Fazla parmak (polidaktili), elde veya ayakta normalden fazla parmak bulunması durumudur. Doğumsal bir anomalidir ve genellikle genetik geçişli olarak görülür. Parmak fazlalığı, basit bir cilt çıkıntısından tam gelişmiş eklemli parmaklara kadar değişkenlik gösterebilir.

Polidaktili, genellikle başparmak, serçe parmak ya da ayakta beşinci parmak hizasında ortaya çıkar. Ön (preaksiyal), arka (postaksiyal) ve merkezi polidaktili olmak üzere üç ana tipe ayrılır. Her biri farklı genetik ve gelişimsel mekanizmalarla ilişkilidir.

Tanı doğumda fiziksel muayene ile konur, ancak bazı durumlarda prenatal ultrasonla da saptanabilir. Cerrahi müdahale planlanmadan önce röntgen gibi görüntüleme yöntemleriyle parmak yapısı değerlendirilir. Ayırıcı tanı için genetik danışmanlık gerekebilir.

Tedavi, parmağın yapısına ve işlevselliğine göre belirlenir. Fonksiyonel sorun oluşturan ya da kozmetik açıdan rahatsızlık veren parmaklar cerrahi olarak alınır. Müdahale genellikle erken yaşlarda yapılır ve sonrası için fizik tedavi önerilebilir.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım Polidaktili, elde normalden fazla sayıda parmak bulunması durumudur. Fazladan parmak bir sapla bağlı olabileceği gibi tam gelişmiş bir yapı da olabilir.
Sıklık Her 500–1.000 canlı doğumda bir görülür. El polidaktilisi ayaktan daha sık olup, erkeklerde ve bazı etnik gruplarda (özellikle Afrika kökenli) daha yaygındır.
Sınıflandırma Preaksiyal (radial taraf): Başparmak tarafında fazlalık. Postaksiyal (ulnar taraf): Küçük parmak tarafında fazlalık. Santral: Orta parmaklar arasında; nadir görülür.
Anatomik Özellikler Fazla parmak cilt ve yumuşak dokudan ibaret olabileceği gibi tam kemik, tendon, eklem ve tırnak yapısına sahip olabilir.
Nedenleri Genetik (otozomal dominant geçişli olabilir), ailesel yatkınlık, bazı sendromlarla ilişkili (Ellis-van Creveld, Greig sendromu vb.).
Tanı Yöntemleri Fizik muayene ile doğumda tanı konur. Gerekirse röntgen ile kemik yapı değerlendirilir. Sendrom şüphesi varsa genetik analiz yapılabilir.
Fonksiyonel Etkileri Preaksiyal polidaktilide kavrama fonksiyonu etkilenebilir. Postaksiyal vakalar genellikle kozmetik sorun oluşturur.
Tedavi Endikasyonları Kozmetik nedenler, fonksiyonel bozukluk, kemik deformitesi veya diğer parmakların hareketlerini kısıtlayan durumlar cerrahi gerektirir.
Cerrahi Zamanlaması Genellikle 1 yaş civarında yapılır. Yumuşak dokudan ibaret olan postaksiyal tipler bazen daha erken dönemde eksize edilebilir.
Cerrahi Yöntemler Fazla parmağın çıkarılması, stabilite için bağ ve tendon onarımı, gerektiğinde kemik rekonstrüksiyonu ve derinin estetik kapatılması.
Komplikasyonlar Skar oluşumu, deformite, instabilite, sinir hasarı, estetik memnuniyetsizlik, tekrarlayan müdahale gerekliliği.
Cerrahi Sonrası İzlem Yara iyileşmesi takibi, fizik tedavi ihtiyacı (özellikle başparmak müdahalelerinde), büyüme çağında parmak gelişiminin izlenmesi.
Uzun Dönem Sonuçlar Basit olgularda cerrahi sonrası mükemmel estetik ve fonksiyonel sonuçlar alınabilir. Karmaşık tiplerde sekonder girişimler gerekebilir.
Prof. Dr. Serdar Nasır
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.

2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.

2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Devamını Görüntüle

Fazla Parmak (Polidaktili) Ameliyatı Nedir?

Fazla parmak (polidaktili) ameliyatı, doğuştan el veya ayakta normalden fazla parmak bulunması durumunun cerrahi olarak düzeltilmesidir. Bu operasyon, fazla parmağın yapısına ve kemik, tendon veya sinir bağlantılarına göre planlanır. Amaç hem estetik görünümü iyileştirmek hem de fonksiyonel kayıpları önlemektir. Genellikle bebeklik döneminde yapılan ameliyat, uygun cerrahi teknikle başarılı ve kalıcı sonuçlar sağlar.

Polidaktili nedir ve neden oluşur?

Anne karnındaki gelişim süreci gerçekten mucizevi bir yolculuktur. Gebeliğin çok erken dönemlerinde, yani ilk haftalarda, bebeğinizin elleri ve ayakları aslında birer “kürek” veya “palet” şeklindedir. Parmaklar henüz ayrışmamıştır. Gebeliğin yaklaşık 6. ve 7. haftalarına gelindiğinde, genetik kodlarımız devreye girer ve parmak aralarındaki hücreler programlı bir şekilde yok olmaya başlar. Bu sayede o bitişik yapıdan beş ayrı parmak ortaya çıkar. İşte polidaktili dediğimiz durum bu ayrışma ve şekillenme sürecinde dokuların biraz “cömert” davranması sonucu oluşur. Parmak taslağı ikiye bölünürken fazladan bir kopya daha oluşturur.

Bu oluşum bazen sadece küçük bir deri parçası şeklinde olabileceği gibi, bazen de kemiği, tırnağı, eklemi ve tendonları olan tam teşekküllü bir parmak şeklinde karşımıza çıkabilir. Ailelerin en çok merak ettiği konu “neden bizim başımıza geldi” sorusudur. Çoğu zaman belirli bir sebep bulamayız.

Bu durumun gelişiminde rol oynayabilecek bazı faktörler şunlardır:

  • Genetik yatkınlık
  • Gebelik sırasındaki çevresel faktörler
  • İlaç kullanımı
  • Radyasyon maruziyeti
  • Viral enfeksiyonlar

Ancak tekrar vurgulamak isterim ki vakaların çok büyük bir kısmında anne veya babanın yaptığı veya yapmadığı bir şeyden kaynaklanmaz; bu tamamen embriyolojik gelişimin cilvesidir.

Polidaktili genetik geçişli bir durum mudur?

Bu sorunun cevabı hem evet hem hayırdır. Polidaktili vakalarını kabaca ikiye ayırırız. Birinci grup “sporadik” dediğimiz, yani ailede daha önce hiç kimsede görülmemiş, tamamen o bebeğe özel tesadüfi durumlardır. Klinik pratiğimde karşılaştığım vakaların çoğunluğu bu gruptadır. Anne babanın genetiğinde bir taşıyıcılık yoktur ve sonraki çocuklarda görülme ihtimali toplumla aynıdır.

İkinci grup ise ailesel geçişli olanlardır. Eğer anne, baba veya birinci derece yakın akrabalarda benzer şekilde fazla parmak hikayesi varsa, o zaman genetik bir mirastan söz edebiliriz. Özellikle her iki elde veya ayakta simetrik olarak görülen fazlalıklar, genetik altyapıyı daha güçlü bir şekilde düşündürür.

Ailesel geçişli durumlarda etkili olabilen kalıtım modelleri şunlardır:

  • Otozomal dominant geçiş
  • Otozomal resesif geçiş
  • X’e bağlı geçiş

Eğer ailede böyle bir öykü varsa, genetik danışmanlık almak faydalı olabilir. Ancak bebeğinizde sadece bir elinde veya ayağında izole bir fazlalık varsa, bunun altında karmaşık bir genetik sendrom aramak genellikle yersiz bir endişedir. Çoğu polidaktili vakası, sağlıklı ve normal gelişim gösteren bebeklerde görülen, sadece el veya ayağı ilgilendiren lokal bir durumdur.

Polidaktili vücudun hangi bölgelerinde görülür?

Fazla parmaklar el ve ayaklarda rastgele ortaya çıkmazlar; belirli bir yerleşim düzenleri vardır. Biz cerrahlar, tedavi planımızı tamamen bu yerleşime göre yaparız çünkü her bölgenin cerrahi zorluğu ve iyileşme süreci birbirinden farklıdır.

Elde görülen polidaktili tipleri şunlardır:

  • Radyal polidaktili
  • Ulnar polidaktili
  • Santral polidaktili

Radyal polidaktili, başparmak tarafında olan fazlalıklardır. Burası el cerrahisinin en kritik bölgesidir. Başparmak, elimizin en önemli işçisidir; tutma, kavrama, yazı yazma gibi işlerin başrolündedir. Bu yüzden buradaki bir fazlalık, sadece estetik değil çok ciddi bir fonksiyonel konudur. Ulnar polidaktili ise serçe parmak tarafındaki fazlalıktır. Genellikle daha basit yapıda olurlar ve cerrahi çözümleri başparmağa göre daha kolaydır. Santral polidaktili ise elin ortasında, işaret, orta veya yüzük parmağında görülen, en nadir ve en karmaşık formdur. Genellikle yapışık parmak (sindaktili) ile birliktedir ve cerrahisi çok detaylı planlama gerektirir.

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!

Ameliyat öncesi polidaktili tanısı için neler yapılır?

Bebeğiniz doğduğunda gözle yapılan muayene bize “bir fazlalık var” dedirtir ama “içeride ne var” sorusunun cevabını vermez. Başarılı bir cerrahi için buzdağının görünmeyen kısmını bilmemiz şarttır. Dışarıdan bakıldığında birbirinin aynısı gibi duran iki parmak, içeride çok farklı kemik yapılarına sahip olabilir.

Tanı sürecinde kullandığımız yöntemler şunlardır:

  • Fizik muayene
  • Direkt röntgen grafileri
  • Hareket analizi
  • Damar yapısının değerlendirilmesi

Röntgen filmleri bizim haritamızdır. Fazla parmağın kemiği nereden ayrılıyor? Ana parmakla ortak bir eklem mi paylaşıyorlar? Yoksa kendine ait ayrı bir tarak kemiği mi var? Bu soruların cevabı ameliyat stratejimizi belirler. Ayrıca bebeğin elini nasıl kullandığını izleriz. Bazen dışarıdan küçük ve cılız görünen parmak, aslında daha iyi çalışan tendonlara (kirişlere) sahip olabilir. Hangi parmağın alınacağına, hangisinin korunacağına karar verirken sadece röntgene değil bebeğin o parmağı nasıl hareket ettirdiğine de bakarız. Bu detaylı analiz, ameliyat sonrası çocuğunuzun elini en verimli şekilde kullanabilmesi için hayati önem taşır.

Polidaktili ameliyatı ne zaman yapılmalıdır?

Ailelerin en sık sorduğu ve belki de en sabırsızlandığı konu zamanlamadır. “Hocam hemen yarın alamaz mıyız?” sorusunu çok duyarım. Bu duyguyu çok iyi anlıyorum; ebeveynler bir an önce bebeklerinin “normal” görünüme kavuşmasını isterler. Ancak tıbbi gerçekler bize biraz sabırlı olmamızı öğütler.

Ameliyat zamanlamasını belirleyen faktörler şunlardır:

  • Anestezi güvenliği
  • Anatomik büyüklük
  • Motor gelişim evreleri
  • Psikolojik etkilenme

Genel yaklaşımımız, bebeğin 10-12 aylık olmasını beklemektir. Yani 1 yaş civarı idealdir. Bunun en temel sebebi anestezi güvenliğidir. Bebeğin biraz kilo alması, akciğerlerinin gelişmesi, anestezi risklerini minimuma indirir. İkinci sebep ise anatomidir. Yenidoğan bir bebeğin parmağındaki damarlar ve sinirler o kadar incedir ki bunları mikroskop altında bile ayırt etmek ve korumak çok zordur. 1 yaşına doğru bu yapılar büyür ve cerrahi başarı şansımız artar.

Ayrıca 1 yaş, çocuğun ince motor becerilerinin, yani cisimleri parmak uçlarıyla tutma yeteneğinin gelişmeye başladığı dönemdir. Çocuk bu becerileri kazanmadan önce elini anatomik olarak düzeltirsek, beyin el haritasını doğru şekilde kodlar ve çocuk elini hiç ameliyat olmamış gibi doğal kullanmayı öğrenir. Okul çağına gelmeden bu işi bitirmek, çocuğun sosyal ortamlarda akran zorbalığına maruz kalmasını veya psikolojik olarak etkilenmesini de önler.

İple bağlama yöntemi polidaktili için uygun mudur?

Bu konuya özellikle değinmek istiyorum çünkü ne yazık ki hala bazı yanlış inanışlarla karşılaşıyoruz. Özellikle serçe parmak tarafında, sadece ince bir deri sapıyla tutunan küçük fazlalıklar görüldüğünde, “bunu iple bağlayalım, kan gitmezse kurur düşer” gibi öneriler duyabilirsiniz. Bir hekim olarak net bir dille söylüyorum: Lütfen bunu yapmayın.

İple bağlama yönteminin sakıncaları şunlardır:

  • Nöroma oluşumu
  • Enfeksiyon riski
  • Kötü yara iyileşmesi
  • Estetik kusurlar
  • Kanama riski

Dışarıdan sadece et parçası gibi görünen o yapının içinde, çoğu zaman minicik de olsa bir sinir dalı bulunur. İple bağlayıp dokuyu çürüttüğünüzde, o sinir ucu açıkta kalır ve iyileşirken “nöroma” dediğimiz, dokundukça elektrik çarpar gibi ağrı yapan hassas bir yumru oluşturur. Ayrıca geride kalan deri parçası göbek gibi çıkıntılı kalır ve estetik olarak kötü görünür. Cerrahi eksizyon ise kontrollü bir işlemdir. Damarı bağlarız, siniri kesip kas içine gömeriz ki ağrı yapmasın, fazlalık deriyi de estetik dikişlerle kapatırız. Sonuç hem ağrısız hem de pürüzsüz olur.

İletişime Geçin!

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!


    Başparmak polidaktili cerrahisi neden özelliklidir?

    Başparmak fazlalıkları, yani radyal polidaktili, cerrahi planlamanın satranç oynamak gibi olduğu bir durumdur. Çünkü başparmak, elimizin “kaptan”ıdır. Diğer dört parmağın karşısına geçip cisimleri kavramamızı sağlayan (opozisyon) bu parmaktır. Buradaki fazlalığı alırken sadece estetiği değil stabiliteyi de düşünmek zorundayız.

    Başparmak ameliyatında dikkat ettiğimiz noktalar şunlardır:

    • Eklem stabilitesi
    • Tendon dengesi
    • Hareket açıklığı
    • Kemik dizilimi

    Genellikle Wassel sınıflaması dediğimiz bir sistem kullanırız. En sık gördüğümüz tipte, iki başparmak tek bir kökten çıkar. Genellikle dıştaki parmak daha az gelişmiştir ve onu alırız. Ancak onu kesip attığımızda, o parmağa yapışan çok önemli bir bağ (kollateral ligament) da gider. Eğer biz bu bağı onarmazsak, kalan başparmak zamanla yana doğru devrilir, “Z” şeklini alır ve çocuk cisimleri güçlü kavrayamaz.

    Bu yüzden ameliyat sırasında, alacağımız parmağın üzerindeki bağları bir “yedek parça” gibi özenle ayırırız ve geride kalacak olan ana parmağın eklemine naklederiz. Böylece hem tek parmaklı hem de taş gibi sağlam bir eklem elde ederiz. Bazı durumlarda ise (Bilhaut-Cloquet tekniği) her iki parmak da zayıftır. Bu durumda iki yarım parmağı ortadan birleştirip tek ve kalın bir parmak oluştururuz. Bu çok daha hassas bir tekniktir.

    Ayak polidaktili sadece estetik bir sorun mudur?

    Ayak parmaklarındaki fazlalıklar, özellikle de küçük parmak tarafındakiler, bazen aileler tarafından “nazarlık” gibi görülüp önemsenmeyebilir. Kışın çorap içinde saklandığı için acele edilmez. Ancak ayak polidaktilisi, çocuk yürümeye ve ayakkabı giymeye başladığında ciddi bir konfor sorununa dönüşür.

    Ayak polidaktilisinin yol açabileceği sorunlar şunlardır:

    • Ayakkabı giyme zorluğu
    • Ağrılı nasırlar
    • Tırnak batması
    • Yürüme bozukluğu
    • Kronik ağrı

    Ayağın ön kısmı (tarak bölgesi), fazladan bir parmak ve onun tarak kemiği nedeniyle normalden çok daha geniştir. Standart ayakkabılar bu ayağa dar gelir. Çocuk mecburen büyük numara ayakkabı giyer veya ayakkabının yan tarafı kısa sürede deforme olur. Sıkışan parmakta sürekli ağrı ve nasır oluşur.

    Bizim ayak cerrahisindeki amacımız, ayağı “sivritmek” ve normal genişliğine getirmektir. Bunu yaparken sadece parmağı almak yetmez; içerideki tarak kemiği (metatars) fazlalığını veya çıkıntısını da düzeltmemiz gerekir. Eğer o kemik çıkıntısı içeride bırakılırsa, yıllar sonra bile ayakkabı vurdukça ağrı yapmaya devam eder. Bu yüzden ayak ameliyatları da en az el kadar teknik özen gerektirir.

    Polidaktili ameliyat izi kalır mı?

    Her cerrahi işlem doğası gereği bir iz bırakır. “İzsiz ameliyat” diye bir kavram maalesef tıpta yoktur; ancak “gizli iz” veya “belirsiz iz” vardır. Biz plastik cerrahların en büyük takıntısı budur. Polidaktili ameliyatlarında asla dümdüz, cetvelle çizilmiş gibi kesiler yapmayız.

    İzleri gizlemek için kullandığımız teknikler şunlardır:

    • Zikzak insizyonlar
    • Doğal kıvrımlara saklama
    • Z-plasti tekniği
    • Estetik dikiş materyalleri

    Parmaklar sürekli bükülüp açılan organlardır. Eğer parmağın ön yüzüne düz bir kesi yaparsanız, bu iz iyileşirken büzüşür ve parmağın hareketini kısıtlar (kontraktür). Parmağı geriye doğru çekerek bükük kalmasına neden olabilir. Bunu önlemek için kesilerimizi hep zikzaklar şeklinde tasarlarız. Bu sayede yara izi, parmak hareket ettikçe esneyebilir. Ayrıca dikişleri parmağın yan yüzeylerine, yani karşıdan bakıldığında görünmeyen kısımlarına getirmeye çalışırız. Ameliyat sonrası dönemde kullanacağımız iz kremleri ve masajlarla bu izler zamanla solarak ten rengini alır ve dikkatli bakılmadıkça fark edilmez hale gelir.

    Polidaktili ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?

    Ailelerin en çok korktuğu kısım ameliyat sonrası bakımdır. “Çocuk durmaz, sargıyı açar, canı çok yanar” diye endişelenirler. Ancak tecrübelerimle sabittir ki çocuklar iyileşme konusunda yetişkinlerden çok daha dirençli ve uyumludur. İyileşme süreci sandığınızdan çok daha konforlu geçer.

    Ameliyat sonrası süreçte beklenen durumlar şunlardır:

    • Hafif düzeyde ağrı
    • Alçı veya atel kullanımı
    • Pansuman takibi
    • Hareket kısıtlılığı

    Ameliyattan sonra çocuğunuzun eli veya ayağı, hem şişliği önlemek hem de kemik iyileşmesini korumak için büyükçe bir sargı veya alçı atel içinde olacaktır. İlk gece hafif bir ağrı olabilir ama bu basit şuruplarla tamamen kontrol altına alınabilir. Çocuklar genellikle ertesi gün oyun oynamaya, diğer ellerini kullanarak hayatlarına devam etmeye başlarlar.

    Eğer kemik düzeltmesi yaptıysak ve içeride tel (K-teli) varsa, bu sargı yaklaşık 3-4 hafta kalır. Bu süre zarfında tek yapmanız gereken sargıyı kuru tutmaktır. 3-4 hafta sonra poliklinikte sargıyı açarız ve telleri çekeriz. Tel çekme işlemi saniyelik bir iştir ve genellikle anestezi gerektirmez, can yakmaz. Sonrasında çocuğun elini kullanmasını teşvik ederiz.

    Fazla Parmak (Polidaktili) Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyatları 2026

    Fazla Parmak (Polidaktili) Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? fiyatları ameliyatın yapılacağı hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.

    Ankara'da Fazla Parmak (Polidaktili) Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Yapan Doktorlar & Hastaneler

    Fazla Parmak (Polidaktili) Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Ankara'da plastik cerrahlar tarafından tarafından uygun alt yapıya sahip  özel hastanelerde veya devlet hastanelerinde yapılır.

    Fazla Parmak (Polidaktili) Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Olanların Yorumları

    Prof. Dr. Serdar Nasır'ın yorumları için Google Haritalar veya Doktor Sitesi'ni ziyaret edebilirsiniz.

    Fazla Parmak (Polidaktili) Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Öncesi Sonrası Fotoğrafları

    Fazla Parmak (Polidaktili) Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? öncesi sonrası fotoğrafları için Instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz.

     

    Sıkça Sorulan Sorular

    Polidaktili en sık elin serçe parmağı tarafında (postaksiyel) görülür. Daha nadiren başparmak (preaksiyel) veya orta parmak gibi merkezi bölgelerde de fazla parmak oluşabilir.

    Polidaktili hem genetik geçişli olabilir hem de izole olarak rastlantısal şekilde ortaya çıkabilir. Aile öyküsü olanlarda görülme ihtimali artar ve bazı genetik sendromlarla ilişkili olabilir.

    Fonksiyon göstermeyen veya şekil bozukluğu oluşturan fazla parmaklar genellikle ameliyatla alınır. Ancak tam gelişmiş ve işlevsel parmaklarda özel değerlendirme yapılması gerekir.

    Ameliyat çoğunlukla 6–12 ay arasında planlanır. Bu dönemde cerrahi riskler düşüktür ve elin gelişimi olumsuz etkilenmeden müdahale edilebilir.

    Cerrahi sonrası genellikle minimal bir iz kalır. İzin belirginliği parmağın yerleşimi ve kullanılan cerrahi teknikle ilişkilidir; estetik cerrahi yöntemleriyle çoğunlukla iyi sonuçlar elde edilir.

    Bazı fazla parmaklar kemik, kas ve tendon yapılarıyla tam gelişmiş olabilir. Ancak çoğu vakada hareket kısıtlıdır veya sinir bağlantıları yeterli değildir.

    Evet, Ellis-van Creveld, Bardet-Biedl ve Greig sendromu gibi bazı genetik hastalıklarla birlikte polidaktili görülebilir. Bu durumlarda sistemik değerlendirme yapılması gerekir.

    Erken ve doğru yapılan cerrahiler sonrası el fonksiyonları genellikle normal gelişir. Fizik tedaviye ihtiyaç duyulmadan çocuklar yaşıtlarıyla benzer el becerilerine ulaşabilir.

    Estetik sorunlar, eldiven ve kıyafet kullanımında zorluk, sosyal uyum problemleri ve nadiren fonksiyonel dengesizlikler ortaya çıkabilir. Ayrıca özgüven sorunlarına yol açabilir.

    Cerrahi ile tamamen çıkarılan bir parmak yeniden oluşmaz. Ancak eksik doku çıkarımı veya büyümeye bağlı şekil bozukluklarında revizyon cerrahisi gerekebilir.

    Fazla parmak (polidaktili) tedavisi için Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümüne başvurulmalıdır. Bu doğumsal anomali, fonksiyonel ve estetik açıdan sorunlara yol açabileceğinden, özellikle el cerrahisi konusunda deneyimli plastik cerrahlar tarafından cerrahi olarak düzeltilir.

    Son Yazılar

    Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]

    Devamını Oku ➜
    Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]

    Devamını Oku ➜
    Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]

    Devamını Oku ➜
    Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]

    Devamını Oku ➜
    Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜