röntgen bize kemik yapısını mükemmel gösterir; kitlenin kemikten mi kaynaklandığını, kemikte bir erime veya tahribat yaratıp yaratmadığını hemen anlarız. Eğer kitle kemik dışı yumuşak dokulardaysa, yani kasların veya tendonların arasındaysa devreye ultrason ve özellikle manyetik rezonans görüntüleme girer. Manyetik rezonans, el cerrahisinin vazgeçilmez pusulasıdır. Tümörün boyutunu, etrafındaki sinirlere milimetrik yakınlığını, kas kompartmanları arasındaki sınırlarını yüksek çözünürlüklü olarak gözler önüne serer. Kötü huylu olma şüphesi çok yüksekse, hastalığın vücudun başka yerlerine yayılıp yayılmadığını kontrol etmek amacıyla daha kapsamlı sistemik tarama testlerine de başvurulabilir. Bu detaylı ön hazırlık, ameliyat masasında hiçbir kötü sürprizle karşılaşmamak için hayati değerdedir.

El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Öncesinde Biyopsi Neden Çok Önemlidir?

Biyopsi, kitle içinden bir doku örneği alınıp patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenmesidir. Bu işlem tümörün kesin kimliğini ortaya çıkarır. Ancak el gibi çok sıkışık bir anatomide biyopsi yapmak, sıradan bir iğne batırma veya parça alma işlemi değildir. Çok stratejik planlanması gereken, adeta satranç hamlesi gibi bir adımdır.

Biyopsi türleri temelde ikiye ayrılır. Eğer kitle çok küçük, yüzeye yakın ve yüksek ihtimalle iyi huyluysa, kitle tek seferde tamamen çıkarılır ve patolojiye gönderilir. Bu yöntemde teşhis ve tedavi tek seansta bitmiş olur. Ancak kitle büyükse, derindeyse, damarlara yapışıksa ve kötü huylu olma ihtimali barındırıyorsa o zaman kitle tamamen çıkarılmaz. Sadece üzerinden küçük bir kesi ile bir parça alınır. Bu ikinci durumda kesinin nereye yapılacağı inanılmaz derecede önemlidir. Kötü planlanmış, yanlış bir yoldan yapılan bir biyopsi, iğnenin veya neşterin girdiği yol boyunca kanser hücrelerinin temiz dokulara ekilmesine neden olabilir. Bu hata, ileride yapılacak asıl büyük ameliyatta çok daha fazla doku feda edilmesine yol açabilir. Bu yüzden biyopsi her zaman dikkatlice planlanır.

El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Sırasında Estetik ve Fonksiyon Nasıl Korunur?

Ameliyat kararı verildikten sonra, cerrahi ekibin en büyük amacı hastalıklı dokuyu oradan uzaklaştırırken geriye kalan sağlıklı yapılara bir milimetre dahi zarar vermemektir. Bu ameliyatlar genellikle kola takılan ve kan akışını geçici olarak durduran özel bir tansiyon aleti benzeri cihazın gözetiminde, tamamen kansız bir sahada yapılır. Kanamanın olmaması, o küçücük sinirlerin ve damarların net bir şekilde görülmesini sağlar.

Estetik görünümü korumak için cilt kesileri rastgele yapılmaz. İnsan elinin üzerinde, parmakları büktüğümüzde ortaya çıkan doğal kıvrım çizgileri vardır. Tümörü çıkarmak için yapılacak kesi mümkün olduğunca bu doğal çizgilerin içine gizleyecek şekilde planlanır. Böylece yara iyileştiğinde oluşan iz, elin doğal kırışıklıkları arasında kaybolur. Fonksiyonu korumak için ise cerrahi el aletleri ve yöntemler çok daha hassastır. Çıplak gözle görülmesi çok zor olan dokular özel büyüteçli mercekler altında incelenir. Tümör tendonlara veya sinirlere yapışmışsa, bu yapılar özel aletlerle nazikçe kenara çekilerek korunur. Eğer bir tümör çok büyük olduğu için cildin bir kısmı da alınmak zorunda kalınmışsa, elin hareketini kısıtlamayacak estetik dikiş teknikleriyle cilt bir araya getirilir.

El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Sonrasında Hangi Onarım Teknikleri Kullanılır?

Bazen tümör o kadar büyüktür ki çıkarıldığında geride kendi kendine kapanması imkansız olan geniş bir boşluk kalır. İşte bu noktada yeniden yapım, yani rekonstrüksiyon devreye girer. Vücudun bir yerinde oluşan boşluğu kapatmak için diğer bölgelerdeki doku yedeklerinden faydalanırız. Bu süreçte uygulanan teknikler basitten karmaşığa doğru bir merdiven gibi sıralanır.

Sık kullanılan onarım yöntemleri şunlardır:

  • Deri grefti
  • Lokal flep
  • Bölgesel flep
  • Serbest flep

Deri grefti, halk arasında bilinen adıyla deri yamasıdır. Örneğin uyluk veya kasık bölgesinden çok ince bir tabaka halinde alınan deri, eldeki yaranın üzerine serilir. Bu yamanın kendi kan damarı yoktur; yaşayabilmesi için üzerine konduğu zemindeki dokuların kanıyla beslenmesi gerekir. Ancak tümör ameliyatı sonrasında yara zemininde kanlanmayan çıplak bir kemik, tendon veya sinir açığa çıkmışsa, deri yaması burada tutunamaz ve kuruyup ölür.

İşte böyle durumlarda dokuları kan damarlarıyla birlikte taşımamız gerekir ki buna flep cerrahisi diyoruz. Flep, sadece üstteki cildi değil altındaki yağı ve bazen kası kendi canlı kan dolaşımıyla birlikte bir blok halinde yara bölgesine çevirmektir. Elin sırtındaki esnek deriyi parmak ucuna kaydırmak bir lokal flep örneğidir. Bu yöntemler sayesinde çok derin ve geniş doku kayıpları güvenle kapatılır, alttaki hayati yapılar örtülür ve elin dış etkenlere karşı koruyucu kalkanı yeniden inşa edilmiş olur.

Mikrocerrahi Yöntemleri El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Başarısını Nasıl Etkiler?

Mikrocerrahi, insan eliyle yapılan sınırları zorlayan bir sanattır. Bazı agresif tümör vakalarında eldeki doku kaybı lokal yöntemlerle kapatılamayacak kadar büyük olabilir. Bazen de tümör, elin ana atardamarını veya ana sinirini de içine alarak büyümüş olabilir ve kitleyle birlikte bu hayati yapıların da kesilip atılması gerekir. Eskiden bu tür durumlar uzvun tamamen kesilmesiyle sonuçlanırken, günümüzde mikrocerrahi sayesinde mucizevi kurtarışlar yapılabilmektedir.

Mikrocerrahi, saç telinden bile daha ince ipler ve özel aletler kullanarak, yüksek büyütmeli mikroskoplar altında damarları ve sinirleri birbirine dikme işlemidir. Vücudun tamamen uzak bir bölgesinden, örneğin bacağın ön kısmından alınan bir cilt ve kas dokusu takımı, kendi atardamarı ve toplardamarıyla birlikte tamamen kopartılır. Sonra bu doku ele getirilir. Mikroskop altında bu dokunun damarları, elin damarlarına tek tek dikilir. Dikişler bitip kan akışı serbest bırakıldığında, bacak bölgesi dokusu artık elin kanıyla canlanır ve o bölgenin kalıcı bir parçası olur. Hatta tümör yüzünden kaybedilmiş bir parmağın yerine, hastanın kendi ayağından alınan bir parmak nakledilebilir. Ayak parmağı damarları, sinirleri ve kemiğiyle ele transfer edilir. Kopan sinirlerin yerine bacakta yedek bulunan duyu sinirleri kablo gibi eklenerek elin hissetme yetisi tekrar kazandırılır.

İletişime Geçin!

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!


    El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Sonrası Fizik Tedavi ve İyileşme Aşamaları Nelerdir?

    Başarılı bir ameliyat, uzun yolculuğun sadece ilk yarısıdır; yolculuğun geri kalanını ve elin ne kadar işlevsel olacağını belirleyen ana unsur ameliyat sonrası rehabilitasyon, yani fizik tedavidir. İnsan eli hareketsizliğe tahammülü olmayan bir yapıdır. Ameliyat sonrası dokularda doğal bir iyileşme yanıtı olarak ödem, yani şişlik oluşur. Eğer el uzun süre hareketsiz bırakılırsa, eklem bağları büzüşür, tendonlar birbirine yapışır ve el adeta donmuş, sertleşmiş bir bloğa dönüşür.

    İyileşme sürecinde kullanılan bazı yardımcı araçlar şunlardır:

    • Özel atel
    • Egzersiz hamuru
    • Silikon ped
    • Kompresyon eldiveni
    • Masaj topu

    Ameliyattan hemen sonraki ilk günlerde, eli korumak ve ödemi azaltmak için yumuşak ama destekleyici sargılar kullanılır. Hastaya elini mutlaka kalp seviyesinin üzerinde tutması söylenir, çünkü yerçekimi elin daha çok şişmesine neden olur. Duruma göre bazen ameliyattan sadece üç beş gün sonra, dikişler henüz üzerindeyken erken fizik tedavi hareketlerine başlanır. Özel eğitimli el terapistleri eşliğinde yapılan nazik esnetme hareketleri, dokuların birbirine yapışmadan kaymasını sağlar. Kişiye özel olarak plastikten kalıplanan ateller, eli dinlenmesi gerektiği anlarda doğru pozisyonda tutarken, uyanıkken çıkarılıp egzersiz yapılmasına olanak tanır. Eğer ameliyatta bir sinir onarımı yapılmışsa, beyin o bölgeden gelen yeni sinyalleri başlangıçta tanıyamaz. Bu yüzden hastalara duyu eğitimi verilir; farklı dokulardaki kumaşlara veya fırçalara dokunarak beynin yeniden hissetmeyi öğrenmesi sağlanır.

    El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Sonrası Günlük Yaşama Dönüş Nasıldır?

    Ameliyat ve fizik tedavi süreçleri tamamlandıktan sonra hastaların en çok merak ettiği konu, iş hayatına, hobilerine ve günlük rutinlerine ne zaman ve nasıl dönecekleridir. Bu sorunun cevabı, yapılan ameliyatın büyüklüğüne göre değişmekle birlikte temel felsefe hastayı en kısa sürede aktif hayata dahil etmektir. Küçük bir ganglion kisti alınan kişi birkaç hafta içinde masa başı işine dönebilirken, doku nakli gibi daha karmaşık bir süreç geçiren kişinin güç kazanması aylar sürebilir.

    Bu adaptasyon sürecinde hem fiziksel hem de psikolojik bir iyileşme söz konusudur. Parmaklarında güç kaybı yaşayan veya estetik olarak elinde bir değişiklik hisseden kişiler başlangıçta kalabalık ortamlarda ellerini saklama eğilimi gösterebilirler. Ancak dokular yumuşadıkça, yara izleri soldukça ve kişi bardağı düşürmeden tutabildiğini, anahtarı çevirebildiğini gördükçe özgüveni hızla geri gelir. Elin ince motor becerilerini gerektiren gitar çalmak, dikiş dikmek veya klavye kullanmak gibi eylemler, rehabilitasyonun doğal bir parçası olarak teşvik edilir. Vücut inanılmaz bir adaptasyon yeteneğine sahiptir. Kaybedilen bir tendonun görevini diğer kaslar üstlenmeyi öğrenir, onarılan sinirler aylar içinde uzayarak parmak uçlarına his taşımaya devam eder.

    El ve Bilek Tümörü Ameliyatı Sonrasında Yara İzi Kalır mı?

    Cerrahi bir neşterin deriye dokunduğu her durumda mutlaka bir iyileşme izi kalacaktır, ancak bu izin nasıl görüneceği tesadüflere bırakılmaz. Derimiz dinamik bir iyileşme süreci yaşar. Ameliyat masasında atılan estetik dikişler, bu sürece en iyi başlangıcı verir. Dikişler alındıktan sonraki ilk üç ila altı ay boyunca, yara izi genellikle kızarık, hafif kabarık ve sert olur. Bu vücudun oraya kolajen adı verilen iyileştirici proteini yoğun bir şekilde yığmasından kaynaklanır.

    Bu dönemi en iyi şekilde atlatmak için silikon içerikli özel jeller ve baskı uygulayan bantlar kullanılır. Özel yara masajları yapılarak dokunun yumuşaması sağlanır. Birinci yılın sonuna gelindiğinde, o kırmızı ve belirgin iz genellikle kişinin kendi ten rengine döner, düzleşir ve yumuşar. El sırtında veya avuç içindeki doğal eklem çizgilerine paralel planlanmış bir kesi izi, dışarıdan bakıldığında doğal bir kırışıklık gibi görünmeye başlar. Özetle izler hiçbir zaman tamamen görünmez olmaz, ancak kabul edilebilir, dikkat çekmeyen ve kişinin elini özgürce kullanmasına engel olmayan zarif hatlara dönüşür.

    Sıkça Sorulan Sorular

    En yaygın el ve bilek tümörleri iyi huylu olan ganglion kisti, dev hücreli tümör ve lipomlardır. Kötü huylu tümörler nadirdir; ancak sarkom gibi yumuşak doku tümörleri de görülebilir.

    Hayır, çoğu iyi huylu tümör ağrısızdır. Ancak sinirlere baskı yapması, eklem hareketini kısıtlaması veya enfekte olması durumunda ağrı görülebilir. Ağrısız şişlikler de mutlaka değerlendirilmelidir.

    Ganglion kistleri, eklem sıvısının dışarı sızarak kapsül oluşturmasıyla meydana gelir. Genellikle zararsızdır; ancak büyükse veya sinir sıkışmasına neden oluyorsa cerrahi tedavi gerekebilir.

    Tanı; fizik muayene, ultrason, manyetik rezonans (MR) ve gerektiğinde biyopsi ile konulur. Bu yöntemler tümörün türünü ve yayılımını belirlemede kullanılır.

    Çok nadiren bazı tümör türlerinde kötü huylu dönüşüm görülebilir. Ancak çoğu iyi huylu el tümörü yıllar boyunca aynı kalır veya yavaş büyür. Düzenli takip bu nedenle önemlidir.

    Tümör büyüdükçe sinirlere veya tendonlara baskı yaparak ağrı, uyuşma, güçsüzlük ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Bu durum fonksiyon kaybına neden olabilir.

    Tümör büyüyorsa, ağrılıysa, fonksiyon kaybı oluşturuyorsa veya kötü huylu olma şüphesi varsa cerrahi müdahale gerekir. Bazı durumlarda ise sadece takip yeterlidir.

    Evet, özellikle ganglion kistleri gibi bazı iyi huylu tümörlerde nüks görülebilir. Tümörün tam olarak çıkarılmaması veya altta yatan nedenlerin devam etmesi tekrar riskini artırır.

    Kötü huylu tümörlerde cerrahiye ek olarak radyoterapi veya kemoterapi uygulanabilir. Tedavi planı tümörün tipi, evresi ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.

    Evet, bilekteki tümörler sinirleri sıkıştırarak karpal tünel sendromuna benzer uyuşma, karıncalanma ve ağrı şikayetlerine neden olabilir. Bu belirtiler varsa altta yatan kitle açısından değerlendirme yapılmalıdır.

    El ve bilek tümörleri için Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümüne başvurulabilir. Plastik cerrahlar, el cerrahisi ve mikrocerrahi tekniklerini kullanarak tümörleri güvenle çıkarır.

    Son Yazılar

    Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]

    Devamını Oku ➜
    Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]

    Devamını Oku ➜
    Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]

    Devamını Oku ➜
    Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]

    Devamını Oku ➜
    Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜