Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi pratiğinde medikal ozon tedavisi; cerrahi sonuçları optimize eden, doku iyileşmesini hızlandıran ve ameliyat sonrası konforu artıran güçlü bir tamamlayıcı tıp uygulamasıdır. Yüksek oksidasyon potansiyeline sahip ozon gazının () kontrollü kullanımıyla hücresel oksijenlenmeyi artıran bu yöntem vücudun kendi onarım mekanizmalarını tetikleyerek ödem, morluk ve ağrı süreçlerini belirgin şekilde kısaltır. Estetik müdahalelerin etkinliğini yükselten ozon terapisi, hem zorlu yara bakımında hem de cilt kalitesini artırmaya yönelik anti-aging protokollerinde rejeneratif bir strateji olarak uygulanmaktadır.

Prof. Dr. Serdar Nasır
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, El Cerrahisi Uzmanı

Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1996’da, uzmanlık eğitimini 1996-2002 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda tamamladı.

2002-2009 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalıştı.

2009 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda çalışmaktadır. 2011 yılında Doçent ünvanını aldı. 2019 yılında Profesör olan Dr. Nasır halen bu kadroda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Devamını Görüntüle
Tanım Medikal ozon tedavisi; saf medikal oksijen ile belirli konsantrasyonlarda üretilen ozon (O₃) gazının çeşitli uygulama yöntemleriyle tedavi amacıyla kullanılmasıdır. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi pratiğinde destekleyici bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmektedir.
Plastik Cerrahide Kullanım Amacı Doku oksijenlenmesini desteklemek, mikrosirkülasyonu iyileştirmek, yara iyileşmesini desteklemek, inflamasyonu modüle etmek ve enfeksiyon kontrolüne yardımcı olmak amacıyla uygulanabilir. Ancak standart cerrahi tedavilerin yerine geçmez.
Etki Mekanizması Kontrollü oksidatif uyarı oluşturarak antioksidan savunma sistemlerini aktive ettiği, büyüme faktörlerini uyardığı, oksijen kullanımını artırdığı, immün sistemi düzenlediği ve antimikrobiyal etki gösterebildiği düşünülmektedir.
Bilimsel Kanıt Düzeyi Bazı endikasyonlarda umut verici sonuçlar bildirilmiş olsa da birçok plastik cerrahi uygulamasında kanıt düzeyi sınırlıdır. Yüksek kaliteli randomize kontrollü çalışmaların sayısı azdır. Bu nedenle birçok kullanım alanı destekleyici veya deneysel kabul edilmektedir.
Başlıca Endikasyonlar Kronik yaralar, diyabetik ayak ülserleri, radyasyon yaraları, venöz ülserler, bası yaraları, yanıklar, cilt greftleri ve fleplerin dolaşım desteği, enfekte yaralar, travmatik yumuşak doku defektleri ve bazı estetik uygulamalarda iyileşme sürecinin desteklenmesi.
Serbest Flep Cerrahisi Mikrosirkülasyonu destekleyebileceği ve iskemi-reperfüzyon hasarını azaltabileceği öne sürülmektedir. Bununla birlikte rutin kullanımını destekleyen güçlü klinik kanıt henüz bulunmamaktadır.
Pediküllü Flepler Venöz konjesyon ve sınır dolaşım bozukluklarında yardımcı tedavi olarak değerlendirilebilir. Standart cerrahi müdahalelerin yerine kullanılmaz.
Deri Greftleri Greft yatağının oksijenlenmesini destekleyerek greft tutunmasını olumlu etkileyebileceği bildirilmiştir. Kanıtlar sınırlı olup rutin kullanım konusunda görüş birliği bulunmamaktadır.
Kronik Yaralar En fazla araştırılan kullanım alanlarından biridir. Debridman, uygun yara örtüleri, enfeksiyon kontrolü ve basınç azaltma gibi standart yara bakımına ek olarak uygulanabilir.
Yanık Tedavisi Antimikrobiyal etkisi ve yara iyileşmesini destekleme potansiyeli nedeniyle bazı merkezlerde kullanılmaktadır. Standart yanık tedavisinin yerine geçmez.
Enfekte Yaralar Bakteri, mantar ve bazı virüslere karşı in vitro antimikrobiyal etki göstermektedir. Klinik uygulamada antibiyotik tedavisinin yerine değil, uygun olgularda tamamlayıcı olarak değerlendirilebilir.
Nekrotizan Yumuşak Doku Enfeksiyonları Acil cerrahi debridman ve geniş spektrumlu antibiyotik tedavisinin yerini almaz. Destekleyici kullanımına ilişkin veriler sınırlıdır.
Diyabetik Ayak Yara iyileşmesini hızlandırabileceği ve enfeksiyon kontrolüne katkı sağlayabileceği bildirilmiştir. Ancak multidisipliner tedavinin yalnızca bir bileşeni olarak düşünülmelidir.
Estetik Cerrahi Sonrası Kullanım Morluk, ödem ve iyileşme süresini azaltabileceğine yönelik çalışmalar bulunmaktadır. Ancak sonuçlar tutarlı değildir ve rutin uygulama önerilmemektedir.
Liposuction Sonrası Ödem ve inflamasyonun azalmasına katkı sağlayabileceği öne sürülmektedir. Kanıt düzeyi düşüktür.
Yüz Gençleştirme Uygulamaları Cilt oksijenlenmesini ve fibroblast aktivitesini destekleyebileceği iddia edilmektedir. Etkinliğine ilişkin güçlü klinik kanıtlar sınırlıdır.
Skar Yönetimi Kollajen yeniden yapılanmasını destekleyebileceği öne sürülmektedir. Standart skar tedavilerine ek olarak değerlendirilebilir.
Radyasyon Hasarı Radyasyon sonrası gelişen kronik yara ve fibrozis olgularında yardımcı tedavi olarak kullanılabilmektedir.
Uygulama Yöntemleri Majör otohemoterapi, minör otohemoterapi, torbalama (bagging), topikal ozonlanmış su, ozonlanmış yağlar, lokal gaz uygulaması ve bazı durumlarda rektal insuflasyon gibi yöntemler kullanılabilir. İntravenöz gaz enjeksiyonu önerilmez.
Majör Otohemoterapi Hastadan alınan belirli miktarda kan kontrollü dozda ozon ile karıştırıldıktan sonra tekrar dolaşıma verilir. En sık kullanılan sistemik uygulama yöntemidir.
Topikal Ozon Açık yara veya ülserlerde özel kapalı sistemler kullanılarak uygulanabilir.
Ozonlanmış Yağlar Özellikle kronik yaralarda, yüzeyel enfeksiyonlarda ve yara bakımında kullanılabilir.
Tedavi Süresi Endikasyona göre haftada birkaç seans uygulanabilir. Toplam seans sayısı hastalığın tipi, yara büyüklüğü ve klinik yanıta göre değişir.
Avantajları Minimal invazivdir, destekleyici tedavi olarak uygulanabilir, mikrosirkülasyonu destekleme ve antimikrobiyal etki potansiyeline sahiptir.
Sınırlılıkları Klinik çalışmaların heterojen olması, standart doz protokollerinin tam olarak belirlenmemiş olması ve birçok endikasyonda yeterli yüksek kaliteli kanıt bulunmaması önemli sınırlılıklardır.
Kontrendikasyonlar Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği, kontrolsüz hipertiroidi, aktif ciddi kanamalar, ozona karşı aşırı duyarlılık ve uygulama yöntemine özgü kontrendikasyonlar dikkate alınmalıdır.
Yan Etkiler Uygun dozlarda genellikle iyi tolere edilir. Yanlış uygulama teknikleri lokal irritasyon, ağrı, hematom veya nadiren dolaşımsal komplikasyonlara yol açabilir. Ozon gazının solunması akciğer dokusu için toksiktir.

Ozon Tedavisi Nedir?

Ozon Tedavisi, medikal amaçlı üretilen ozon gazının (O₃) belirli doz ve yöntemlerle vücuda uygulanması esasına dayanan tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi, dolaşımın iyileştirilmesi ve hücresel oksijenlenmenin artırılması hedeflenir. Majör otohemoterapi, lokal enjeksiyon veya rektal uygulama gibi farklı tekniklerle uygulanabilir. Hangi hastalarda ve hangi dozda kullanılacağı mutlaka hekim değerlendirmesi ile belirlenmelidir.

Ozon Tedavisi Vücutta Nasıl Bir İyileşme Süreci Başlatır?

Ozon tedavisi uygulandığında, vücutta “hormesis” adı verilen bir etki yaratılır. Bu düşük dozda kontrollü bir uyarının, organizmada güçlü ve faydalı bir yanıt oluşturması prensibidir. Ozon, vücuda girdiğinde bağışıklık sistemi hücrelerini uyarır ve onları enfeksiyonlara karşı daha tetikte olmaya zorlar. Aynı zamanda kırmızı kan hücrelerinin yapısını değiştirerek onları daha esnek hale getirir. Bu sayede kan hücreleri, en ince kılcal damarlardan bile rahatça geçerek oksijene aç kalmış dokulara hayat taşır.

Vücutta tetiklenen temel biyolojik değişimler şunlardır:

  • Hücresel enerji üretiminin artması
  • Kanın akışkanlığının düzenlenmesi
  • Bağışıklık sisteminin dengelenmesi
  • Antioksidan enzimlerin aktivasyonu
  • Oksijen taşıma kapasitesinin yükselmesi
  • Damar genişletici etki
  • Enflamasyonun baskılanması

Kronik Yaralar ve İz Tedavisinde Ozonun Yeri Nedir?

Plastik cerrahinin en zorlu alanlarından biri, iyileşmesi güç olan kronik yaraların tedavisidir. Şeker hastalığına bağlı ayak yaraları, uzun süre yatmaya bağlı oluşan bası yaraları veya dolaşım bozukluğu kaynaklı ülserler, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Ozon tedavisi, bu tür yaralarda hem güçlü bir mikrop öldürücü (antimikrobiyal) olarak görev yapar hem de yara bölgesindeki kanlanmayı artırarak dokunun yeniden canlanmasını sağlar.

Antibiyotiklere dirençli bakterilerin bile hücre duvarını parçalayarak yok edebilmesi, ozonu enfekte yaralarda vazgeçilmez kılar. Ayrıca yanık tedavisinde acıyı hızla dindirmesi ve deri bütünlüğünün daha hızlı sağlanmasına yardımcı olması nedeniyle sıkça tercih edilir. Cerrahi sonrası kalan izlerin (skar) yönetiminde de etkilidir. Doku onarımını düzenleyerek yara izlerinin daha düzgün, yumuşak ve estetik açıdan kabul edilebilir bir şekilde iyileşmesine katkıda bulunur:

Ozonun etkili olduğu yara tipleri şunlardır:

  • Diyabetik ayak ülserleri
  • Yatak yaraları (dekübit ülserleri)
  • İyileşmeyen enfekte yaralar
  • Ameliyat izleri
  • Yanıklar
  • Varis ülserleri
  • Radyasyon hasarına bağlı yaralar
Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!

Estetik Cerrahi Sonrası İyileşme Hızını Ozon Nasıl Etkiler?

Bir estetik operasyon geçiren hastanın en büyük arzusu, bir an önce sosyal hayatına dönebilmektir. Ancak cerrahi müdahaleler kaçınılmaz olarak dokuda ödem (şişlik) ve ekimoz (morluk) oluşumuna neden olur. Ozon tedavisi, lenfatik drenajı hızlandırarak bu sıvı birikiminin vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Operasyon sonrası erken dönemde uygulanan ozon, dokuların oksijenlenmesini artırarak morlukların çok daha kısa sürede solmasını sağlar.

Özellikle liposuction, karın germe veya yüz estetiği gibi geniş alanları ilgilendiren ameliyatlardan sonra doku iyileşmesi kritik önem taşır. Ozon, cerrahi travmaya bağlı inflamasyonu baskılayarak ağrı kesici bir etki de yaratır. Vücudun kendi doğal ağrı kesicileri olan endorfinlerin salınımını uyarır. Böylece hastalar, ameliyat sonrası süreci daha konforlu, daha az ağrılı ve daha hızlı bir iyileşme grafiğiyle geçirirler.

Cilt Gençleştirme ve Anti-Aging İçin Ozon Neden Önemlidir?

Yaşlanma süreci, temelinde hücrelerin zamanla oksijensiz kalması ve zararlı maddelerin dokularda birikmesiyle hızlanır. Ozon tedavisi, güçlü antioksidan etkisiyle bu süreci yavaşlatmaya yardımcı olur. Cilde uygulandığında kolajen ve elastin üretimini tetikleyerek cildin sıkılaşmasını ve elastikiyet kazanmasını sağlar.

Cildin nem dengesini koruması ve daha canlı bir görünüme kavuşması için ozon, hücresel düzeyde bir detoks etkisi yaratır. Yorgun, mat ve solgun cilt görünümü, yerini kan dolaşımının artmasıyla gelen pembe ve sağlıklı bir ışıltıya bırakır. İnce kırışıklıkların görünümünün azalması ve cildin bariyer fonksiyonunun güçlenmesi, ozonun anti-aging protokollerinde yer almasının başlıca nedenleridir.

Ozonun cilt üzerindeki kozmetik faydaları şunlardır:

  • Cilt tonunun eşitlenmesi
  • Elastikiyet artışı
  • Gözeneklerin sıkılaşması
  • Toksinlerin atılması
  • Cilt bariyerinin güçlenmesi
  • İnce kırışıklıkların azalması
  • Canlı ve parlak görünüm

Selülit ve Bölgesel İncelmede Ozon Tedavisi Etkili midir?

Selülit, sadece estetik bir sorun değil deri altı dokusunda meydana gelen bir dolaşım ve metabolizma problemidir. Ozon gazı, yağ dokusuyla temas ettiğinde yağ zincirlerini parçalayarak onların vücuttan atılabilir hale gelmesini kolaylaştırır. Bu süreçte en önemli etki selülitli bölgedeki bozulmuş olan mikro dolaşımın düzeltilmesidir.

Kan akışının düzelmesiyle birlikte dokular arasındaki ödem çözülür ve “portakal kabuğu” görünümünde belirgin bir azalma sağlanır. Ayrıca cildin sıkılaşmasını sağlayarak, kilo verme veya liposuction sonrası oluşabilecek sarkmaların toparlanmasına destek olur. Ozon, yağ hücrelerinin metabolizmasını hızlandırarak bölgesel incelme süreçlerinde diyet ve egzersize ek olarak güçlü bir yardımcıdır.

İletişime Geçin!

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!


    Saç Ekimi ve Saç Sağlığında Ozon Kullanılır mı?

    Saç dökülmesi tedavilerinde ve özellikle saç ekimi operasyonlarından sonra ozon tedavisi, başarı oranını artıran faktörlerden biridir. Saç köklerinin canlılığını koruyabilmesi için oksijene ve iyi bir kanlanmaya ihtiyacı vardır. Ozon, saçlı derideki kan dolaşımını artırarak kıl foliküllerinin beslenmesini sağlar.

    Saç ekimi sonrasında uygulandığında, ekilen köklerin (greftlerin) yeni yerlerine tutunma ihtimalini artırır ve operasyon sonrası oluşan kabuklanma sürecini hızlandırır. Mevcut saçlarda ise dökülmeyi yavaşlatır, saç tellerinin daha kalın, canlı ve parlak çıkmasına zemin hazırlar. Kepeklenme veya saçlı deri egzaması gibi sorunlarda da mantar öldürücü etkisiyle rahatlama sağlar.

    Ozon Uygulama Yöntemleri Nelerdir?

    Ozon tedavisi, hastanın şikayetine, tedavi edilecek bölgeye ve genel sağlık durumuna göre farklı yöntemlerle uygulanabilir. Her yöntemin kendine özgü bir protokolü ve etki mekanizması vardır. Uygulamalar genellikle ağrısızdır ve hastalar işlemden hemen sonra günlük hayatlarına devam edebilirler.

    Klinik pratikte sıkça kullanılan yöntemler şunlardır:

    • Majör otohemoterapi
    • Minör otohemoterapi
    • Torbalama
    • Rektal insüflasyon
    • Vajinal insüflasyon
    • Eklem içi enjeksiyon
    • Subkutan enjeksiyon
    • Ozonlu su uygulaması
    • Ozon sauna

    Ozon Tedavisi Kimlere Uygulanmaz ve Riskleri Nelerdir?

    Ozon tedavisi, kurallarına uygun şekilde steril koşullarda ve uzman ellerde yapıldığında yan etkisi yok denecek kadar az olan güvenli bir yöntemdir. Ancak her tıbbi müdahalede olduğu gibi, ozonun da uygulanmaması gereken bazı özel durumlar bulunur. Bu durumların başında genetik bir enzim eksikliği gelir. Tedavi öncesinde hastanın detaylı bir değerlendirmeden geçmesi ve tıbbi geçmişinin sorgulanması şarttır.

    Ozon tedavisinin uygulanmadığı durumlar şunlardır:

    • Favizm hastalığı
    • Kontrolsüz hipertiroidi
    • İleri derece kansızlık
    • Akut kanamalar
    • Yeni geçirilmiş kalp krizi
    • Pıhtılaşma bozuklukları
    • Kronik pankreatit
    • Hamileliğin ilk üç ayı

    Ozon Tedavisi Fiyatları 2026

    Ozon Tedavisi fiyatları ameliyatın yapılacağı hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.

    Ankara'da Ozon Tedavisi Yapan Doktorlar & Hastaneler

    Ozon Tedavisi Ankara'da plastik cerrahlar tarafından tarafından uygun alt yapıya sahip  özel hastanelerde veya devlet hastanelerinde yapılır.

    Ozon Tedavisi Olanların Yorumları

    Prof. Dr. Serdar Nasır'ın yorumları için Google Haritalar veya Doktor Sitesi'ni ziyaret edebilirsiniz.

    Ozon Tedavisi Öncesi Sonrası Fotoğrafları

    Ozon Tedavisi öncesi sonrası fotoğrafları için Instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz.

     

    Son Yazılar

    Türkiye’de El ve Mikrocerrahi Doktorları ve Hastaneleri Neden Tercih Ediliyor?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Türkiye’de [...]

    Devamını Oku ➜
    Estetik ve Plastik Cerrahi Ameliyatları Öncesi ve Sonrası Doktor Önerileri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Genel » Estetik [...]

    Devamını Oku ➜
    Ankara Yüz germe Ameliyatı Fiyatları

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Estetik Cerrahi Fiyatları [...]

    Devamını Oku ➜
    Karın Germe Ameliyatı Olanların Yorumları ve Deneyimleri

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Hasta Yorumları & [...]

    Devamını Oku ➜
    Göz Altı Işık Dolgusu ve Göz Altı Mezoterapisi Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiğinde Açık Teknik mi Kapalı Teknik mi? Farkları Nelerdir?

    Ankara Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi | Prof. Dr. Serdar Nasır » Yüz Estetiği » [...]

    Devamını Oku ➜