UYKU APNESİ

Uyku apnesi uyku sırasında nefesin merkezi sinir sistemi vasıtasıyla veya hava yollarının tıkanması vasıtasıyla veya hava yollarının tıkanması yoluyla kesintiye uğramasıdır. Uyku sırasında nefes almanın durması durumuna apne, nefes almanın durmamasına rağmen oksijen seviyesini oldukça düşürecek oranda bir nefes probleminin olmasına da hipoapne adı verilir. Apnenin 2 nedeni bulunmaktadır. Bunlardan birincisi santral uyku apnesi denilen uyku sırasında merkezi sinir sisteminden yani beyinden gelen uyarıların azalması sonucu solunum kaslarının normalden çok daha fazla gevşemesi sonucu solunumun kesintiye uğramasıdır. Genellikle bunun tedavisinde CPAP denilen uyku sırasında solunumu destekleyen cihazlarla kontrol edilir. Santral tip uyku apnesinin şuan da belirlenen kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak beyinden gelen elektrotların solunum kaslarını uyarmasıyla yapılan teknikler hala deneysel düzeydedir.

Uyku apnesinin diğer şekli ise tıkayıcı uyku apnesidir. Burada ise ya burun ile ilgili ya da ağızdan hava alma ile ilgili iki bölgede oluşan darlıklar nedeniyle kişinin uykusunda nefes alamamasıdır. Burunda nefes almayı zorlaştıran septum deviasyonları veya internal valv sorunları bunun yanında konka hipertrofisi gibi sebepledir. Ağızdan havanın alınmasını engelleyen en önemli neden ise yumuşak damağın normalden çok daha uzun olmasıdır. Mallampati skorlaması vardır. Bu skorlamada Evre 1 normaldir. Bunun anlamı ağzını açmış bir hastada dil ile küçük dil arasında tek bir hava yolu görülmektedir. Bu normal hava yoludur. Evre 2’de ise küçük dilin ucu dilin arka bölümüne doğru sarkmıştır. Karşıdan bakıldığında hava yolu ikiye bölünmüştür. 3’te ise genel olarak küçük dilin tamamı dilin arkasındadır ve küçük dil görülmemektedir. Hava yolu yine iki hava yolu şeklinde görülmektedir. Fakat oldukça daralmış haldedir. Mallampati sınıflamasındaki 4. ve en ciddi evrede ise artık yumuşak dil ve yumuşak damak dilin arkasındadır ve hiçbir şekilde hava yolu görülmemektedir.

Uyku apnesinin teşhisinde kişinin polisomnografi  (uyku testi) yaptırması gerekir. Hasta uykuda gözlemlenir ve bu arda hastanın beynine, burnuna, ağzına ve kalp bölgesine çeşitli elektrotlar yerleştirilerek uyku sırasında uykunun evreleri incelenir. Kişinin uyku dönemlerine ve apne nöbetlerine göre tanısı konulur. Bu nedenle kişilerin klinik olarak çok belirgin olsa da ameliyat öncesi dönemde uyku apnesi için polisomnografi yaptırmaları şarttır ve bu raporlamaya göre de hastanın ameliyatı planlanır.

Tedavi burunda olan tıkanıklıklarda septoplasti denilen septumda hava yolunu daraltan veya tıkayan kemik veya kıkırdak yapının düzeltilmesi veya çıkartılması, konka hipertrofisinin tedavisinde konka hipertrofisi tedavisinin yapılması, internal valv için de darlığı giderecek kıkırdak greftlerin konulması şeklinde sayılabilir.

Ağızdan hava yolunun daralmasına neden olan yumuşak damak ve dilin sarkmasında ise tedavi metodu bu bölgenin kısaltılmasıdır. Bu ameliyatta yumuşak damaktan bir miktar mukoza (ağız içerisini döşeyen doku) çıkartılır. Küçük dil uzunsa kısaltılır. Çıkartılan doku kısmı kapatıldığında ve küçük dil kısaltıldığında hava yolu açılmış olur. Sonraki dönem bir miktar ağrılı olmaktadır. Bu dönem ilk 3 gün hasta sadece berrak sıvı gıdalarla beslenir takip eden 3 gün çorba gibi yine sıvı gıdalar ancak berrak olamayan gıdalara başlar. Ameliyattan sonra 6. günden itibaren 10. güne kadar bazen 15. güne kadar hastanın püre şeklinde ezilmiş veya kıyılmış gıdalarla beslenmesi istenir. Hastaya ağrı kontrolü için ağrı kesiciler verilir. Ve hastaya sıkı bir şekilde ağız hijyeni önerilerek ağız gargaraları ve ağızın lokal olarak temizlenmesi önerilir. Bu ameliyattan sonra hastalar özellikle tıkayıcı (obstrüktif) tip apne ise ve yumuşak damak ile küçük dilin uzunluğundan kaynaklanıyorsa tamamen tedavi olurlar. Bazı hastalarda tıkayıcı tip apnenin yanında merkezi sinir sistemi apne de olmaktadır. Ancak tıkayıcı tip apne ortadan kaldırıldığı için uyku kalitesi yine de yükselecektir.

Video Galeri

Open chat
Merhabalar. Size nasıl yardımcı olalım ?